MUHALEFETİ TATİLE KİM ÇIKARDI?

Seçimlerden sonra, ulusal ve uluslararası arenada bir çok sorun yaşandı ve hala daha yaşanmaya devam ediyor.
Türkiye'deki muhalefetin, geçmişte yaptıkları ve yapmadıklarına baktığımızda dünyada gelişen sorunlar karşısında çözüm sunmalarının imkansız olduğunu bilen birisiyim.
Ülke sınırları içeresinde olan biten karşısında, değil çözüm üretmek seslerini duyana aşk olsun.
Siyasetle uğraşan biri olarak uzun yıllardır bizim en büyük sorunumuzun muhalefet olduğunu söyleyen birisiyim.
İktidar yaptıkları ve yapmadıkları ile hep halkın karşısında olduğu için değerlendirmek çok daha kolaydır.
Bu konudaki en büyük karar mekanizması da halktır.
İktidarın notunu sandıkta veriyor.
Muhalefet konusu daha kapalı ve gizemli bir hal almıştır ülkemizde.
Şeffaf olduklarını söylememiz biraz zor.
Önce bir tanım yapmak istersek;
Muhalefet TDK sözlük anlamı şu şekildedir:
1-İsim bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık
2-Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu
3-Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.
Bu tanımlar karşısında siyasette iktidarın karşısında olan partilerin çok önemli olduğu ve demokrasini vazgeçilmez unsuru olduklarını söyleyebiliriz.
Hatta iktidarın yaptıkları ve yapamadıkları konusunda o kadar önemli bir rol üstlenmiştir ki yaptığı her hareket kendi hanesine artı veya eksi olarak yazılmaktadır.
Bizde böyle bir durum söz konusu değil.
Sadece eleştiri mantığıyla hareket etmekte. 
Gündem yaratmak yerine gündemi takip etmekte.
Her şeyden önce bireysel çıkarlar her şeyin önünde gelmekte.
Kısaca muhalefet kendi derdine düşmüş gibi.
Uzun yıllardır muhalefetin asli görevlerini yerine getiremediği ve çözüm üretemediğini savunan birisiyim.
Hatta daha da ileri giderek muhalefetin talimatla hareket ettiğini ve kendi başlarına karar alma güçlerin olmadığını defalarca dile getiren birisiyim.
Yıllardır yaşananlar bu söylediklerimi hep destekledi.
Özelikle son iki yılda olanlara baktığımız da muhalefet partilerinin durumunu çok kötü olduğu, çözüm üretmek bir yana kendi doğrularıyla hareket edip politika geliştiremediklerine şahit olduk.
İki örnek vermek istiyorum.
Ana muhalefet partisi genel başkanıyla bir gazeteci arasında geçtiği kamuoyuna servis edilen ve yalanlanmayan konuşmanın içeriği gerçekte düşündürücü;
Levent Gültekin, Kılıçdaroğlu ile aralarında yaşandığını iddia ettiği bir görüşmeyi paylaştı.
"ADAYLIĞIMI ENGELLEME ŞANSIM YOK"
"Kılıçdaroğlu'na adaylığı için bu ülke için son şans, bu şansı heba etme" dediğini öne süren Gültekin, Kılıçdaroğlu'ndan "Levent benim kendi adaylığımı engelleme şansım yok"
Bu konuşmada şu sonuçları çıkarabiliriz.
*Ana muhalefet partisi politikalarını kendi belirlemiyor.
*Ana muhalefet partisi lideri siyasette talimatla hareket ediyor.
*Ana muhalefet partisi lideri kendisi ile ilgili alınan kararlara itiraz etme güç ve kudretinde değil.
*Ana muhalefet partisi lideri  o kadar zor durumdaki karar verenleri dahi açıklayamıyor.
Yapılan hareketle ilgili tespitleri çoğaltabiliriz.
Diğer bir fotoğrafı ortaya koyarsak, anlatmak istediklerim daha net anlaşılacaktır.
Biliyorsunuz sayın Akşener keskin söylemelerle altılı masayı dağıttı.
Daha sonra birileri vasıtasıyla hiç bir şey olmamış gibi masaya döndü.
Seçimlerden sonra hiç kimse olup biteni açıkça ortaya koymak yerine bir birini suçlama yolunu tercih ettiler.
İYİ Parti lideri Meral Akşener, "Yüce Türk Milleti'nden bu nedenle özür diliyorum. Ben bu iki arkadaşımızın yollarını açmak için elimden geleni yaptım. Onların yolunu kapatanlara engel olamadım, Türk Milleti'nden özür diliyorum."
Şu soruları sormak gerekir ;
SENİ ZORLA ADAY YAPAN KİM SAYIN KILIÇDAROĞLU?
YOLU KAPATANLAR KİM SAYIN AKŞENER?
Halk size milyonlarca oy verdi, kendi başınıza hareket etme imkan ve kudretine sahip değilseniz neden halkın karşısına çıktınız?
Milyonlarca insanın duygularıyla neden oynadınız?
Seçim öncesi verilen talimatlarla hareket etikleri sabit.
Bari seçimden sonra olup bitenler konusunda bir tavır ortaya koyabilirlerdi.
Bu konuda  da hiç bir şey yapmadıkları ortada.
Yaptıkları grup toplantılarında kendilerini alkışlayıp durmak.
Aynı sözü tekrar etmekten kına geldi.
En büyük sorunumuz MUHALEFET VE MUHALEFETSİZLİK.
Aylardır ulusalda ve yerel de muhalefetin  yüzünü göre sesin duyan yok.
Akla şu geliyor.
Yoksa muhalefet tatilde mi?
Tatilde ise, muhalefeti tatile kim çıkardı?
Varın siz düşünün ve rastlarsanız bir sorun.
Saygılarımla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Aziz Dinç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler