AZERBAYCANLI YÖNETMEN ASGAR HUSİYEV İLE SİNEMATOGRAFİ  ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

Bu haftaki söyleşi yazımda “Bir Millet İki Devlet” inancını yürekten paylaşan, imza attığı her  çalışmada adından söz ettiren ödüllü yönetmen Asgar Husiyev’i Türkiye olarak tanımamız gerektiğini düşünüyor müsahibə üçün ona təşəkkür etmək istəyirəm.

Azerbaycan Devlet Medeniyet ve İncesanat Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünü dereceyle tamamladıktan sonra yeteneğini daha ileriye taşıması için “kıymetli” hocası Rafail Gambarov kendisine yurt dışında yüksek lisans eğitimi almasını önermiş. Master eğitimi için Türkiye’yi tercih eden genç yönetmen, eğitim sürecinde kültür mozaiğine aşık olduğu İstanbul’a 10 yıl önce yerleşmiş. Dinamik enerjisini akademik bilgisiyle harmanlayarak görüntü yönetmenliğini üstlendiği reklam filmleri, sinema filmleri ve yönetmenliğini üstlendiği müzik klipleriyle adından söz ettiriyor. Daha da çok söz ettirecektir. Ferhat Göçer ve Azerbaycanlı ses sanatçısı Arzuxanm’ın düet efsanesi “Yüzleşme” şarkısının klibine de çekim açıları ve ışığıyla hayat verdi. Yönetmen Husiyev’e “Sinematografi nedir?” sorusuyla siz kıymetli okuyucularım için söyleşimi başlattım.

AZERBAYCANLI YÖNETMEN ASGAR HUSİYEV İLE SİNEMATOGRAFİ  ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

Sinematografi, bir film veya video prodüksiyonunun görüntüsel unsurlarının planlanması, çekimi ve düzenlenmesi sürecini kapsayan bir sanat ve teknik alanıdır. Bir filmde görsel anlatımın temelini oluşturur ve izleyiciye duygusal, estetik ve anlamsal deneyimler sunar. Sinematografi, bir filmde kullanılacak olan görüntüleri oluşturan unsurları yönetir. Bunlar arasında kamera açıları, kamera hareketleri, ışıklandırma, renk paleti, çekim kompozisyonu, çekim mekanları ve görsel efektler yer alır. Sinematograf, filmin yönetmeniyle birlikte çalışarak filmde hangi görsel öğelerin nasıl kullanılacağına karar verir ve bu unsurların bir araya gelerek filmde istenilen atmosferi ve duyguyu yaratmasını sağlar. Sinematografi, bir filmdeki görsel estetiği ve anlatımı güçlendirmek için teknik bilgiyle sanatın birleşimidir. Bir filmdeki her sahnenin nasıl çekileceğine ve nasıl düzenleneceğine karar veren kişi genellikle bir sinematograf veya görüntü yönetmenidir. Sinematografi, film yapımcılarının ve yönetmenlerin vizyonunu gerçekleştirmek için önemli bir araçtır ve bir filmin duygusal etkisini büyük ölçüde belirler.

 

 

AZERBAYCANLI YÖNETMEN ASGAR HUSİYEV İLE SİNEMATOGRAFİ  ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

 

Sinematografide açılara değinmesini istiyorum yönetmenden.

Kısaca özetleyecek olursam açılar en genel anlamda ikiye ayrılır: Nesnel ve Öznel açı. Açı, izleyicinin bir gözlemci/tanık ya da filmin içinde bir karakter gibi sahneyi görmesi için görüntü yönetmeni tarafından oluşturulur. Nesnel açıda izleyicinin bakış açısına yöneliktir. Öznel açıda ise birinin gözünden görüntüyü aktarmadır. İzleyici için kişisel bakış açısıdır. Sinematografi teknik ve duygusal unsurların birbirini tamamlayıcı bir niteliğidir. Her ikisi de, ortaya çıkarılan eserin derinliğini ve etkisini arttırır. Teknik açıdan bakıldığında, çekim açılarının seçimi, ışık kullanımı, renkler ve diğer teknik detaylar titizlikle planlanmalıdır. Ancak bunların yanı sıra duygusal bağlam da görüntüde büyük önem taşır. İzleyiciyi etkilemek, hikâyenin veya anlatının duygusal derinliğini aktarmak ve onu düşündürmek sinemanın temel amaçlarından biridir.

Görüntü yönetmenliğini üstlendiğiniz kısa film “El” Sabancı Film Festivali’nde mansiyon ödülü aldı. “Ak Kuyu” adlı kısa filminiz 4 ülkenin film festivalinde ödüle layık görüldü. Bir diğer önemli kısa filminiz “Yük” “Azərbaycan Ailesi” film festivalinde 1.’lik ödülünü almıştı. 40’ı aşkın reklam filmi, 6 müzik videosu ve çok sayıda reklam filmine imza attınız. Başarısının sırrının temelde akademik eğitime mi bağlı olduğunu düşünmeden edemedim.

Üniversitenin katkısı akademik olarak bakış açısını değiştirir ve geliştirir. Sinema sanatında geçmişte ne yapılmış, nasıl teknikler kullanılmış, dekor, kostümler ve anlatının kurgusu üzerine perspektif kazandırır. Bir nevi vizyon kazandırmadır. Önemli bir diğer detay ise mitoloji, felsefe ve kültür üzerine bilgi verilir. Tüm bunların yanında sinema ve görsel sanatlar hepimizin de bildiği gibi edebiyata da yaslar sırtını…edebiyat okumaları yapmak önemlidir her açıdan.

Ancak bu noktada önemli bir detay daha vardır: Rembrandt Harmenszoon van Rijn’in eserlerindeki ışık ve gölge kullanımı, sinematografiye ve görüntü yönetimine kazanımlar sunar. 17. yüzyılda, fotoğraf veya film olmasa da Rembrandt, ustalıkla ışık ve gölgeyi kullanarak gerçeğe çok yakın portreler ve sahneler oluşturmuştur. Onun eserlerinde, kişilerin karakterleri ve duyguları, detaylı ve gerçekçi bir şekilde yansıtılır. Özellikle yüzlerdeki gölgeler, kişilerin portrelerinde derinlik ve duygu katmanları oluşturur. Rembrandt’ın tercih ettiği düşük ışık ve yüksek kontrastlı görünüm, gölgelerin ve aydınlıkların dramatik etkisini artırırken, aynı zamanda karakterlerin detaylarını da belirginleştirir. Bu tekniğin, özellikle erkek karakterlerin yüz hatlarını vurgulamak için etkili olduğu bilinmektedir. Işık ve gölge kullanımı, sinematografide karakter oluşturmanın ve duygusal derinlik yaratmanın önemli bir örneğidir.

 Sinematografide felsefeden örnek vermesini istiyorum.

Kısaca değinmem gerekirse felsefi olarak açı ve ışık tekniği kullanan filmler arasında Lars von Trier’in 2003 yapımı Dogville filmidir. Filmde açı tekniği ve ışık Danimarkalı filozof Soren Aabye Kierkegaard’ın felsefesini yansıttığını söyleyebilirim. Yine Hollywood sinemasına baktığımızda açılarda kalan boşluklarda felsefe kullanılır. Örneğin: Nasıl bir savaş sahnesinde bir çocuk ölümden kurtarılmıştırda düşman askerlerinin elinden ve açıda kalan boşluğa milli duygulara seslenecek Amerikan bayrağı yerleştirilir. Filmde kahraman askerler gibi görünür ancak sinematografik açıdan boşluğa yerleştirilen gerçek kahraman Amerika’dır. Ve bu noktada boşluk ve doluluk felsefesi görüntüde alt-metinle verilmiş olur. Tabii ki bu noktada Akira Kurosawa’nın deneyimlerini anlattığı “Kurbağa Yağ Satıcısı” eserini anmadan da geçilmemelidir. Boşluk ve doluluğun nasıl yerleştirilebileceğine dair sinematografiyi geliştirmede kendi deneyimlerine dayalı önemli bilgiler vermektedir.

Verdiği bilgilere doyamayarak konuyu biraz daha genişletmesini istedim.

Akademik eğitimin önemi çekim aşamasında örneğin bir reklam çekiminde eski zamandan yeni zamana geçiş sahnesi varsa, eski dönemi anlatabilmek için sinematografi bilgisine büyük bir ihtiyaç duyulur. O dönemde kullanılan ışıkların ve çekim açılarının sert mi yoksa soft mu olduğunu bilmek oldukça önemlidir. Görüntü yönetmeninin dikkat etmesi gerekenlerin başında ışıklandırma, kamera açıları ve renkler gelir. Bu unsurların doğru bir şekilde uygulanması geçişlerin izleyiciye duygu aktarımını yapan unsurlardandır. Bu yüzden; filmlerde, dizilerde ve reklam çekimlerinde eski ve yeni dönemler arasındaki geçiş sahneleri için sinematografi bilgisi ve estetik yaklaşım büyük önem taşır. Bu sayede izleyiciye zaman yolculuğu yaşatan ve duygusal bağ kurmasını sağlayan etkileyici sahneler elde edilir.

Reklam ve marka ajansını da başarıyla yürüten Husiyev’e aynı zamanda ulusal ve uluslararası firmaların marka yönetimi ve markalarının ürünlerine yönelik imaj oluşturma hizmeti de verdiğini dile getirdim. Marka oluşturmada dikkat edilmesi gereken noktaların neler olduğunu soruyorum.

Marka yönetimi için müşteri geldiğinde hedefini yani vizyonunu dinler ve brif formatı hazırlanır ekibimdeki arkadaşlar tarafından. Mevcut marka algısı nedir? Hedef kitle profili nedir? İşin tanımı yapılır: Yerel mi? Uluslararası mı olacak? Yayınlanacağı mecra da önemlidir. Reklamın veya markanın kitlesine vaadini nedir? Ses tonu nasıl olmalı gibi vd…formatı hazırlanır. Örneğin: Ortadoğu pazarına girmek isteyen bir firmanın sesleneceği kitlenin kültürel desenlerine göre renk, dekor gibi ürünün iletmek istediği vaat ettiği mesaj ve ülkeye göre karakter seçilir. Çekik gözlü bir oyuncuyu Ortadoğu pazarında markanın seslenmesi zordur. Kısaca diyebilirim ki detay ayrıntıdadır diye bir söz var. Markanın brif form aşama detaylarını incelikle hazırlamak önemlidir.

Husiyev ile söyleşimizi bitirmeden önce onun kişisel hayat hikayesine de değinmeden geçmek istemedim.

Azerbaycan’da doğup büyüyen yönetmen, lisans eğitimini Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de dereceyle tamamladıktan sonra usta-çırak ilişkisinde onu yetiştiren hocası, Azerbaycan’ın yaşayan en önemli sinema hocası Rafail Gambarov’un emeğini dile getirerek  Gambarov’un desteği yönlendirmesiyle Türkiye’de eğitim alarak sanatsal bakış açısını geliştirmeye karar vermiş. Değinmeden geçemeyeceğim bir diğer husus ise ailesi onun cerrah olması konusundaki telkinlerine rağmen, Husiyev içindeki o sanat tutkusunu çocukluğundan bu yana hep takip etmiş. Kamera ve çekim tutkusundan vazgeçmeyerek akademik alanda eğitim alarak içindeki o sanat tutkusunu bakış açısından devam eden yönetmen Azerbaycanlı nişanlısıyla geçtiğimiz yıllarda hayatını birleştiren başarılı yönetmenin çalışmalarını yakından takip etmenizi öneririm.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Gödeoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler