DEPREMSELLİK  VE AFET YÖNETİMİ

Büyük depremin birinci yıldönümünü acıyla milletçe andık.Tüm halkımıza tekrar büyük geçmiş olsun diyorum.Depremde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’dan rahmet yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Acılatrmız hala tazeliğini koruyor.

Hangi sıfat görev ve mevkide olursa olsun herkesin bu büyük afet krizi sırasında iyi niyetle çaba gösterdiği ortadadır.Böylesine ağır travmatik olayların yaşandığı her yerde tartışmaların olması gayet normaldir.

Ancak bu tartışmaların boyutunu aşarak hakaretamiz ve incitici boyutlara varmasının hiçkimseye bir faydası yoktur.

Bundan sonra gerek ülkemizde gerek ilimizde meydana gelen depremin yapı stoğunda meydana getirdiği ağır hasarlar ve bunun büyüklüğü göz önüne alındığında halkımız için en önemli sorunun barınma olacağı ortadadır.

Bu yüzden bugünden tezi yok herkesin kısır tartışmaları bir yana bırakarak,güç birliği içerisinde ülkemizi ve ilimizi Sosyal ve Ekonomik anlamda tekrar nasıl ayağa kaldırırızın çabası içerisinde olması gerekir.

Yapıcı olmayan tartışmaların  ülke ve şehir hayatına hiçbir katkısı olamaz.Vatandaşlarımızında milletimize has asırlardır süren misafirperverlik,kardeşlik,tevazu,yardımlaşma duygularını örselemeyecek hal ve tavırlar içerisinde olması herkese yakışan davranış olacaktır.

Bazı yaşanan olumsuzlukları istinai olaylar olarak görüyorum.Yoksa ülkemiz halkı kadirşinastır,zor anında komşusunada, yabancı kardeşinide her türlü imkanıyla sahip çıkacak asalete sahiptir.

Bugün kriz ve afet yönetimi üzerinde durmanın gerekliliğine inanıyorum.

Günümüzde doğal, teknolojik ya da insan kaynaklı afetler, insanların can ve malları ile çevreye verdikleri zararlar açısından çok büyük boyutlarda olabilmektedir. Günümüzün en önemli sorunlarından birisi de afetlerin ekonomik gelişme ve büyüme sürecine olumsuz etkileridir.

Bu etkiler, afetlerin büyüklükleri ile toplumların gelişmişlik düzeyine bağlı olarak doğal afetlerden etkilenme oranına göre değişmektedir.

Afetlere neden olabilecek tehlikelerin ne zaman ve hangi büyüklükte gerçekleşeceğinin tam olarak tahmin edilememesi, afet öncesinde risklerin oluşmaması veya azaltılmasına yönelik tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir.

Kriz ve afet gibi olağanüstü olaylara karşı en etkin çözüm, söz konusu olaylara ve onun doğuracağı sonuçlara öngörmek, gerekli önlemleri almak, ve oluşan kaotik durumu başarıyla yönetmek, en az hasarla atlatmaktır.

Bu amaçla, aktif halk katılımını sağlayan ve temelde gönüllük esasına dayanan özendir yapılsın şeklindeki, görev yetki sorumluluklar keskin hatlarla belirlendiği kriz ve afet yönetim modeli oluşturulmalıdır.

Yani, ortaya çıkabilecek kriz durumlarının çözümü ancak, krizin etkilediği tüm kişi, kurum ve kuruluşların yer aldığı bir kriz yönetim sürecini ile mümkün olabilir.

Kriz ve afet sonucunda yaşanan maddi ve manevi kayıplar, zarar azaltma çalışmalarının önemini artırmak da bu da her toplumun kriz ve afetin bir eylem planına sahip olması zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.

Bu eylemlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan kriz ve afet yönetimi her türlü tehlikeye karşı hazırlıklı olma, zarar azaltma, müdahale etme ve iyileştirme amacıyla mevcut kaynakları organize eden analiz, planlama, karar alma ve değerlendirme süreçlerini kapsamaktadır.

Kriz veya afetler olmadan gerekli hazırlıkların ve önlemlerin alınmasının, en az olay sırasındaki etkin müdahale kadar önemli olduğu unutulmamalıdır.

Kriz yönetiminin temel amacı, kriz oluşmadan önce, başlangıç aşamasında önlemektir.

Yönetimler, krizleri önlemek için, olabilecek her türlü sıra dışı olaylara karşı stratejik plan yapma ve bu planın uygulanması için gerekli organizasyonu yapmak zorundadırlar.

Türkiye tarih boyunca doğal afetler ile siyasi, askeri ve ekonomik krizlere sıkça maruz kalmış bir ülkedir.

Daha çok depremler ve seller, daha az sıklıkla toprak kaymaları ve çığlar Türkiye`deki doğal afetlerin başlıca kaynaklarıdır.

Ülkemizde kriz ve afetlerle ilgili yapılan yasal düzenlemeler ile afet bölgelerindeki Kaymakam ve Valiler acil müdahalenin organizasyonun yürütülmesi ile yetkili kılınmışlardır.

Yerel yönetimlerde oluşturulan kriz masası Vali veya Kaymakamın başkanlığındaki kriz ve afet yönetim merkezini tanımlamakta, acil müdahaleye katkıda bulunacak olan kurumların temsilcileri kriz masasını oluşturmaktadır.

Ülkemizde de yukarıda açıklandığı gibi, yerel yönetim ve merkezi idarelerle, sivil toplum kuruluşları ve iş çevrelerine ait tüm kaynaklarının entegre edildiği bir modern acil durum yönetimin modelinin ülkemizde oluşturulup uygulanması gerekmektedir.

Çağdaş kriz ve afet yönetiminin kentsel ve kırsal planlama, zarar azaltma, hazırlıklı olma, eşgüdüm, yönetim, lojistik ve iletişim unsurlarının dikkate alınması gerekliliği açıktır.

Bunun yanında, eğitim kriz ve afetlerle mücadelenin temel unsurlarından birisidir.

Ülkemizde meydana gelen her afette başarı ile müdahale ve iyileştirmenin yapılmasına rağmen, afetlere karşı sürekli hazırlıksız ve eğitimsiz yakalanarak büyük can ve mal kaybına uğraması da eğitimsizlikten kaynaklanmaktadır.

Özellikle hazırlık ve zarar azaltma evresindeki arama kurtarma grupları ile ilgili faaliyetler ve bu grupların sertifikalı hale getirilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Müdahaleye yönelik ekiplerin eğitiminin yanı sıra, acil durum yönetimi ile ilgili olabilecek tüm evrelerde görev alacak ekiplerin bütününü kapsayacak eğitim fonksiyonu dikkate alınmalıdır.

Söz konuş eğitimin aileden başlayacağı, ilk ve orta öğretimde kriz ve afet yönetimi derslerinin müfredata konulması gerekliliği de vurgulanmalıdır.

Askerlik temel eğitimi kapsamında acil müdahale eğitiminin askerlik yapan tüm vatandaşlara yaygın olarak verilmesi, ayrıca başarı durumuna bağlı olarak arama ve kurtarma ile ilk yardım eğitiminin askerlik görevinin bir parçası haline getirilmesi gereklidir.

Ülkemizde kriz ve afet yönetiminden sorumlu kuruluş olan AFAD-Planlama ve Zarar Azaltma Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmekte olan risk azaltmak amacıyla, Ulusal Afet Yönetimi Strateji Belgesinin hazırlanması, Afet Risklerini Azaltma Ulusal Platformunun kurulması, Afet sigorta sisteminin kapsamının genişletilmesi, İl Afet Planlarının tüm tehlikeleri içerir hale getirilmesi, Erken uyarı sistemlerinin kurdurulması, Gözlem ve rasat ağlarının geliştirilmesi, Farkındalık çalışmaları, Bilgi sistemlerinin geliştirilmesi faaliyetleri yapılmaktadır.

Son derece olumlu bir işlevselliktir.Bu nedenle AFAD’ımızı bu çalışmalardan dolayı gönülden tebrik ediyoruz.

Afet tehlike ve risklerine göre revize edilmiş imar ve kalkınma planlamaları muhtemel zararları önemli ölçüde azaltacaktır.

Afetler neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel kayıp ve zararlarla yerel, bölgesel ve ülke ölçeğindeki kalkınma ve gelişmeyi uzun süre engelleyebilir.

Afet tehlike ve risklerini dikkate almadan uygulanan kalkınma ve gelişme programları riskli bölgelerdeki değerleri artırır ve bunun sonucunda olası afet risklerini de artırırlar.

Ancak ülkemizdemeydana gelen bu afet dolayısıyla Afet anından itibaren başta son derece duyarlı halkımız olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarını aynı anda deprem bölgelerine yönlendirerek zamanında müdahalelerin yapılması suretiyle can kaybının en aza indirilmesinin sağlanmasında emeği geçen herkese,TÜM KAMUSAL VE ÖZEL YARDIM KURULUŞLARIMIZA CANI GÖNÜLDEN teşekkür ediyorum.ÜLKEMİZ MAALESEF YÜZYILLARDIR FAY HATLARININ ÜZERİNDEDİR.GEÇMİŞE BAKILDIĞINDA YIKICI PEK ÇOK DEPREMİN DEFAATEN ANADOLU COĞRAFYASINDA MEYDANA GELDİĞİ YÜZBİNLERCE İNSANIN ÖLMESİNE NEDEN OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR.BİZLER BU GERÇEĞİ BİLEREK VE GÖREREK AFET YÖNETİMİ İLKELERİNİ GERÇEKTEN İÇSELLEŞTİREREK UYGULAMAK ,HALKIMIZIDA BU KONUDA BİLİNÇLENDİRMEK ZORUNDAYIZ.ALLAH ÜLKEMİZİ,MİLLETİMİZİ VE İNSANLIĞI BU TÜR AĞIR AFETLERDEN MUHAFAZA EYLESİN .GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE……

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Çelebi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler