KİMİNLE KONUŞABİLİRİM BUGÜN?

Afşar Timuçin’in Düşünce Tarihi isimli 3 ciltlik bir kitabı var. Bu kitabın birinci cildinde antik uygarlıktan bahseder.

Bu uygarlıklardan günümüze kadar ulaşan yazılı belgelerinde Sümer, Asur ve Antik Mısır edebiyatından bahsedilir.

O günün insanlarının düşünceleri, duyguları, sevgileri, aşkları, sevinçleri, nefretleri, inançları, duaları, ahlâkî değerleri, şölenleri, türküleri ile günümüz insanlarından bir farklarının olmadığı görülür.

Afşar Timuçin, Eski Mısır edebiyatı ile ilgili bilgi ve örnekleri verirken şu tespitte bulunur: “Bu karmaşık düzende ince bir edebiyat, bugünün edebiyat adamına parmak ısırtacak kadar incelmiş bir edebiyat gelişmiştir.”

Öyle ki o dönemlerde nesir veya nazım olarak yazılanlar günümüzdeki edebiyatçılarının kaleminden çıkmış gibidir.

Bunlardan ilki yaklaşık M.Ö. 4000 - 2000 yılları arasında Irak’ın güneyinde (Güney

Mezopotamya) yerleşik hayata geçmiş olan ve medeniyetin beşiği olarak kabul edilen coğrafi bölgede yaşayan Sümerler’dir.

“Ey Sümer, evrenin toprakları arasında büyük toprak,

Işıkla dolu toprak, günün doğuşundan batışına

tanrı yasalarım tüm halklara saçan toprak.

Yasaların büyüktür, erişilmez,

Yüreğin derindir, dipsizdir,

(…)”

Yine bir Sümer belgelerinde bilgece söylenmiş öğretici parçalar da yer almaktadır:

“Yoksul için en iyisi ölmek:

Ekmeği varsa tuzu yoktur,

Tuzu varsa ekmeği yoktur;

Evi varsa sediri yoktur,

Sediri varsa evi yoktur.”

Bu uygarlıklardan diğeri ise; M.Ö. 2025 - 612 yılları arasında var olmuş ve Sami haklarından

biri olan Antik Çağ Mezopotamya imparatorluğu olan Asurlular’da da görmekteyiz.

Bu toplumda her biri ahlaki bir belirleyicilik taşıyan özdeyişlere Asur belgelerinde de

karşılaşıyoruz:

“* Bilge kişiysen yargın alçak gönüllülüğüyle seçilir olsun.

* Ağzını sıkı, sözün yerli yerinde olsun.

* Dudakların zenginlik kadar değerli olsun.

* Sövgüyü ve düşmanlığı bayağılık say.

* Uygunsuz şeyler söyleme, yanlış yargılar verme.

* Rakibine kötülük yapma.

* Sana kötülük yapana iyilik yap.

* Düşmanına adaletli davran.

* Tanrına karşı her gün ödevini yap.”

Bu uyarlıklardan bir diğeri ise; yaklaşık M.Ö. 3000 - 323 yılları arasında Kuzeydoğu Afrika’da

Nil Nehri’nin denize ulaştığı bölgede yaşayan bir uygarlık olan Antik yani Eski Mısır uygarlığıdır.

Antik Mısır edebiyatında günümüz edebiyatlarını aratmayacak nesir ve şiirler günümüze kadar

ulaşmıştır. Bu dizelerle bazen sevgisini anlatmış;

“Yüreğim hızla çarpar

Seni çok sevdiğimi düşündükçe.

Yürüsem herkes gibi,

Bırakmaz beni, yoluma çıkar.

(…)”

Bazen aşkın gücünü eşsiz bir güzellikte duyurmuş:

“Dün tam yedi gün oldu sevgilimi görmeyeli,

Hastalık yapıştı yakama.

Yüreğim ağırlaştı,

Unuttum kendimi bile.

(…)”

Bazen insan davranışlarını düzenleyen ahlâkî kuralları bir nasihat havasında sunmuş:

“Bilgilerinden ötürü kurumlanma, bilge kişisin diye çalım satma. Bilene danıştığın gibi cahile

de danış. Sanatın sınırı yoktur, işini tümüyle bilen sanatçı da yoktur. Doğru söz zümrüt kadar

değerlidir, ama onu değirmende çalışan insanlarda da bulabilirsiniz...

Senden daha büyük birinin masasına oturduğun zaman o ne veriyorsa al, önüne ne

koydularsa… O sana söz söylemedikçe sen başını eğik tut, o konuş diyene kadar… Gülümserse

gülümse, senin gülümseyişin onun yüreğine hoş gelir, o senin her yaptığını hoş karşılar…

Biri sana dua ederken, senden bir şeyler istemekte olan o kişinin sözlerini dinginlik içinde dinle.

Neden geldiğini sonuna kadar anlatmadan gönderme onu. Bir şey isteyen kişi sözlerine dikkat edilsin

ister, dileklerinin yerine getirilmesinden de çok ister bunu…

İyi durumdaysan yuva kur, karını evinde sev, nasıl istersen öyle. Karnını doyur onun, sırtını pek

tut. Merhemler onun bedenine ilaçtır. Öyle yap ki, sen yaşadıkça gönlü hoş olsun senden. Efendisi için

iyi bir topraktır o…”

Bazen de ahlâkî tedirginliğini dile getirerek günümüz insanı gibi yakınır, için dökeceği,

güvenebileceği bir dost arar dizelerde:

“Kiminle konuşabilirim bugün?

Arkadaşların içi kötü,

Bugünkü dostlar bilmiyor sevmeyi.

Kiminle konuşabilirim bugün?

Yürekler doymak bilmiyor,

Herkes arkadaşının malını çarpmakta.

Kiminle konuşabilirim bugün?

Aklı başında adamlar öldü gitti,

Vurkır sardı herkesin yüreğini.

Kiminle konuşabilirim bugün?

Melek yüzlerinin altında şeytanlıklar,

İyilik her yerden kovuldu artık.

Kiminle konuşabilirim bugün?

Yürekler doymak bilmiyor,

Kimse onur duyamaz yüreğinden.

Kiminle konuşabilirim bugün?

Doğru insanlar yok artık,

Yeryüzü kötülük edenlere bırakıldı.

Kiminle konuşabilirim bugün?

Artık dost most kalmadı.

İnsan gidip içini bilmediği birine açmalı…

Kiminle konuşabilirim bugün?

Sarıyor dünyayı günah,

Bir türlü sonu gelmiyor!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Yapıcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler