İNCİ TANELERİ

‘ Bir gün hepiniz bu çizgiyi geçeceksiniz merak etmeyin.  Ümit ediyorum ki bambaşka birer insan olarak.

Değişin arkadaşlar! Değişin ki Allah kurtarsın.’

‘Yağmur her yere düşer fakat şimşek in düştüğü tek bir nokta vardır’

Senaryosunu  Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı ‘inci taneleri’ dizisinden bahsediyorum.

Doğrusu bu dizi hakkında çok şey söylendi, yazıldı, çizildi. RTÜK ten dizinin kaldırılmasını isteyenler bile oldu.

Öncelikle şunu açık ve net ifade edeyim ki, sanat eserleri sinema, dizi, tiyatro, resim ve kitaplar hayatı olduğu gibi tüm çıplaklığıyla yansıtırlar.

Sanat eserlerinde hoşlanmadığımız bir objenin bir görüntünün olması hayatın gerçekliğini hiçbir zaman değiştirmez.

Bugün izlediğimiz çoğu görselde okuduğumuz çoğu yazınsal metinde binlerce olumsuz durumla karşılaşmaktayız. Bu olumsuz durumlar insanlığa birer mesaj olarak algılanmalıdır bizlerin de kötü şeyler yapması için değil.

Viktor HUGO yıllar öncesinden sefiller romanını yazmıştı. Bu romanda hırsızlık yapan aç çocuklar vardı. Şimdi soruyorum HUGO çocuklara hırsızlık yapmalarını özendirmek için mi yazdı bu romanını yoksa aç oldukları için hırsızlık yamak zorunda olan çocuklara toplumun dikkatini çekmek için mi?

Bugün çoğu sanat yapıtında cinayet, tecavüz, ahlaksızlık, zulüm ve benzeri durumlarla karşılaşıyoruz. Şimdi tüm bunlar bizleri bu kötü durumlara özendirmek için mi yapılıyor?

Haber spikerleri onca olumsuz durumu haber olarak sunarken bizlere sizde bunları yapın mı diyor?

 

Çok ilginçtir. Bir gün Hitler bir resim sergisinde bir savaş resmini görünce ressamın birine sorar:

 

Bu resmi siz mi çizdiniz?

Ressam Hitler e cevap verir:

Hayır efendim siz çizdiniz.

İkinci bir durum söz konusu dizide onca ders çıkarmamız gereken durumlar varken sadece bir bayan figürüne odaklanılması da akıl alır bir durum değil.

Neden bugün  dizideki çarpık eğitim sistemini görmüyoruz?

Neden çocuklarıyla iki dakika bile konuşmaktan aciz sadece ve sadece ceza vermeyi çözüm olarak gören anne ve babaları görmüyoruz?

Neden sadece hayatı Google yazdığı iki cümle ile sınırlandıran ötesini araştırmayan ön yargılı bireyleri görmüyoruz?

Neden kadınları bir meta haline getiren eğlence mekanı patronlarını görmüyoruz?

Ve neden hayatın bizleri bir yaprak gibi önüne kattığı ve aslında hiçbirimizin olmak istemediği kişiliğe doğru bizleri sürüklediğini görmüyoruz?

Nerdeyse on beş yılı aşkın süredir televizyondan uzak biri olarak ifade edebilirim ki bu dizi beni tekrardan ekranla buluşturdu.

Erdoğan ve ekibine bizlere hayatı tüm çıplaklığıyla izlettirdiği için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hıdır Gençer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler