AYETLER IŞIĞINDA-9-

Ayetler, insanı insanlığa davet eden, insanca bir yaşamın sürdürülebilmesi için emir ve önerilerden oluşan, helal ve haramı bildiren, yasak olan ve olmayanı sunan, emirlerin, yani ayetlerde ki emirlerin yerli yerinde değerlendirilmesini bildiren Allah’ın sözleri, uyarıcı ifade ve emirleridir.

Ayetler Işığında hareket etmekle etmemek arasında çok büyük ama çok büyük farklılıklar ve boşluklar vardır toplumun huzur ve güveni ile yaşamını sürdürdüğü coğrafya dediğimiz vatanın bütünlüğü adına uygulanması gereken nizam, düzen ve yerine göre hiyerarşidir.

Günümüz toplumuna ve millete genel anlamda baktığımızda çokta iç açıcı bir tabloyu göremiyoruz ve böyle giderse göremeyiz de. Çünkü toplumun ayetler ışığında hareket etmesini bırakın neredeyse ayetleri inkar boyutuna gitmekte olduğunu görmekteyiz.

AYETLER IŞIĞINDA-9-

Şöyle ki;

Öyle bir dönemde öyle bir toplumla iç içeyiz ki hürriyet-özgürlük ve demokrasi kavramlarını dillerine pelesenk edip yaşam alanına alarak toplumun maneviyatını bozucu hale gelmiş bulunmakta. Ar- haya ki imanı temsil eder- namus- şeref- haysiyet ve bunların uygulanarak yaşamını sağlayan inanç ortadan kalkmış, inançsızlık ekseninde dönüp dolanan ve her geçen gün artarak fazlalaşan bir kesimle karşı karşıya ve iç içeyiz.

İnsanlığın olmakla beraber tüm canlı varlıkların ana esas tema ve mayası olan sevgi bilinmez ve yoksunluğu had safhada olduğu da inkar edilemez boyutta.

Ayetler Işığında hareket edilmediği değil midir ki sevgi bilinmez, insanlığın yok oluşuna zemin hazırlayan ahlak yoksunluğu had safhada. Yine bu sebepten var olunan ve yaşanan yer ve yerler ile mekanlarda İslam’ın emrettiği yaşam biçimlerinden biri olan temizliği önemsemiyor olmakla beraber hak ve hukuk tanımamazlıkla çevremizi kirletiyor, kirliliğimize duyarsız kalınıyor.

AYETLER IŞIĞINDA-9-

Örnek verecek olursak,  Elazığ Cumhuriyet Mahallesi’nin üst taraflarında oturup hayvan yetiştiriciliği yapan vatandaşlarımızın oluşturduğu kirlilik ve bu kirliliğe göz yumularak veya duyarsız kalınarak gerekli cezai müeyyide uygulamamanın yanında diğer vatandaşlar kirlilik ve pis koku mağduru edilmekte.

Yine komşu ilimiz Malatya’da yaşanan çevre kirliliği ve kokulardan muzdarip olan vatandaşların mağduriyeti yanında Sivas Kavşağı denilen yerde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle trafik kazalarının had safhada yaşandığı da ayrı bir çile.

AYETLER IŞIĞINDA-9-

Toplum olarak, inanmış ve iman etmiş bir toplum olarak anlamlı bir hayat sürmemiz ve yaşamımızı bir nizam çerçevesi içerisinde idame etmek adına Ayetler Işığında yaşamamız kaçınılmazdır çok ama çok geçte olsa.

Bizi kendimize getirip biz kılacak olan ayetler ışığında bir yaşama geçmemiz çok gecikmeden gerçekleşmeli ki  100 yıl önce Haçlı ve Siyonist düşünce sahiplerinin ortaklaşa planlayıp üzerimizde uygulamaya sokulan proje boşa çıkarılarak aile yapımız çok daha fazla bozulmadan korunmuş olsun.

Zararın neresinden dönülürse kar oradadır düşüncesinden hareketle daha çok gecikmeden hayatımızın nizama sokulması adına örnek teşkil eden bazı ayetler:

İşte örnek almamız ve çıkarmamız gereken ayetler ve işte biz…

*Daha önce bizden en güzel sonucun vaadini almış olanlara gelince, işte onlar cehennemden uzak tutulurlar. Enbiya:101

*Onlar cehennemin uğultusunu işitmezler, canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar. Enbiya:102

*En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler onları, “İşte bu size vaad edilmiş olan (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılar. Enbiya:103

*O dehşet günü gökleri yazılı kâğıt tomarlarını dürer gibi düreriz. Yaratmaya başlamadan önceki hale döndürürüz. Sözümüz sözdür; biz bunu mutlaka yaparız. Enbiya:104

*Andolsun zikirden sonra Zebur’da da, “Yeryüzü iyi kullarıma kalacaktır” diye yazmıştık. Enbiya:105

*İşte bunda, Allah’a kulluk eden topluluk için yeterli açıklama vardır. Enbiya:106

*Ve seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. Enbiya:107

*De ki: “Bana ilâhınız bir tek ilâhtır diye vahyediliyor; siz hâlâ teslim olmayacak mısınız?”Enbiya:108

*Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Ben gerçeği hepinize aynı şekilde açıkladım. Artık size vaad olunan şey yakın mı uzak mı bilmiyorum. Enbiya:109

*Şüphesiz Allah sözün açıkça söylenenini de bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir. Enbiya:110

*Bilmiyorum, belki de azabın ertelenmesi sizi denemek ve bir zamana kadar sizi dünyadan nasiplendirmek içindir.” Enbiya:111

*Peygamber şöyle dedi: “Rabbim! Adaletinle hükmünü ver. Rabbimiz rahmandır. Asılsız iddialarınıza karşı yardımına sığınılacak da yalnız O’ dur.” Enbiya:112

*Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kıyamet sarsıntısı gerçekten büyük bir olaydır. Hac:1

*Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutacak, her gebe kadın karnındaki çocuğu düşürecektir. Ve insanları sarhoş olmadıkları halde sarhoş gibi göreceksin; çünkü Allah’ın azabı (kıyametin dehşeti) çok çetindir! Hac:2

*Hal böyle iken insanlardan öyleleri vardır ki, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışır ve her âsi şeytanın peşine takılır. Hac:3

*Şeytan hakkında şöyle yazılmıştır: Her kim şeytanı dost edinirse, o da onu yoldan çıkaracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir. Hac:4

*Ey insanlar! Öldükten sonra dirileceğinizden kuşku duyuyorsanız şunu unutmayın ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan, sonra belli belirsiz et parçasından yarattık ki size (kudretimizi) açıkça gösterelim; ve biz dilediğimizin rahimlerde belirli bir vakte kadar kalmasını sağlarız, sonra sizi bebek olarak çıkarırız, ki daha sonra yetişkinlik çağınıza erişesiniz. İçinizden kimi erken vefat ettirilirken kimi de önceden bildiklerini bilmez hale gelinceye kadar ömrün en düşkün çağına eriştirilir. Öte yandan yeryüzünü kupkuru ve cansız görürsün; üzerine yağmur indirdiğimizde ise (bir de bakarsın) canlanıp kabarır ve her cinsten güzel bitkiler çıkarır. Hac: 5

*Bu böyledir, çünkü Allah hakkın ta kendisidir, O ölüleri diriltir ve O’nun her şeye gücü yeter. Hac:6

*Kıyamet vakti şüphe yok ki gelip çatacaktır ve Allah kabirde yatanları diriltecektir. Hac:7

*İnsanlar içinde öyleleri vardır ki bilgisi, kılavuzu ve aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, büyüklük taslayarak, başkalarını Allah yolundan saptırmak için Allah hakkında tartışır durur. Onun dünyadaki payı rezil rüsva olmaktır; kıyamet gününde ise ona yakıcı ateşin azabını tattıracağız. Hac:8-9

*(Ona şöyle denilecek:) “Bu, senin kendi ellerinle önceden yapıp ettiklerinden dolayıdır! Yoksa Allah kullarına asla zulmetmez.” Hac:10

*Yine insanlar içinde kimileri vardır ki, Allah’a şartlı olarak kulluk eder; öyle ki kendisine bir iyilik denk gelirse bundan pek memnun olur, ama başına bir imtihan sıkıntısı gelse hemen yüz çevirir. Böyleleri dünyasını da âhiretini de yitirmiştir ve apaçık hüsran işte budur. Hac:11

*Allah’ı bırakıp kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır. Sapkınlığın en uç noktası da işte budur. Hac:12

*(Bir de) o, zararı yararından daha yakın olan varlıklara yalvarıp yakarır. O ne kötü bir dost ve ne kötü bir arkadaştır! Hac:13

*Allah, iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar. Hac:14

*Her kim Allah’ın ona (peygamberine) dünyada da ahirette de asla yardım etmeyeceğini düşünüyorsa, bir çaresini bulup göğe uzansın da (ona yapılan yardımı) kessin, sonra baksın, bulduğu çare öfkelendiği şeyi ortadan kaldırabilecek mi? Hac:15

*İşte böylece biz onu apaçık âyetler olarak indirdik. Kuşkusuz Allah dilediğini doğru yola iletir. Hac:16

*Gerçek şu ki, iman edenler, Yahudiliği benimseyenler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecûsîler ve şirke sapanların her biri hakkındaki hükmünü Allah kıyamet günü verecektir. Şüphesiz Allah her şeye tanıktır. Hac:17

*Görmez misin göklerde ve yeryüzünde bulunanlar; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu hep O’na secde etmektedir! Niceleri de azabı hak etmiştir. Allah’ın hakir kıldığı kimseyi onurlandırabilecek birisi yoktur. Kuşkusuz Allah dilediğini yapar. Hac:18

*Şu ikisi rableri hakkında çekişip duran iki taraftır. Bunlardan inkârcı olanlar için ateşten giysiler biçilmiştir, başlarının üstünden de kaynar su dökülecektir. Hac:19

*Bununla karınlarının içindekiler ve derileri eritilir. Hac:20

*Onlar için bir de demirden sopalar vardır. Hac:21

*Istıraptan ötürü oradan çıkmaya her teşebbüs ettiklerinde oraya geri döndürülecekler ve onlara, “Tadın bakalım bu yakıcı azabı!” denilecek. Hac:22

*İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları ise Allah altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Onlar orada altın bilezik ve incilerle süsleneceklerdir. Orada onların giysileri de ipektir. Hac:23

*Onlar sözün güzeline yöneltilmişler ve övgüye en lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir. Hac:24

*İnkâr edenlere, insanları Allah yolundan ve -yerli olsun dışarıdan gelmiş olsun bütün insanlar için (ibadet yeri) yaptığımız- Mescid-i Harâm’dan alıkoyanlara ve her kim orada zulmederek haktan saparsa ona elem veren bir azap tattırırız. Hac:25

*İbrahim’i Beytullah’ ın bulunduğu yere yerleştirdiğimizde de şöyle demiştik: “Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükûa ve secdeye varanlar için evimi tertemiz tut. Hac:26

*İnsanlara hac ibadetini duyur; gerek yaya olarak gerekse yorgun argın develer üzerinde uzak yollardan gelerek sana ulaşsınlar. Hac:27

*Böylece kendileri için faydalı olan şeyleri açık seçik görsünler ve Allah’ın onlara rızık olarak verdiği, belirlenen günlerde kesecekleri kurbanlık hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar. Artık onlardan hem kendiniz yiyin hem sıkıntı içindeki yoksulları doyurun. Hac:28

*Sonra kalan hac fiillerini tamamlayıp temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve o kadim evi (Kâbe) tavaf etsinler.” Hac:29

*Yapılması gereken işte budur. Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse bu, rabbi katında kendisi için çok hayırlı olur. Size vahiy ile (haramlığı) bildirilenlerin dışındaki hayvanları yemeniz helâl kılınmıştır. Öyleyse pislikten yani putlardan uzak durun ve asılsız sözden de kaçının. Hac:30

*Bunları, Allah’ın birliğine -şirke sapmadan- iman etmiş olarak yapın. Allah’a ortak koşan kişi, gökten düşüp parçalanan ve kuşların kapıştığı yahut rüzgârın ücra bir yere sürüklediği nesnelerden farksızdır. Hac:31

*Evet, bu böyledir. Kim Allah’a ait nişanelere saygılı davranırsa, bu kalplerin takvalı olmasındandır. Hac:32

*Onlarda sizin için belirli süreye kadar yararlar da vardır. Nihayet varacakları yer o kadim evdir. Hac:33

*Biz her ümmete kurban kesmeyi meşrû kıldık ki kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar. Sonuç itibariyle hepinizin mâbudu tek bir tanrıdır. Şu halde yalnız O’na teslimiyet gösterin. Sen de Allah’ın buyruklarına içtenlikle teslimiyet gösteren kimseleri müjdele! Hac:34

*Onlar öyle kimselerdir ki, Allah anıldığında kalpleri titrer, başlarına gelen musibetlere sabrederler, namazlarını özenle kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcarlar. Hac:35

*Biz o büyükbaş hayvanları da Allah’ın size nişanelerinden kıldık; sizin için onlarda nice yararlar vardır. Onlar (kesim için) sıraya dizildiklerinde üzerlerine Allah’ın adını anın, cansız halde yere serildiklerinde ise onlardan hem kendiniz yiyin hem de ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyen yoksulları doyurun. İşte onları şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik. Hac:36

*Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır. İşte Allah onları sizin istifadenize verdi ki size doğru yolu göstermesinden ötürü O’nu tazimle anasınız. İyilik yolunu tutanları müjdele! Hac:37

*Biliniz ki Allah iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah hiçbir haini, hiçbir nankörü sevmez. Hac:38

*Saldırıya uğrayanlara zulme maruz kaldıkları için savaş izni verildi. Allah onları muzaffer kılmaya elbette kadirdir. Hac:39

*Onlar sırf “Rabbimiz Allah’tır” dediklerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmıyla diğer kısmını engellemesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler -ki oralarda Allah’ın adı çokça anılır- yıkılır giderdi. Allah kendi dinine yardım edenlere muhakkak yardım edecektir. Kuşkusuz Allah güçlüdür, mutlak galiptir. Hac:40

            Evet;

     Netice itibari ile her ne olursa olsun her ne olumsuzluk yaşanmışsa inançsızlıktan, inançta samimiyetsizlikten, yani kısa ve öz olarak bizleri yoktan var kılan Allah’ın peygamberler aracılığı ile bizlere indirdiği Ayetler Işığında bir hayat düzenimizin olmayışındandır.

Allah nefsimizi hayreylesin ve bizi biz olmaya, yani insan olmaya, yüreği ve gönlü sevgi dolu insan olmaya yöneltmeyi nasip buyursun.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dursun Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler