BİR TAZİYE EVİ MESELESİ

Merhaba değerli okuyucular. Bilenler bilir; Fırat Üniversitesinde biri Mühendislik Fakültesinde 30 yılı aşkın süredir hizmet veren Akademik Camii, diğeri Rektörlük kampüsünde yer alan ve geçtiğimiz yakın yıllar içerisinde değerli bir Elazığlı işadamının büyük oranda yaptığı yardımlarla inşa edilen Murat Camii adında iki camimiz var.  Bu camilerden özellikle Mühendislik Fakültesinde bulunan Akademik Camii  ofisime yakın olması ve ferah bir ortamı bulunması nedeniyle her daim sevdiğim bir camii olmuştur. 

Fırat Üniversitesi Camii Yaptırma Derneği Başkanı olan, aynı zamanda aile büyüğüm sayacak kadar çok sevdiğim Prof. Dr. Vedat TANYILDIZI Hocam Rektörlük kampüsündeki Murat Camisinin inşaatı döneminde akademik ve idari personele duyurular yaparak maddi destek istemişti. Desteğin nedeni olarak, hazır inşaat ortamı varken Akademik Camiinin eksikliklerini de gidermek istediklerini belirtmişti. Yapılan yardımların neticesinde Akademik Camiinin hem yalıtımı yapılmış, hem de Taziye Evi olarak hizmet vermesi düşünülen, Erkek ve Kadınlara ayrılmış iki büyük salon ilave edilmişti.   Başka zaman olsa yaptığım maddi yardımı söylemezdim ama aşağıda açıklayacağım nedenden dolayı belirtmeliyim ki, ben de Akademik Camiye taziye evi yapılması için maddi yardımda bulunmuştum.

Bir kısmı kampüs içerisindeki lojmanlarda ikamet eden akademik ve idari personelin, aileleriyle beraber sayıldığında toplam nüfusu neredeyse bir mahalle nüfusunu geçiyor. Böyle olunca, üniversite personelinin taziyelerinde kullanacakları bir taziye evi yapılması, düşünülmüş en doğru şeylerden biriydi bana göre. Neyse, lafı uzatmayayım, yardımlar sayesinde Taziye evi yapıldı. Ancak yönetmelikler gereği, camilerin idaresi, nerede yapılmış olursa olsun Diyanete devredildiğinden Akademik Camiye yapılan ilave Taziye Evi binaları da camii ile birlikte Diyanetin yönetimine devredildi.

Buraya kadar bir sıkıntı yok. Emir demiri keser ne de olsa… Sıkıntı buradan sonra başlıyor. Taziye evi olarak yapılan mekanı Diyanet başka bir amaçla kullanmaya karar veriyor. Taziye evi olarak yapılan yer Gençlik Eğitim Merkezi tarzında bir mekana dönüştürülüyor ve burada bir takım aktivitelere ev sahipliği yapıyor.

İşte benim isyanım tam olarak burada başlıyor. Ben o yardımı sadece ve sadece Taziye Evi yapılsın diye yapmışken, kim neden benim adıma benim yardımımla yapılmış bir yeri başka bir amaçla kullanıma sunuyor? Hemen altını çizerek belirtmeliyim ki, kimin hizmetine sunulduğu konusuyla hiç ama hiç ilgilenmiyorum. Yani hangi vakıf, yada hangi dernek olduğu benim için asla önem taşımıyor. Dünyanın en ulvi hizmetlerinin yapıldığı bir kuruluş ta olsa, en tasvip etmediğim eylemleri-söylemleri gerçekleştiren bir örgüt te olsa fark etmez. Ben Taziye olarak yapılsın diye yardım toplanılan ve taziye evi olarak yapılan mekandan neden taziye evi olarak yararlanamadığımı soruyorum. Kararı Diyanet ne gerekçeyle almış olursa olsun yardım yapanların gönlünü kırmıştır bence. En azından benimkini….

Son söz olarak, aklıma geleni dilime, dilime dolananı kalemime dökerek tüm sitemimle “YAPTIĞIM YARDIM HELAL OLMASIN” diyorum. Vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nevin Çelik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Vedat Tanyıldızı - Aczimin giryesidir bence bütün âsârım !

Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;

Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım !

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 23:05


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler