GEÇMİŞTE DENEDİLER TUTMADI

Yaşlanan Köroğlu’nun; “Delikli demir çıktı mertlik bozuldu, eğri kılıç kında paslanmalıdır.” Diyerek at binip kılıç salladığı dağları terk ettiği gibi çeyrek asırlık yaşam/savaş alanımızı birilerine bırakıp 40 ölmezlerin yeniden gelip bizi bulmalarını bekleyecek halimiz yok.

Şehir elden gidiyor.

Şehirde etik değerler adına neredeyse bir şey kalmadı.

Ne olduysa Facebook, İnstagram, Twetter vb sosyal paylaşım platformlarını sosyal medya gibi görmeye başladığımızdan sonra oldu.

Cumhuriyetin en köklü ve kadim basın geleneğinden gelen bir şehirde sosyal paylaşım platformları gerçek medya kadar etkili olamıyor ne yazık ki.

Sebebi insanların dedikodu, çekiştirme, kaçak güreşme gibi gerçek kültürümüzle bağdaşmayan davranışlar karşısında üç maymunları oynayarak onlara prim vermesi.

Bir gün sıranın kendilerine geleceğini de akıllarının ucuna getirmeden.

Henüz delikli demirin, pardon sosyal paylaşım sitelerinin icat edilmediği dönemlerdi.

Merhum Hamza Yanılmaz Refah Partisinden Belediye Başkan Adayı olarak meydanlarda koşturuyordu.

Rakibi Milliyetçi Hareket Partisinden aynı zamanda dönemin mevcut Belediye Başkanı şimdilerde ise Belediye Meclis Üyesi olan Sayın Behçet Susmaz idi.

Her iki rakip de kıyasıya meydanları inletiyor seçimleri Belediye Başkanlığını kazanmak için olağanüstü efor harcıyorlardı.

1994 seçimlerini hatırlayanlar iyi bilir, seçimler balıksırtı, her iki adayın da şansı fifty fifty idi.

Seçimlere sayılı günler kala şehirde bir dedikodu furyası başladı, ortaya atılan asılsız ve mesnetsiz iddialar Merhum Hamza Yanılmaz’ı balıksırtından indirip Belediye Başkanlığı koltuğuna oturttu.

Zira dedikoduların odağında Merhum Yanılmaz’ın kızı vardı ve o dönemler henüz 3 yaşında olduğu ortaya çıkan minik evlat için PKK’nın dağ kadrolarında deniliyordu.

Benzeri yansımalar önceki dönem Belediye Başkanlarından Sayın Süleyman Selmanoğlu ile alakalı da yapıldı ama Sayın Selmanoğlu; hakkında dedikoduların ayyuka çıktığı bir dönemde rüzgarı arkasına alan AK Parti’den Belediye Başkanı Adayı oldu ve ikinci kez riyaset makamına oturdu.

Tutmazsa izi kalır dediler ama günün sonunda çamur tutmadığı gibi izi de kalmadı.

Son birkaç gündür bazı sosyal paylaşım hesaplarında Elazığ’ın genel kültür yapısıyla hiç bağdaşmayan bazı paylaşımların ekran resimleri elden ele dolaşıyor.

Katılmış olduğum birkaç açılış ve çeşitli etkinliklerde sevip saydığımız insanların gelip hocam falan hesaptan paylaşılanları gördün mü diye sormaları bile o kadar itici ve tiksinti vericiydi ki…

Bunu aktaran bu arkadaşlarımız bu şehirde kendi sektörlerinde temsil makamında olan insanlar.

Bazılarını lisan-ı münasiple ikaz ederek; bugün Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri ve bazı bürokratlara yapılanların yarın size yapılmayacağından emin misiniz dedim, bozuldular.

Hiç kimsenin bozulup alınmasına gerek yok, bu işler parasıyla değil sırasıyla.

Önlemi alınmazsa bir gün herkes tepkisiz kaldığı bu tür iğrençliklerin hedefinde olacak.

3 gün önceydi sevip saydığım bir hanım kardeşimiz whatsap üzerinden bahse konu olan paylaşımları bana atarak hocam bir babayiğit çıkmış bunları paylaşmış dediğinde çok üzüldüm.

Babayiğitlik bu değildir ki ablam dedim ve ekledim: baba yiğitlik kör kuyuya taş atıp suyu bulandırmak değildir. İddiada bulunduğu konuların varsa aslı astarı kanıtıyla birlikte bize getirsin babayiğitliğin nasıl olduğunu hep birlikte görelim.

Hem korkmasın da ilkeli bir gazeteci haber kaynağını namusunun mahremiyeti gibi görmesini bilir ve kendisini ele vermez. Bu konuda binlerce sınavı başarıyla verdiğimiz de herkesçe malumdur.

Onun için sosyal paylaşım sitelerinde bu şehri düşünüyorum ayaklarıyla hiç kimsenin kimseyi karalamaya hakkı olmadığı gibi yapılan bu karalamalar karşısında şehrin saygın kişilerinin de 3 maymunları oynamaya hakkı yoktur.

Bugün şehrin yöneticilerine yapılanların yarın sizlere yapılmayacağını kimse garanti edemez.

Şehrin bu tür ahlaksızlıklardan arındırılması için kent dinamikleri olarak herkesin bu durumu dert edinmeleri lazım.

Aksi taktirde onarılması güç yaralar açılır bu şehirde.

Çünkü herkes kendine göre bir tahminde bulunup paylaşımlarla mağdur olanları arayarak şirinlik adına belki de alakası olmayan isimleri hedef gösterip kin ve nefret tohumları ektiğinin farkında değiller.

Bizde ölçü budur: ileri sürülen bir iddia varsa bu iddianın doğruluğu iddiayı ortaya atanın kimliği ile karşılık görür.

Bu tür paylaşımları yapanlar gerçekten halis niyetli ve şehri düşündükleri için yapsalar erkekçe paylaşımlarının altına imzalarını atar moda tabirle fake denilen sahte hesaplarla bir şeyler yaptıklarını zannetmezler.

Aynı şey bu tür paylaşımları okuyup da sahte hesap olduğunu bildikleri halde bunlara itibar edip prim verenler için de geçerli.

Bu şehirde bir şeylerin artık düzelmesi için bu tür paylaşımları yapanlara prim vermemek gerektiği gibi bu tür paylaşımlarla toplumun ve şahısların huzurunu bozanları telin etmek gerek.

Okuyup da kutsallarına en kıymetli varlığı olan anasına bacısına küfretmek çözüm getirmez.

Zaten onları düşünse ana bacılarına karşı saygıları olsa böyle bir yola başvurmazlar.

Temiz toplum temiz siyaset diyerek herkesin işin bir ucundan tutması lazım.

Özellikle siyasetle iştigal eden bireyler ve organizasyonların içerisinde olanlar başı çekmeliler.

Onun için Elazığ basın kuruluşları başta olmak üzere bu şehirde faaliyet gösteren ve yeri geldiğinde şehir için elini değil gövdesini taşın altına koyabileceklerini savunan STK’lar, SİAD’lar, Vakıf ve Dernekler özellikle de sayıları 600’ün üzerinde olan BARO’nun aksiyon alma zamanı gelmiş, hatta geçmektedir.

Bugün Belediye seçimleri yaklaştığından dolayı Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri hakkında bunu yapanlar yarın BARO seçimlerinde Baro başkanı ve yönetim kurulu üyeleri için yapılacaklara da ilham olurlar.

Diğer STK ve Oda seçimlerinin yapıldığı zaman da aynı şeyler yaşanabilir.

Bu vesile ile geçmişte bu tür sıkıntıları bizzat yaşayan biri olarak öneriyorum…

Ey bu şehrin ekmeğini yiyip suyunu içen ve bu şehre vefa borcunun olduğuna inanan STK Başkanları, şehrin yöneticileri, partilerin en küçük kademelerinden en yüksek mevkiinde bulunanlarına kadar olan siyasetçileri…

Ey bu aziz şehri yönetmekten şeref ve onur duyduklarını ileri süren kentin yerel aktörleri…

Basının güzide mensupları, yazılı ve görsel basınımızın kıymetli sahipleri ve temsilcileri gelin hep birlikte bu şehrin kültürel dokusuna sahip çıkalım ve bu tür bağnazlıkların önüne geçmek için formüller üretelim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Nafiz Koca - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

cezmi orkun - Sayın koca, sosyal, kültürel, siyasal ve dini alanlardaki yabancılaştırma politikalarının sonucudur yaşanan ve yaşatılan. Hele bir de vicdan yoksa. Allah tüm insanlarımızı iftira ve fenalıklardan korusun. Selam ve saygılar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Aralık 20:59
01

F,g,dündar - Kalemine vicdanına duyarlılığına sağlık yeter artık riyakar cahil lüzumsuz insanlardan bıktık insanlarla konuşmaya tereddüt ediyorum çok güzel yazmışsınız

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Aralık 23:19


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler