HASBİHAL MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ UZAYA GİTTİK

Gözümüz aydın olsun 19 Ocak 2024 gecesi 049 da büyük bir azametle aya gittik.

Sevinmemek, mutlu olmamak mümkün değil.

Nereden gittik Kennedy Hava üssünden yani Amerika’dan.

Biletini kaça aldık?

55 milyon dolara…

Çok mu gerekliydi?

Ekonomik alanda dar boğazdan geçtiğimiz bu günlerde bana göre hiç de gerekli değildi.

Düşününüz 55 milyon dolara deprem bölgesindeki bu karda kışta çadırlarda ikamet eden kaç bin insanımıza başını sokacak bir ev tahsis edilebilirdi.

Açlık sınırının çok altında maaş alan dul ve yetimlerimizin, emeklilerimizin insanca bir yaşam sağlamaları temin edilebilirdi.

Kaç tane okul, kaç tane hastane, kaç tane bacası tüten fabrikalar kurulabilirdi.

İnsanlarımız yatağına aç girmez, yaşlı başlı kadınlarımız akşamüzerleri pazarda sebze meyve atıkları toplamazdı.

Bizim Elâzığ’da bir söz var “Desinler ki Haço’nun da hançeri var”

Bizim aya gidişimizde aynen bunun gibi bir şey. “Desinler ki Haço’nunda hançeri var.

Mademki bu kadar paramız vardıysa 50 milyon liraya Tank Palet Fabrikasını niye sattık?

SEKA’yı, Sümer Holdingi, Eti kromu ve onlarca Şeker Fabrikalarını ve yüzlerce altın yumurtlayan tesislerimizi elin Arap’ına neden, niye ve niçin sattık?

Mademki bu kadar zengin bir ülkeyiz eğitime, sanayiye, savunmaya gerekli yatırımları niye yapmadık?

Mademki ekonomimiz bu kadar düzgünse neden her gün her kaleme acımasızca zamlar yapılıyor. Neden vatandaşlarımız elektrik parası vermemek için televizyonun ışığında, neden doğalgaz faturalarının yüksekliğinden ötürü evinde battaniye altında oturuyor?

Benim matematiğim çok zayıf olduğu için bunları kalem kalem açıklayamıyorum. Lütfen sizler kalemi kâğıdı, hesap makinanızı alın bu 55 milyon dolarla neler yapılabileceğini kalem kalem açıklayın.

Şimdi diyeceksiniz ki “Ne yani eller aya giderken biz dönüp bakalım mı?”

Bakmayın kardeşim sizde aya gidin ama ekonomik alanda elinizin güçlü olduğu bir dönemde gidin.

Uzaya astronot gönderdiğimiz gün akaryakıta 1 lira 45 kuruş zam yapıldı. Bu zamla fakir fukaranın alması gereken sebzenin, meyvenin, etin, sütün fiyatı da uzaya çıktı.

Hiç kimse bana vatan, millet, Sakarya edebiyatı yapmasın bu vatan hepimizin, bu bayrak hepimizin elbette ki ülkemizin refah düzeyinin yükselmesini teknolojide dünya devletleri arasında yerimizi almamızı isteriz.

Hem de herkesten çok fazla isteriz.

Ama günü ve zamanı geldiğinde isteriz.

Daha öncede yazmıştım yine yazayım.

Bir kahvede üç-dört emekli arkadaş oturmuş sohbet ediyoruz. İçeri üniversite öğrencisi olduğunu öğrendiğim bir genç girdi dedesinin kulağına bir şeyler söyledi.

Dedesi bize dönüm “İçinizde yüz lirası olan var mı? Torunum bir hazırlık kitabı alacak da” deyince dört kişide yüz lira çıkmadı.

Böyle bir ortamda uzaya gidiyoruz sevinelim mi sevinmeyelim mi?

Takdir sizin.

Çoğumuz sevinemiyoruz çünkü bu ülkede hala yatağına aç giren çocuklar var.

Hadi gelinde sevinin…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şükrü Baş - Mesaj Gönder

# zam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?