ELAZIĞ’DA YAŞAM MI BENİ SÜRÜKLÜYOR BEN Mİ YAŞAMI?

Elazığımız kültürü, sanatı, yaşamla olan bağlantıları, iç dinamikleri, eğitimi ve daha çok ana teması ile kanımca bölgede önemli bir yeri işgal ediyor yani en azından ben böyle düşünmek istiyorum. Bazı konuları maalesef hâlâ geride bırakma hatta bazen gerçekle buluşma noktasında eksilerimiz olsa da bu şehir benim anlam dünyamda bir kıymettir.

 

Yıllardır bu şehirde yaşayan ve benim gibi olan faniler şu iletiyi bana sık sık tekrarlar; ” bırak şu şehri, batıyı deneyimle”…  Sebep?

 

Bu şehre ben sahip çıkmazsam, sen sahip çıkmazsan kim bu şehri analiz etme gücünü bulacak, kim katkı sağlayacak ve kim “özgeci davranışları” yeniden inşa edecek?  

 

Şu kadim şehirde bir kez dahi İzzetpaşa camisinin çevresinde bulunan kahvehanelerde oturup iki yaşlı ile derin sohbetler gerçekleştirmediysen, sokakta bulunan bir çöpü çöp kutusuna atmayı “gurur” yaptıysan ve daha nicesi için anlam dünyanda bir eşleştirme yapamadıysan… bu şehri sence sahipsizliğe iten şey senin gerçeğe karşı geliştirdiğin davranış biçimin olabilir mi? Sen bu “eylemsizliklerin” ile batıya da gitsen “zihnin hâlâ bulanık”, bu gerçeği bir kez dahi keşke görebilsek, biraz algıları denetlesek, bir ara da keşke derinleşebilsek.

 

Elazığlılar olarak yaşamlarımızda artık şöyle bir gerçeklikte oluştu. El birliği ile var gücümüzle süreçleri verimsizleştirdik, aldıklarımızı basitleştirdik, ortamları aynılaştırdık, öngörülerimizi sığlaştırdık. Evet bunu hep birlikte el birliği ile yaptık şimdi belki neden yaptık diye düşünmeye başlama zamanıdır ama kaçımız Elazığ’ın “eski” temalı olan tatlılığının farkındayız onu da bilemiyorum.

 

Ve yine Elazığ da sınırlar, değerler, gün geçtikçe daha da silinmeye başladı. Artık daha az sorgulayan “otomat” bireyler olduk bu şehirde. Yeni nedir, eşya nedir, eski olana saygı nedir epey uzak olduk gibi bu tanımlara.

 

Bu şehirde zamanla birlikte sonsuz sayıdaki kitlesel deneyimler bizleri de deforme etti, ufacık bir eleştiri de çamur olmaya başlayan insanlar haline geldik, kendi savaşımızda kendimizle baş başa kaldık, bunları da bir türlü anlayamadık.

 

Elazığ da artık yaşamlarımız, kısmen esnek, kısmen değişken ve kısmen de değersiz oldu. Doğru olan ne, yanlış olan ne, ahlâk nedir, namus kavramı neye denk gelir gibi sonsuz sayıdaki derin devingenleri aşağılar olduk. Bunları anlam dünyamızda eşleştirmek ise artık epey bir vakit alır gibi, gözlemek isteyen için kaynak çok.

 

Açık sözlü olmak bu devirde aslında sivrisineğin olmadığı sakin bir dağ havası gibi kanımca. O dağ havasında göğe baktığında bulduğun şey ise tamamen senindir. Elazığ da ne kadar açık ve sade sözlüyüz, dağ havasında neler soluyoruz, neleri yeniden yapı söküme uğratıyoruz bir ara sakinleşip bakmak gerek.

 

Elazığ da yüreğimize çöken ani alacakaranlık, Elazığ’ın işitilmeyen sesi gibidir. Bu sesi birkaç kez duymuş biri olarak şanslı olduğumu da iletmek isterim. Bu bağlamda Elazığ’da yaşam, bazen bir savaş alanı gibidir, kalbini ürpertir, düşüncelerini raks ettirir. O savaşta en önde savaşan kahramanlar ölünce, Elazığ’da kahraman olurlar Elazığ’ın böyle bir sorunu vardır, bunu anlamak da biraz zaman ve akış ister.

 

Elazığ da değer üretmek en zor işlerden biridir, ciddiyet ve disiplin gerektirir bu nedenle epey bir sabır ister. Artık düşüncelerimiz sentetik bir eşya gibi sağa sola savrulduğu için bu şehirde değer üretkenliği mağara içinden çıkıp, hakikati görenler / görmek isteyenler için hiç de çiçeklerle çevrili bir yol sunmaz, bu yol epey zor bir yoldur. Hakikat yoluna eşlik etmek isteyenlerin varoluşsal sancıları nedir, neye denk gelir ? bunu ise bu şehirde ancak yaşayanlar bilir.

 

Yani kısacası Elazığ da yaşam mı beni sürüklüyor ben mi yaşamı bu konu pek de belli değil. Zamanla toplumu daha da analiz etme gücünü tinsel yanımla hissettikçe Elazığ’ın “ne olmadığına” karar vereceğim gibi duruyor. “Olmak ya da olmamak zaten bütün mesele bu değil mi?”

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sibel Öztaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ümit B. - Sizi Gaziantep’ten takip ediyoruz . Elazığ’ı çok güzel tasvir ediyorsunuz. Hangi kitapları okuduğunuzu merak ediyoruz. Saygılar

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Şubat 19:37


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler