ENGELLİLER GÜNÜ

3 Aralık, 1992 yılında Birleşmiş Milletler‘in  kararı ile  Uluslararası Engelliler Günü olarak kabul edildi. Bu karar; Mart 1993’te BM İnsan Hakları Komisyonu’nun 1993-29 sayılı bildirisi ile tüm dünyaya duyuruldu. Ve üye ülkelerden, 3 Aralık gününün “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla Dünya Engelliler Günü olarak tanınması istendi.

 

İşte o günden beri Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her yıl “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” olarak anılmaktadır.

Amacı; engellilik konusunda farkındalık yaratmak, var olan farkındalığı arttırmak.

“3 Aralık Dünya Engelliler Günü” insani ve sosyal duygularımızı en fazla hissetmemiz gereken günlerden biridir. Birtakım engellerine rağmen, hayata tutunmaya çalışan ve onurlu bir şekilde yaşamak amacıyla ekonomik, sosyal ve siyasi hayatın içerisinde yer alan engelliler toplumumuz için, birer güç kaynağıdır.

 

Gün Dünya Engelliler Günü. Yani engeli olanları anlamanın, empati kurmanın, farkında olmanın, yaşamı onlar için nasıl daha yaşanılır hale getiririz diye düşünmenin ve tartışmanın günü.

 3 Aralık’ın Dünya Engelliler Günü olarak kutlanması elbette ki çok önemli, ancak engelli vatandaşlarımızı sadece yılda bir gün hatırlamak ve sonrasında unutmak doğru bir yaklaşım değildir. Görebilmek, duyabilmek, hareket edebilmekten çok daha önemli olan bir şey var şu hayatta; hissedebilmek ve fark edebilmek.

 

Bir düşünün..

Bedensel engelliler mi ENGELLİDİR? Yoksa yürüyebilmesine rağmen hayatı boyunca iki adım yol alamamış olanlar mı ENGELLİDİR?

Zihinsel engeliler mi ENGELİLİDİR? Yoksa aklı olup da onu şeytanlığa fesatlığa, çalmaya, çırpmaya kullananlar mı ENGELLİDİR?

Gözleri görmeyen mi ENGELLİDİR? Yoksa gözleri görmesine rağmen bakmayı bilmeyen, kalbi olup sevmeyi bilmeyen mi ENGELLİDİR?

Engeline rağmen engel tanımayıp yaşama, hayata tutunan mı ENGELLİDİR? Yoksa sağlıklı bir hayatı olup da yan gelip yatan mı ENGELLİDİR?

Engelli aracı kullananlar mı ENGELLİDİR? Yoksa engelli parkı yerini işgal edenler mi ENGELLİDİR.

Türkiye’deki engelli sayısı 3 milyon ama gerçek engellilerin sayısını ise bilen yok!

Engelli kişilerin yaşadıkları sorunlar sadece kendilerinin değil; ailelerinin, toplumun, çevrenin kısacası tüm insanların ortak sorunudur.

Engelli olan bireylere, toplumun tüm kesimleri tarafından ayrıcalık gösterilerek, gerekli ilginin kendilerine verilmesi, herkesin ortak görevi olmalıdır.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla milletçe engellilik konusu karşısında daha sorumlu, bilinçli ve duyarlı davranmak zorunda olduğumuzun altını bir kez daha çizmek istiyorum.

 Unutmayalım ki engellilik bir kusur değildir; engeller aşılmak için vardır…

 Engellilik insanlığın ortak sorunudur. Toplumda yaşayan her insan bir engelli adayıdır. Bunun farkında olunmalıdır.

Hepimiz birer potansiyel engelli adayıyız.

 

 Yürüyen ayaklarımız bir gün yürüyemez hale gelebilir, tutan ellerimiz tutmaz olabilir. Hiç beklenmedik bir anda Allah korusun bir organımızı kaybedebiliriz.

 

Nice sağlam insanlar, elim bir kaza veya hastalık sonucu engelli olabilmektedir.

O yüzden diyorum ki;

Vicdanen, ruhen, kalben engelli olmadığımız bir toplum olmamız temennisiyle.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hıdır Gençer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler