REHAVET Mİ? ASLA!

Bir işte devamlılık esastır. Neticeye ancak böyle ulaşılabilir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sas), Allah katında en hayırlı amel hangisidir sorusuna cevaben, “Az da olsa devamlı yapılan ameldir” buyurmuştur.

Terörist, soykırımcı İsrail ve destekçilerine karşı yapılan boykottan da netice alınabilmesi için bu boykotun tavizsiz devam etmesi gerekir.

Kısa bir süre uygulayıp sonra da rehavete kapılırsa, bu boykottan netice alınamadığı gibi, Siyonistlerin, “Bakmayın Müslümanların boykotuna, onlar saman alevi gibi parlarlar, sonra da söner giderler. Yine bizim ürünleri satın alırlar” şeklindeki alaylarını hak etmiş oluruz.

Neden bunları söylüyorum? Çünkü boykotta zaaf başladı. Hatta yer yer kaybolduğuna şahit oluyoruz da ondan.

Boykotun ilk günlerinde insanlarımız marketlere girerken, yanlışlıkla da olsa almamak için, ya ellerindeki veya telefondaki boykot listesine bakıyorlardı.

Geçenlerde bir şeyler almak için zincirli marketlerden birine uğramıştım. Baktım insanlar ürünleri market arabalarına atıyorlar. Dedim herhalde boykot listesini ezberlemişler. Artık listeye bakma ihtiyacı duymuyorlar.

Fakat yanılmışım. Zira bir hanım kardeşimizin, boykotlu ürünlerden alan diğer bir hanımı, “Bak! Bunları almakla İsrail’e, onun yaptığı soykırıma, paranla destek oluyorsun” ikazıyla irkildim.

O da “Ne yapayım, o dediklerin temizlemiyor. Mecburen alıyorum” deyince, beriki, “Sen hiç denedin mi? Ben uzun zamandan beri kullanıyorum ve memnunum. Bu Yahudi ürünlerini uzun zamandan beri evime sokmuyorum” dedi. Diğeri de “Denemedim ama biliyorum. Bunun gibi temizleyemez” deyip kestirip attı.

Anladım ki, Siyonistler, reklamla, medyayla bir kısım insanımızı robotlaştırmışlar. İstedikleri gibi düşünüyorlar ve istediklerini yapıyorlar. Öyle ki, kendi ürünlerini denemeye bile yanaşmıyorlar.

Maalesef boykotta rehavet ve gevşeme başladı. Protestolarda, mitinglerde ve yürüyüşlerde de ilk zamanlardaki gibi bir heyecan göremiyoruz.

Kısa sürede pes etmemiz, biraz saman alevi tabiatlı olmamızdan kaynaklanıyorsa, biraz da STK’larımızın diyalogsuzluğundan, istenen birliği oluşturmamalarından kaynaklanmaktadır.

Bir Müslümanın Gazze ve Filistin konusunda duyarsız olmasını düşünemiyorum. Her STK’nın da bu konudaki samimiyetine inanıyorum.

Ancak birlik ve beraberlik oluşturmadaki zaafiyetten ötürü, dıştan bakılınca, bir rol çalma, STK’sını öne çıkarmak gibi bir çaba olarak gözükmekte ve böyle bir fotoğraf vermektedir maalesef.

Elbette yapılan her protestoya katılmalıyız. Çünkü melun İsrail, lanetli Amerika ve yandaşları, bu protestoların hangi STK’nın yaptığına değil, kalabalığına bakarlar. Ne yazık ki, şu an bu şer ittifakına fiilen müdahale edecek güçte değiliz. Öyleyse dünya kamuoyu baskısına destek olmalıyız.

Bu nedenle birlik halinde daha büyük kalabalıklarla ve sık sık protesto etmeliyiz. Benim derneğim, senin vakfın gibi bir ayırım, tam da Siyonistler ile uşaklarının istediği bir durumdur. Onları sevindirmeyelim, daima korkutalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Resul Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler