ORADA, BİR TAKIM VAR UZAKTA

Vatandaşın kendi sosyal alanının oluşturmak için ortaya çıkardığı futbol, günümüzde endüstriyel alan olarak bir iş örgütüne dönüşmüş gibi duruyor.

Bu dönüşüm elbette zamanla birlikte iyi ve kötü yönleri de birbiri ardına getirdiği için özellikle ülkemizde futbola dair konuşmalar çoğu kesimin günlük yaşamı içerisinde konuşlandı. Eskiden ülkemizde sanat, kültür, bilim ve daha pek çok alanla birlikte futbolda da belirgin bir çizgi varken, zamanın yıkıcı gücüyle birlikte artık futbol yapı söküme uğrama anlamında adım atmak istemiyor gibi. Yani aslında biraz geriye doğru gitsek, geçmişte ki  Elazığspor’dan feyz alsak, biraz tarihimizle ilgilensek futbolun endüstriyel bir alandan çıkıp, sportif bir faaliyet alanına dönüşeceğini düşünüyorum.

Farklı ülkelerde insanlar üretim, ilim, sanat, kültür konuşurken bizim hâlâ özellikle siyaset, ekonomi ve futbol üzerinden sert konuşmalar yapmamız düşündürücü. Bu anlamda artık futbola dair konuşmaların mevcut sert atmosferden nasibi almış olması bizleri yavaşlatıyor gibi. Bunun farkında mıyız? Bilemiyorum.

Daha öncede bahsettiğim gibi elimden geldiğince hem Elazığspor hem de 23 Elazığ Futbol Kulübü’nün ( 23 Elazığ FK) maçlarını izlemeye giden sıradan bir vatandaşım. Özellikle 23 Elazığ FK Maçlarını izlerken bazı sorunların var olduğunu gözlemliyorum. Bu sorunların temel de sadece tek bir alandan kaynaklandığını söylemek elbette yanıltıcı bir duruş olacaktır. Bu nedenden dolayı sorunları anlam dünyamda ki karşılıklarını eşleştirerek yazmam gerekiyor.

İlk olarak 23 Elazığ FK da genel anlamda bir ilgisizlik olduğunu gözlemliyorum. Bu ilgisizlik temel de yönetimsel anlamda bir ilgisizlikten kaynaklıyor gibi. Bildiğim kadarı ile takımın başkanı Türkiye’de yaşamıyor. Bu sebepten dolayı uzakta olmanın verdiği bir “sahipsizlik” durumunun hem takıma hem de seyirciye yansıdığını düşünüyorum.

Şimdiye dek gittiğim maçlarda yöneticiler ile hiç denk gelmedim diyebilirim. Bu noktanın geliştirilmesi için neler yapılır? Yönetimsel anlamda birlik ruhunun oluşturulması için geçerli bir ortam nasıl sağlanır? Bunu başarmak elbette biraz emek ve sabır gerektiriyor. Yönetimin bu konuya nasıl bir hassasiyet geliştireceğini zamanla hep birlikte göreceğiz yani öyle ümit ediyorum.

İkinci olarak 23 Elazığ Futbol Kulübünün “tesis sorunu” olduğunu biliyor, futbolcuların barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması noktasında eksikler olduğunu gözlemliyorum. Maç sonrası oyuncuların duş alması gereken bir alanın dahi olmayışı epey sıkıcı bir durum. Takım için acilen tesis oluşturulması gerekli. Bu önemli sorunun şimdiye kadar geride bırakılması gerekirken, sorunun aynı hızda devam etmesi takım için olumsuzluk ihtiva ediyor. Bu anlamda sorumluluk alması gerekenler ilk olarak yöneticiler, bu gerçeklik eşliğinde yöneticiler tarafından bir an önce sağlıklı bir barınma yeri oluşturulmalı.

Seyirci anlamında çok az bir kesimin takıma eşlik etmesi bir diğer düşündürücü nokta. Maçlar Hıdır Bilek Doğukent Stadyumu’nda oynandığı için seyircilerin büyük bir kısmının enerjisini Elazığspor’a harcadığını gözlemliyorum. Bu anlamda Hıdır Bilek Doğukent Stadyumu’na seyirci çekebilmek için yine yöneticilerin çeşitli çalışmalar yapması gerekiyor.

                                                                                          

Burada şöyle bir durumu da dikkat çekmek istiyorum;  Günlük yaşam içerisinde futbol hakkında konuştuğum, sohbet ettiğim erkeklerin çoğunun 23 Elazığ Futbol Kulübü’nden bilgisi dahi olmadığına şahit oluyorum.  Uzun zamandır sahalarda olan bir takımın (2014) hâlâ Elazığ gündeminde olmayışı halkla ilişkiler anlamında geliştirilmesi gereken noktaların olduğuna işaret ediyor. Bu konuda uzman kişilerle çalışmak doğru bir yön olacaktır.

23 Elazığ FK oyuncularının, Elazığspor oyuncularına göre daha hareketli ve risksiz oynadıklarını düşünüyorum. Mücadele anlamında şov yapmak yerine bütüncül bir yaklaşımları olduğunu katıldığım her maçta gözlemiş biriyim. Bu nokta, yönetim için kanımca oldukça olumlu bir durum. Belki bu konuya şöyle bir ekleme de yapabilirim. Elazığspor da kadroya giremeyen oyuncular, 23 Elazığ FK’da değerlendirilebilir. Zamanla bu konuda da bir düşünce birliği oluşturulur umarım.   

                                                                  

Tabii ki ülkemizde şöyle bir gerçeklik daha var. Anadolu’da bir şehirde ikinci bir futbol takımının barınma imkânı da biraz daha az gibi. Bu konuya değinmemin sebebi ise, her hafta katılım sağladığım 23 Elazığ FK Maçları’nda seyircinin çok az oluşu gerçeği. Bu durum takımın enerjisini yükselmesine engel oluyor fikrindeyim. Geçenlerde okuduğum ‘Journal of Economic Psychology (2021) (Ekonomik Psikoloji Dergisi)’ dergisinde yer alan ‘Social pressure in the stadiums: Do agents change behavior without crowd support? (Stadyumlardaki sosyal baskı: Temsilciler taraftar desteği olmadan davranışlarını değiştirir mi?)’ konulu makalede seyircisiz oynanan maçlarda ev sahibi takımın daha az şut çektiğini ve daha az gol attığını ayrıca  oynanan maçlarda hakemlerin ev sahibi takım lehine daha az sarı/kırmızı kart gösterdiğini ve daha az penaltı kararı verdiği bilgisine denk geldim. Bu anlamda seyircinin gücü bir kez daha ortaya çıkıyor. Yani yönetimin bu gerçekliğe daha da önem vermesi gerekiyor. Çünkü Elazığlılar olarak Elazığspor’a olan ilginin yarısının dahi bu takıma gösterilmediğine şahit oluyorum. Her iki takımda bizim, her iki takımı da içtenlikle sahiplenmemiz gerekiyor.

BU TAKIM BİZİM TAKIM!

Yukarıda ele aldığım noktaların zamanla daha da iyi olacağını, yazdıklarımızın sadece yazıda kalmayacağını temenni ediyor, son olarak kaliteli bir iç sahaya sahip olan Hıdır Bilek Doğukent Stadyumu’nu, 23 Elazığ FK takımına tesis eden Sayın Abdulsamet Eren’e teşekkürlerimi sunuyorum.

 Elazığlılar olarak takımımıza sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha ısrarla ifade etmek istiyorum. Bu takımın ilgi çekip şehirle bütünleşmesi için hepimizin içtenlikle birlik ruhu oluşturmamız gerekiyor. Bu takım bizim takım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sibel Öztaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler