DEĞERLERİN İKİSİ

Değerler derken tabi doğal olarak akla ilk gelen insandır. İnsan Eşrefül Mahluk olması hasebiyle kainatta yaratılan canlılar içerisinde en değerli olandır yaşamı için gerekli olan ve olmazsa olmazlarından sayılan Akıl-Hava-Su ve ekmek gibi..

            İnsan değer olarak tartışılmaz olandır. Tabi fiziki görünümlü insan olmaktan öte ruhi olarak ruhen insan olanlardır tartışılmaz olan bir değer olarak.

            İnsan için yukarıda ifade ettiğimiz değerlerle birlikte insanı yoktan var eden ve varlığından haberdar kılan Yüce Allah’ın yaratıp var kıldığı sayısız değerler vardır ilahı noktada olsun, beşeri noktada olsun.

            Değerler içerisinde bir değer vardır ki olmazsa olmazların başında gelir. O da inanç ve inancın gerekliliğinden biri olan kutsal kitaptır, biz Müslümanlarca inanıp kabul ettiğimiz kutsal dört kitap içerisinde Kur’an-ı Kerim ve içeriği olan ayetler gibi.

DEĞERLERİN İKİSİ

             Evet;

Yukarıda belirttiğimiz gibi sayısız değerlerin birçoğu ilahi olmakla beraber birçoğu da en büyük değer olan insanın yeteneği ile oluşan beşeri değerdir.

            Bunların biri ilahi olan ayetlerdir, emir ve yasakları olduğu gibi ikaz ve uyarıcı olan ayetler. Bir diğeri de beşeri olan insanın, ruhen insan olan insanın ruhunda oluşan fırtınayla gönül dünyasından dışarıya fışkıran hislerin, duyguların yansıması olan şiirdir. Hele de milli ve manevi değerler çerçevesinde bir yaşam sürüp ilahi ve beşeri duyguları bütünleştirerek duygulara hitap eden, tercümanlığını yapan şahsiyetlerce kaleme alınıp yayın hayatına kazandırılarak örnek teşkil etmesine sebep olan şiirler.

DEĞERLERİN İKİSİ

            Değerlerin ikisi dedik ve öyle bir başlıkla siz okuyucularımızın karşısına çıkıverirken birine ilahi olarak ayetler, bir diğerine de beşeri olarak şiirler dedik.

Tabii ki ilahı olanla bütünleşen ve de örnek teşkil eden şiirler.

            Şiirler; öylesine değerli beşeri bir değerdir ki değerleri, özellikle de paha biçilmez değerleri anlatan medhu senada bulunmasıyla ruhu okşayan ve zaman zaman titreten ilahi-kaside ve gazelin çıktığıdır, efendiler efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) yı anlatan Na’at’ tır da aynı zamanda.

Yine ruhun gıdasıdır, tıbbi olarak tedavi edici rolü olan Musiki’ nin, yani türkülerin oluşup dile gelişi ve getirilişidir.

Netice itibariyle ele alıp değerlendirmeye çalıştığımız değerlerin ikisi olan Ayetler ile Milli ve Manevi değer taşıyan ve dinlendiğinde insanı kendine getiren ve kim olduğunu hatırlatan şiirler önemsenmeli.

Önemsenmekle kalmamalı içeriği yüreklere işlenerek yaşam alanına alınıp kıymeti bilinerek yaşanmalı ve korunmalıdır.

İnanç mevhumunun tümü olmakla beraber,

Vatan,

Millet,

Ezan

Bayrak ve insani değerlerin yanında olmazsa olmaz olan, bir diğer ifade ile Kırmızı Çizgimiz diye ifade edilen değerler gibi değerlerin tümü bilinip samimiyet çerçevesinde yaşanıp korunması.

İnsanın kendisi başlı başına bir değer olduğu tartışılmaz bir gerçek. İnsana sunulan her şeyde ayrı bir değerdir değeri bilinip korundukça.

Kısa ve öz olarak ifade edecek olursak; insan olarak bir bütün halinde var olmak istiyorsak ki çoğunluk olarak istiyoruz o halde Yüce Allah’ın bizlere sunduğu değerlerin kıymetini bilip dört elle sarılarak korumalı ve yaşam alanımıza alıp yaşayarak muhafaza etmeliyiz.

Bununla da kalmayıp azda olsa içinde bulunduğumuz ataletten kurtulup söz konusu değerler içerisinde bizlere sunulan değerlerimizi ilmi noktada bilimsel yönden geliştirerek zenginleşip şer odak ve güçlerin boyunduruğuna girmeme gayretinde olmalıyız.

Biz, biz olmalıyız

Biz, kendimiz olmalıyız,

Biz, asırlar öncesinden tüm unsurlar olarak bir araya gelmiş ve kenetlenerek bir bütün olmuş ve de İslam’ın bayraktarlığını üstlenip günümüze kadar gelmiş Aziz Türk Milleti olmalı ve ilelebet öyle kalmalıyız.

 

 

                                                                            AYETLER

*Gerçek şu ki, belki İsrailoğulları yollarını düzeltirler diye Musa’ya kitabı vermiştik. Mümin’ un-49

*Meryem oğlu ile annesini de bir mucize yaptık; ikisini de kalmaya elverişli, kaynak suyu bulunan yüksekçe bir yere yerleştirdik. Mümin’ un-50

*Ey peygamberler! Tertemiz nimetlerden yiyip için, güzel işler yapın. Kuşkusuz ben yaptıklarınızı eksiksiz bilmekteyim. Mümin’ un:51

*Biliniz ki, sizin şu ümmetiniz bir tek ümmettir, ben de sizin rabbinizim. Onun için yolumdan çıkmaktan sakının. Mümin’ un:52

*Ama insanlar, aralarındaki inanç bağlarını keserek gruplara ayrıldılar. Her kesim kendi inancını beğenmektedir. Mümin’ un:53

*Şimdi sen onları bir süre için gaflet ve dalâletleri içinde kendi hallerine bırak! Mümin’ un:54

*Sanıyorlar mı ki, onlara mal ve evlâtlar verirken yalnızca iyilikleri için çırpınıyoruz! Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar. Mümin’ un: 55-56

*Rablerine olan derin saygılarından dolayı sorumlu davrananlar; Mümin’ un:57

*Rablerinin ayetlerine inananlar; Mümin’ un:58

*Rablerine ortak tanımayanlar; Mümin’ un:59

*Verdiklerini, rablerine dönecekleri inancından dolayı kalpleri ürpererek verenler; Mümin’ un:60

*İşte bunlar iyiliklere koşup, bu uğurda yarışırlar. Mümin’ un:61

*Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla yükümlü kılmayız. Katımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır, onlara haksızlık edilmez. Mümin’ un:62

*Hayır! O inkarcıların kalpleri bu hususta tam bir bilgisizlik karanlığı içindedir, onların bunlar dışında da hep yapıp durdukları nice (kötü) işleri vardır. Mümin’ un:63

*İçlerinden refah ve bolluk içinde olanları, sonunda cezalandırmaya başladığımızda bakarsın ki feryadı basarlar. Mümin’ un: 64

*Bugün boşuna sızlanmayın! Çünkü siz, bizden yardım göremeyeceksiniz! Mümin’ un:65

*Zira ayetlerimiz size okunurdu da arkanızı dönüp giderdiniz; gece sohbetleri yaparken büyüklük taslayarak onun hakkında hezeyanlar savururdunuz. Mümin’ un:66-67

*Onlar bu söz (Kur’ an) üzerinde hiç düşünmezler mi? Yoksa kendilerine, daha önce atalarına gelmeyen bir şey mi geldi? Mümin’ un:68

*Yahut kendi peygamberlerini daha tanımadılar da, o yüzden mi onu inkâr ­ediyorlar? Mümin’ un:69

*Veya onda bir çeşit cinnet bulunduğunu mu söylüyorlar? Bilâkis o, kendilerine gerçeği getirmiştir, ama onların çoğu gerçeği sevmiyorlar. Mümin’ un:70

*Eğer hak onların keyfî arzularına uysaydı muhakkak ki gökler, yer ve bunlarda bulunanların düzeni bozulurdu. Hayır! Biz onlara şan ve şereflerini getirdik, fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirmektedirler. Mümin’ un:71

*Sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun ki! (İstemezsin, çünkü) rabbinin vereceği karşılık daha hayırlıdır; O, rızık verenlerin en üstünüdür. Mümin’ un:72

*Gerçek şu ki sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun. Mümin’ un:73

*Ahirete inanmayanlar ise ısrarla yoldan sapmaktalar. Mümin’ un:74

*Onlara merhamet edip de içine düştükleri sıkıntıyı gidersek yine de büyüklük taslayarak körü körüne

taşkınlıklarını sürdürürler. Mümin’ un:75

*Andolsun biz onları ağır sıkıntılara soktuk da yine rablerine boyun eğmediler, hâlâ da O’na yakarmıyorlar. Mümin’ un:76

*En sonunda üzerlerine çok şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de görürsün ki onlar bu durumda tam bir şaşkınlık ve ümitsizlik içine düşmüşlerdir. Mümin’ un:77

*Sizi kulaklar, gözler ve akıllarla donatan O’dur. Ne de az şükrediyorsunuz! Mümin’ un:78

 

 

 

 

 

 

 

                                                                      GÜZEL SÖZLER

*Tıp ilmi ki beyte sığdırılmıştır ve söylemenin güzeli de kısa söylenmesindedir. Az ye! Yedikte sonra hazım oluncaya kadar başka bir şey alma!

*Var olan her şeyin, sırf var olduğu için, bir özü vardır. Aslında, var olan her şey, sırf o şey olmasından dolayı, kendine has bir öze sahiptir. İbni Sina

*Bil ki mantık ilminde esas, ispat etmektir. İbn-i Haldun

 

 

        DARGINDIM AMMA

Sana düştü gönlüm ahir ömrümde

Yorgundum kırgındım dargındım amma

Kardelendin açtın tam zemherimde

Yorgundum kırgındım dargındım amma 

     Anam toprak Babam topraktı derken

     Salıma  bindiydim vuslatım erken 

     Kan revan içinde bir yürek varken

     Yorgundum kırgındım dargındım amma 

Lambada titreyen ışık gibiydin 

Tövbekar olduğum eşik gibiydin

Sanki sırılsıklam aşık gibiydim 

Yorgundum kırgındım dargındım amma 

     Kul Burçağım kalbim Allaha ayan

     Bunca ses içinde o beni duyan 

     Sevgi kevserinden badeyi sunan

     Yorgundum kırgındım dargındım amma 

Burçak Karataş/ Malatya-Hekimhan

 

 

                VARDIR

 Dinleyin mazlumu, “bin ahı” vardır

 Zalimin dağlarca günahı vardır

      Zulme hep bahane arayanların

     Her dem gözlerinde timsahı vardır

Aldanma rengine hep dosttur diye

Beyazın görünmez siyahı vardır

     Musa’lar kazanır güçsüz olsa da

     Firavunların hep “eyvahı “ vardır

İbrahim olanın korkusu olmaz

Yakmayan ateşin izahı vardır

     Zalimler azdıkça sonu yaklaşır

     Mazlumun sonunda felahı vardır

Ne kadar karanlık olursa olsun

Gecenin mutlaka sabahı vardır

     İnancı olanda yılgınlık olmaz

     “Sabır” denen güçlü silahı vardır

Bitmek düşmek değil, kabullenmektir

Her azmin bir zafer siftahı vardır

     Yapılan kötülük yanına kalmaz

     Hesap gününün bir ilahı vardır

Sanma ki sahipsiz bu koca alem

Kudreti sınırsız Allah’ı vardır

Nejat YILMAZ- Elazığ

                                

           VAR

Hasretlik revamı böyle sevene

İçimde bu aşkın sönmez közü var

İsterse desinler deli divane

Aklımdan gitmeyen ak pak yüzü var

     Kan çanağı gözler uykusuz halim

     Bu sevda sürdükçe susmaz ki dilim

     Edep erkân bilir hiç satmaz çalım

     Koyu muhabbetlik nice sözü var

Yanlışı gördü mü öfkesi taşar

Gün boyu rızkının peşinden koşar

Aslına sadıktır şehirde yaşar

Baktıkça doyamam mavi gözü var

     Felek tokadını ansızın vurmuş

     Dertler sıralanmış yormuş da yormuş

     Sayısız türbeye aşk ile varmış

     Derin yara açmaz bende gizi var

Hak dostu şairim toprağı ırak

Helalinden sevdim etmem mi merak

Hiç kimse demesin gel vazgeç bırak

Gönlümün tahtında dadaş kızı var

İhsanNAZİK-Elazığ

 

...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dursun Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler