PANAPTİKON ?

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak devletlerin asli görevleri arasında yer almakta. Bu bağlamda özellikle son yirmi yıldır ülkeler üzerinde iç ve dış güvenlik önlemlerinin en üst seviyede yer alması mecburi hale geldiği için bu alanda yapılan çalışmaların günden güne arttığını artık rahatça gözlemler olduk. Bu konuyla ilintili olarak hani şu sürekli olarak dile getirilen Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi kanımca kısmen yapı söküme uğrasa da dünya üzerinde güvenlik önlemleri temelde en fazla konuşulan ana başlıklar arasında yer alıyor.

 

Maalesef yaşadığımız düzen içerisinde “gözetim(panaptikon)” temel de devletler özel de ise bizler için denetim mekanizmalarını canlı tutabilmek adına daha da önemli bir hale geldi. Gözetimi sadece bir güvenlik alanı olarak zihninizde inşa etmeyin. Gözetim artık toplumun her alanın da varlığını sürdürmeye devam eden bir “gerçek”. Evimizden çıkıp işimize, okulumuza, sosyalleşmeye, alışveriş yapmaya giderken kaç tane kameranın bizleri “gözetlediğinin” artık farkında bile değiliz, yani aslında gözetim bir varlık, ancak biz bu varlığın ne kadar bilincindeyiz bu ayrı bir tartışma başlığı.

 

Her şeyi görmenin, her şeyi bilmenin, var olduğumuz coğrafya gerçeğinde sadece yaradana ait bir güç olduğunu bildiğimiz halde ölümlüler olarak aynı güce sahip olma arzumuz zamanla değişerek bugün ki halini aldı. Yani artık “panaptikon (gözetim toplumu)” haline gelen, global köy misali bir şeyleri gözetleme peşinde olan ve henüz bireyselleşemeyen topluluklar olduk. 

 

Kişisel olarak yaşadıklarım ve okuduklarım kadarıyla artık transparan yıllarda yaşadığımızı ve “görünerek” toplumsallaştığımızı düşünüyorum. Sosyal medya üzerinden yaptığımız paylaşımlar bence bunun en belirgin örneği. Merak, görünme arzusu, haz gibi duyguları yoğun şekilde içerdiği için sosyal medya uygulamaları üzerinden “var olduğumuzu görünür kılmaya ”çabalayan “öylesi” vatandaşlar olduğumuzu gözlemliyorum. Aslında görünür olma çabamızın tam olarak “gözetim toplumu çarkına dahil olduğu” şeklinde yorumlasak, kanımca kendimizi kontrol etme noktasında daha sağlıklı bireyler olabilir miyiz diye de düşünmüyor değilim.

 

Gittikçe daha da uzaklaşan ve sorumsuz bir hale evrilen bireyler olduğumuz için korku ve kaygılarımız da günden güne artarak bizleri çağdaş köleler haline getiriyor. Kendimizi ve yakınlarımızı güvende hissettirmek için attığımız her yeni “adım” belki de gözetim toplumunda yeni bir akış sağlıyor.

 

Yaşadığımız çağ, her güzel şeyin anında buharlaştığı bir çağ. Sabun köpüğü gibi dağılan zihinlerimizde “gözetim” kavramını elbette bu kadar kısıtlı bir alanda konuşlandıramayız. Konuya ilgi duyanlar okumalar yaptıkça yukarıda bahsettiklerimin nelere denk geldiğini çok açık biçimde fark edeceklerdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sibel Öztaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler