SEÇENLER VE SEÇİLENLER

Bu öyle biri hastalık ki sevgili okurlarım derdi var dermanı yok, sancısı var şifası yok…
Nedir bu şifa bulmayan hastalık derseniz o hastalık siyasetçilerimizin vatandaşa yalan söyleme, vatandaşlarında söylenen yalanları çılgınca alkışlamasıdır.
31 Mart 2024 tarihinde yerel bir seçim yapılacak.
Elbette ki seçimler demokrasinin bir gereğidir.
Lakin seçim meydanlarında söylenen içi boş vaatler, hakaretler, küfürler ve en önemlisi toplumu ayrıştırıcı sözler ne siyasetçilere yakışıyor nede “Türkiye seninle gurur duyuyor” diyen şakşakçılara yani onları alkışlayanlara…
Yahu kardeşim alkışlamak bir sevgi göstergesidir alkışla ama lütfen doğruyu alkışla yanlışı değil.
Her eylem ve söyleminde alkışlanacağını hisseden siyasetçide bol keseden vaatler sıralamaktan geri kalmıyor.
Çünkü ne söylese alkışlanacağına inanıyor.
Nitekim bir sayın bakanda mealen “Biz aya dört şeritli yol yapacağız desek inananlar çok olur” dememiş miydi?
Boş yere mi söylemişti Sayın Bakan bu sözleri?

Siyasete ve siyasetçiye neden güven yok biliyor musunuz? Herkesi kör âlemi sağır zannettikleri için.
Siyasetçi eylem ve söylemleri ile topluma her bakımdan örnek olması gereken kişilerdir. Siyasetin amacı da bu olmalıdır.
Siyasetçinin söylediği her söz onun kişiliğinin bir göstergesidir.
Bu yüzden siyasetçi yalan söylemez, kimseye hakaret etmez, yapamayacağı vaatleri vermez.
Ama bizde öyle değil.
Siyasetçi “Konya’ya deniz getireceğim” dese onu çılgınca alkışlayacak bir insan topluluğu var bu ülkede.
Bir belediye başkan adayı “Gerekirse belediye otobüs şoförü teyzemizi evine kadar götürecek” diyor bir alkış tufanıdır kopuyor.
Kimse o sayın başkan adayına “Yahu böyle bir şey mümkün mü” demiyor.
Oysa bu gibi sözler alkışlanmazsa o sözleri söyleyenler kendilerine bir çeki düzen verme mecburiyetinde kalırlar.
Halkı ikna edemeyeceği sözleri söylemezler.
Ben her şeyi anlarım da bu insan topluluğunu anlayamam.
Ancak atalarımızın “Her toplum hak ettiği şekilde yönetilir” sözüne de yürekten katılırım.

Partili Cumhurbaşkanı Hatay’da kendisini dinleyen vatandaşlara mealen “Merkezi yönetimle yerel yönetimler el ele vermezse her hangi bir yardım gelir mi? Elbette gelmez.” Şeklinde sözler söyledi ve…
Ve o toplum bu sözlere alkışlarla cevap verdi yani o sözleri destekledi.
Bu bilinçaltı söylenen bir itiraftır. Bu itiraf siyasette nereden nereye geldiğimizin de bir özetidir.
Nasıl olsa her sözü her siyasetçiyi alkışlayan bir kisim var.

Bir belediye başkan adayı veya bir milletvekili adayı kalkar asla ve asla yapamayacağı işleri vaat eder toplum yine alkışlar.
O belediye başkan ve milletvekili adayı da kendisini bulunmaz Hint kumaşı zanneder.
Onun için önce milletimizin bilinçlenmesi gerekir.
Gerekir ki…
Kendilerine yararlı hizmetlerin gelmesi sağlansın.
Bizde bu şakşakçılık hastalığı şifa buluncaya kadar dertlerimizin şifa bulacağını sanmıyorum.

Yoksa dilin kemiği yoktur vatandaşı kandırmak için her türlü yalana başvurulur.
Sağ olsunlar bizim insanlarımızda söylenen her yalanı alkışlıyor o yalanı söyleyene “Türkiye seninle gurur duyuyor” diyerek tempo tutturuyorlar.
Böyle bir ortamda siyasetçiye de bol bol yakası açılmamış yalanları sıralamaktan geri durmuyor.
Bizlere de koyun gibi dinlemek düşüyor.

Mehmet Şükrü Baş 13 Şubat 2024 Elazığ Günışığı Gazetesi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şükrü Baş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler