ELAZIĞ’DA BULUNAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI GERÇEK BİR KURULUŞ MU?

Bilişim ve teknolojinin ilerlemesi ile birlikte özellikle STK’ların pek çok gelişmiş toplumda karşılık bulduğunu düşünüyorum. Yaşanan yeniliklerle birlikte belki de yeniden keşfedilen STK’ların toplumsal düzey anlamında epey etkili olduklarını zaten ufak bir araştırma yapanlar anlayacaklardır. Özellikle AB ülkelerinde sektörlerin gelişmesi için sürekli olarak devlet ile iletişim halinde olan STK’lar bu anlamda örnek teşkil edecek düzeyde.

 

Sivil toplum alanında görev alan tüm kuruluşların vatandaşın demokrasiye katılımı noktasında göz doldurması gerekiyor. Özellikle ülkemizde toplumsal sorunlar artık içinden çıkılamaz hâle geldiği için STK’ların da bu anlamda çok mesafe alamayacakları fikrindeyim. Benimkisi sadece öngörü. Zamanla bu öngörümün kılcallara kadar ne kadar işlediğini hep birlikte göreceğiz diye ümit ediyorum.

 

Bu fikirler eşliğinde geçtiğimiz haftalarda İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün Elazığ Ramada Otel de düzenlediği “Cumhuriyetin 100. Yılında Sivil Toplum Buluşmaları” konulu etkinliğe bende katılım sağladım.

 

Etkinlikte söz alan Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü İşlemler ve Mevzuat Daire Başkanı Sayın Adnan Zengin’in ülkemizde Sivil Toplum Kuruluşlarının önemi ve rollerine ilişkin olan gerçekleştirdiği konuşmanın ana çerçeve anlamında önemli olduğunu belirtmek isterim. STK özellikle kendi içlerinde bir eleştiri kültürü oluşturması gerektiğini bilgisini paylaşan Zengin, ülkemizde STK’ların önemli bir alan olduğu gerçeğine dikkat çekmesi düşünmeye sevk eden bir öğe konumundaydı. Çalışılarak ve ezber ötesi bir yaklaşımla bizlere aktardığı bilgilerin yerinde ve akıcı olduğunu söyleyebilirim. Yine etkinlikte Sayın Valimiz Ömer Toraman, Elazığ’ın özellikle STK anlamında önde gelen illerden biri olduğuna değindi. Sayın Rektörümüz Fahrettin Göktaş ise aynı düzlemde STK’ların ülkemiz açısından özellikle demokrasinin gelişmesi anlamında önemli bir konumda olduğuna dikkat çekti. Burada aslında ilgi çekmeye çalıştığım nokta değerli büyüklerimizin konuşma içeriklerinden çok, Elazığ da bulunan STK’ların durumu. Kanımca STK’lar her şeyi devletten beklemek yerine sivil halkın örgütlenip kendi içinde birlik oluşturması temeline dayanmalı diye düşünüyorum. Elazığ’da toplumu ilgilendiren bir sorun oluştuğunda bu sorunu anında “devletten beklemeden” örgütlenerek şeffaflık çerçevesinde çözebilecek kaç STK var bu konuda çok ümitli değilim açıkçası. Beni bu düşünceye iten sebep, katıldığım etkinlikte sunum sonrası gerçekleşen soru cevap kısmının anlamdan yoksun oluşuydu. Sayın Zengin ve kıymetli ekibi soru cevap kısmında gayet dikkatli ve tüm soruları özenli bir düzlemde cevaplama şekline odaklıyken, Elazığ’da ki STK’larının soru sormak, eksiklerini gidermek, biz katılımcıları aydınlatma, “politik ajandayı” bir kenara bırakıp mantıkla ilerleme eğilimleri yerine, her mikrofonu kapanın kendini ve bulunduğu STK’yı öve öve bitirememesi sorunsalı, konunun etki alanını anında bitirdi. Sadece iki üç kişinin “gerçekten” soru sorduğuna şahit olmak, Elazığ’da STK’ların yozlaştığı gerçeğine mi işaret ediyor bilemiyorum. Bu durumda o halde aşağıda bulunan soruları sormam gerekli.

 

Sanayileşme ile birlikte köyden kente geçiş sürecinde “modernleşmenin” de etkisiyle devletin bazen yetişemediği alanlarda söz sahibi olması gereken STK’lar Elazığ’da hangi konumda? Yaşadığımız depremlerde anında birlik oluşturup, süreci şeffaf olarak yönetebilen kaç dernek var mesela? Yine şehrimizde bulunan STK’ların içinde konuşlanan, bireysellik ile, kendisine “getirim” sağlayan kişiler var mı? Var ise bu kişiler için hangi yaptırımlar uygulandı? Varlıklı ve gönüllü kişilerden toplanan bağışlarda “varlıklı” kişinin öncelik verdiği duruma odaklanma zorunluluğu hissetmeden, “gerçek” sebeplere odaklanan Elazığ’da kaç STK var? Yine memleketimizde yüksek rakamlı üye ve çok eski bir kültüre sahip olan STK’ların yozlaşmaya yüz tuttuğu gerçeği ve hâlâ / ısrarla aynı düzlemlerin devam etmesi sorunu nasıl aşılacak? Elazığ’da siyaset üstü bir alanla “bende varım” başlığı ile yola çıkan STK’ların 2024 yılı itibariyle kaçı “siyaset üstü” hareket ediyor? Yine güzel şehrimizde gerçek bir hareket alnına sahip kaç STK var? tüm bu soruların cevapları nelerdir, neleri ihtiva ediyor işte bunu bilemiyorum.

 

Sonuç olarak temelde halk ile devlet arasında şeffaf bir işleyişe sahip olması gereken STK’ların Elazığ’da bulunan şubelerinin kaçı gerçek bir “kuruluş” gibi daha nice sorunun karşılığını umarım zamanla “anlamlı” cevaplarda bulabiliriz.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sibel Öztaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Cafer Çimen - Güzel bir yazı,aydınlatıcı ve yol gösterici. Yazarına teşekkür ediyoruz.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 03 Ocak 20:24


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler