ÜMMETİN ESAS PROBLEMİ

Hıristiyan dünyası birlik oluşturdu da, neden İslam âlemi bu kadar dağınık, bu kadar çaresiz, bu kadar korkak, bu derece geri kalmış diye birçok soru sorulabilir, sorulmalıdır da.

Batı bu zenginlik ve refaha ulaştı. Teknolojik üstünlüğünü devam ettirerek uzayı bile fethetti. Biz neden hala iç çekişme ve savaşlarla gücümüzü de, kaynaklarımızı da tüketiyoruz? Onlar çok zeki de, biz aptal mıyız? Onlar bu üstünlüklerine rağmen yine çok çalışıyor, ümmet neden yeteri kadar çalışmıyor, diye de sorulabilir.

Ümmetin geri kaldığı, Hıristiyan âlemi karşısında hiçbir varlık gösteremediği, inkârı mümkün olmayan bir vakıadır.

Ancak ümmetin bu duruma düşmesinin esas sebebi, emperyalistler tarafından iktidar koltuğunu oturtulmuş yöneticileridir. Çünkü bu yöneticiler, emperyalistlere uşak, halkına yabancı ve ihanet içindedirler.

“Ya hu ayağınıza taş değse, bunu da emperyalistlerden bilirsiniz” diyenler olabilir. Fakat inanın bu halimizin baş sebebi emperyalistlerdir. Bu, inkârı mümkün olmayan bir gerçektir.

İslam âleminin büyük çoğunluğu Birinci Cihan Harbi’nden sonraki yıllarda, bir kısmı da İkinci Cihan Harbi’nden sonra işgalcileri kovarak bağımsızlığını kazandı. Daha doğrusu kazandığını zannetti.

Oysa esaret bağları daha sıkı bir şekilde örülüyordu. Çünkü işgalciler, yerlerine bizden gibi görünen uşaklarını bırakarak gitmişlerdi. Bugün de değişen bir şey yok.

Bu nedenle ümmetin en büyük problemi, emperyalistlerin gönüllü sömürge valisi olan ve halkına zerre acımayan, onları ezen, hatta düşmanla işbirliği yapmaktan çekinmeyen bu yöneticilerdir.

Bu durumu, Terörist İsrail’in Gazza’ye uyguladığı soykırım nedeniyle Mısır’da duvara yazılan “Özür dileriz biz de işgal altındayız” yazısı, sanırım en güzel şekilde özetliyor.

Halkına ihanet eden bu liderlere karşı hiç ayaklanma olmadı mı? Elbette oldu ama demokrasi ve insan hakları havarisi Batı, Mısır ve Suriye örneğinde olduğu gibi hemen harekete geçip bu zalim diktatörlere her türlü desteği vererek kendi halkını katletmelerini sağladı/sağlıyor.

Neden mi? Çünkü Batı, Müslüman halkın iktidarından çok korkuyor. Zira onların seçeceği yönetici de halkı gibi düşünecektir. Kralı elde tutmak kolay ama koca halkı elde tutmak çok ama çok zordur. Örnek Türkiye. Engel olmak için sayısız planlar yaptılar ama bu millet onların tüm planlarını boşa çıkardı. Bu nedenle Batı, ikinci bir Türkiye ile karşılaşmamak için Müslüman ülkelerdeki krallık, tiranlık ve diktatörlükleri var gücüyle destekleyerek demokratikleşmelerine fırsat vermiyor.

Ümmet, emperyalistlerin bu zalim tahsildarlarından, bu zindan bekçilerinden kurtulmadığı müddetçe, ne birlik oluşturabilir ne de izzetine kavuşabilir.

Bunlardan kurtulmak imkânsız değil ama zordur, ağır bedel ister. Çünkü sadece hain kral ve yöneticilere karşı değil, aynı zamanda yedeğinde Siyonistlerin de bulunduğu Amerika ve Batı’ya karşı da savaşacaklardır.

Çözüm ne? Çözümün yolu, akıllı plan ve stratejiyle yöneticileri değiştirmekten geçer. Yoksa ümmetin iflah olması da, birlik ve beraberlik oluşturması da mümkün değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Resul Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler