ÜMMETİN ÇETİN HESABI

Gazze ve Filistin’deki kardeşlerimizin Arş-u Ala’ya yükselen feryat ve yardım çığlıklarını duymayan bir ümmet ve bunu resmeden, aynı zamanda ümmetin titremesi gereken şu ayete bakalım:

Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?” (Nisa: 75)

Sanki bugün nazil olmuş gibi. Ümmet, vücudu paramparça edilen Gazzeli bebe ve çocukların, hunharca katledilen kadın ve sivillerin, bu masumların hesabını nasıl verecek? Bu hesap çok çetin!

Müslüman ülke yöneticileri savunma sanayilerini geliştirme yerine, düşmanın modası geçmiş silahlarını almayla övündüler. Çünkü kendi halkına zulmetmek, hapsetmek, öldürmek gibi çok daha önemli işleri vardı.

Ayrıca Müslüman ülkelerin birbirlerine karşı kin ve nefreti doruk noktada. Bunu fırsat bilen düşmanlar, birbirine düşürüp yıllarca devam eden savaşları harladılar. Bu nedenle bir ve beraber olamadılar, sadece olmuş gibi fotoğraf verdiler.

Yöneticilerin çoğu İslamî şuurdan mahrum. Aksi takdirde Arap liderler 07 Ekim, bilemedin 08 Ekim’de acilen toplanmaları gerekirdi. Fakat onlar ümmetle alay eder gibi katliamın 26ncı gününde, 11 Kasımda acilen toplanma kararı aldılar.

Bunun anlamı: “Netanyahu! 26 gündür bu işi bitiremedin. Halkımız da bizi sıkıştırıyor. Haydi, sana 11 gün daha süre veriyoruz. Bari o güne kadar bitir ki, ateşkes çağrımıza uyasın! Böylece biz halkımızı, sen de dünyayı aldatırsın!” Sizi bilmem ama âcizane ben böyle okuyorum. 

Belki bazılarınız, Türkiye İslam ülkelerini de yanına alarak müdahale etsin diyebilir. Güzel bir teklif ama gerçekçi değil. Çünkü sadece İsrail ile değil, ABD ve Avrupa, yani NATO ile savaşacaksın. Bu nedenle bütün Müslüman ülkeler tek yürek olmalı. Acil toplantısını ancak soykırımın 36ncı günü yapacak ve sadra şifa karar almadan dağılacak olan Arap krallar mı, yoksa soykırıma sesiz kalan Müslüman liderler mi bu işe evet diyecek?

Diyelim ki, İslam ülkeleri olarak savaşa girdiniz, silah gücünüz ne? Adamların elinde çok sayıda nükleer başlık ve nükleer silah var. Uçağı geçtim, tankınız bile yok. Çoğu ülkenin hava savunma kalkanı yok.

Neden mi bu kadar geri kaldık? Çünkü yöneticiler, koltukları için tehlike gördükleri halkıyla mücadele etmekten bu işlere zaman bulamadılar. İrtica, dinci, aşırı dinci, şu görüş, bu düşünce deyip devletin bütün gücü ve enerjisini bunlarla mücadeleye teksif ettiler.

Bu kadar büyük tehlike varken, savunma sanayiini, teknolojiyi kim ne yapsın(!)? Ancak bunu dert edinenlerin de önü kesildi ve hayatları karartıldı. Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Nuri Killigil (Nuri Paşa), Şakir Zümre, Erbakan Hoca desem herhalde ne dediğimi anlamış olursunuz. Bunlar Türkiye’de oldu da diğer ülkelerde olmadı mı? Çok daha fazlası oldu.

Karamsar bir tablo çizdin. Ümmetin, Müslüman liderlerin yapacağı hiçbir şey yok mu? Hep seyirci mi kalacağız, dediğinizi duyar gibiyim.

Elbette var. Önce İslam İşbirliği Teşkilatı’nı (İİT) revize edilip faal hale getirilmeli. Savunma paktı imzalanıp İslam ordusu oluşturulmalı. Ortak para birimine geçilmeli ve ekonomik işbirliği kurulmalı. D-8 bir başlangıç kabul edilip hem işlerlik kazandırılmalı ve hem de genişletilmeli.

Bunları başarırsak, İsrail ve yandaşları dize gelir. Sadece etkin ambargo bile çok şey başarır. Zira onlar paraya taparlar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Resul Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler