ELAZIĞ ŞEHRENGİZİNE DAİR AHLAKLI İSYAN

Bundan yıllar yıllar önce Nafiz Koca üstadımız bir yazısında şöyle demişti;

 

“…Köse torunun dedesinin sakalıyla öğünmesinin en somut yansıması Elazığ’da gözüküyor. Bir şanlı tarih hastalığıdır tutturmuş gidiyoruz.  Atalarımızın geçmişteki başardıklarıyla öğünmek ve bundan kendine pay çıkarmak sadece bize has bir özellik olsa gerek. Bu hastalığın en çok dile pelesenk olanı ise Harput.  Harput’umuz da olmasa anılacak ve gurur duyacak pek öne çıkan değerimiz olmayacak. Hani Yunus’un “cennet cennet dedikleri” mısra misali bizde “Harput Harput dedikleri  üç beş kaya, üç beş maya, üç beş hoyrat ve epeyce bir aşk meşk hikayesi..”

 

O yıllarda ağır eleştirime de maruz kalan üstad Nafiz Koca’nın yukarıdaki cümleleri yıllar geçse de zihnimin orta yerinde çakılı durmaktadır.

 

“..Harput Harput dedikleri  üç beş kaya, üç beş maya, üç beş hoyrat ve epeyce bir aşk meşk hikayesi…”

 

Elbette üstadın anlatmak istediği şey Harput kimliğinin yozluğu değildi, onun anlatmak istediği yitip giden Harput kimliğinin artık geri gelmeyeceğiydi. En azından şimdi öyle düşünüyorum..

 

Gelinen zamanda Harput’ta ve yeni şehir Elazığ’da ve dahi Palu’da, Ağın’da, Keban’da, Maden’de yerin altındaki muhteşem zenginliği yerin üstünde koruyamamışız.

 

Sonuçta mirasyedi evlat gibi utancımız açığa çıkmış o yüzdendir ki önüne gelen vurmuş, ardına bakmadan gitmiş.

 

Oysa bir kültür ve tarih kenti olan Elazığ’ımızın birçok konuda olduğu gibi sanat, kültür ve edebiyat alanındaki kayboluşu da yüreklerimizi yıllardır sızlatmaktadır.

 

1974 yılında basılan Rahmetli İshak Sunguroğlu’nun “Harput Yollarında” isimli dört ciltlik muhteşem eseri gibi Elazığ’ı doya doya yaşayıp anlayabileceğimiz çok fazla eserler verememişiz ya da az olan bu yayınları yeterince tanıtamamışız.

 

Yine, yıllar önce  Elazığlı usta yazarlarımızdan Metin Önal Mengüçoğlu’nun kaleme aldığı “Harput Şehrengizi” adlı eserindeki aziz şehrin içler acısı halinden ders alabilmiş miyiz?

 

Ne diyordu ustamız;

 

“..Ey şehir seni bu hale kim getirdi? Seni, çehreni darbeleriyle tanınmaz kılan, toprağını kirleten, tarihe ait taşları, mezar taşlarını söküp Mezre’de yeni şehirde parti binası imar eden bizden başkası mıydı ki şimdi senin namını diyar-ı gurbette kullanarak insanların cazibesine medar kılmaya utanmıyoruz. Hepimiz suçluyuz..”

 

Evet Elazığ’ımız bir kültür şehridir deriz ancak kitap yoksunu ve özellikle kültürel anlamda kaderine terk edilmiş bir şehir olduğundan bihaber yaşarız.

 

Hem tarihi, hem kültürü, hem insanları hem de folkloruyla haklı övgülere mahzar olmuş şehr-i aziz’i sözlerle kulaklarımızın insafına terk etmişken yazıya aktardıklarımızı ya unutmuşuz ya da önemsememişiz.

 

Memleketim insanı doğduğu toprağı terk ederken ekmeğini kitaptan çıkarmış bir yazar kalmamıştır artık an-ı zamanda.

 

Alelade bir kitabı bastırıp satmaya çalışan her kişiye de yazar denmeyeceğine göre gösterir misiniz son yıllarda Elâzığ’ımızla ilgili şöyle bir Elazığ şehrengiz kitabı.

 

Yapılan birkaç iyi niyetli çalışmayı da incelediğimizde yüzlerce hata ile karşılaşıyoruz.

 

Kopyala yapıştır mantığındaki ucuz kişiler sırf gömleklerine bir yafta eklemek için kendilerini yazar olarak atfederler ya bu daha korkunç bir durum.

 

Şehirlerin yaşayan bir ruhu vardır.

 

Ahmet Hamdi Tanpınar bu durumu beş şehir adlı eserinde çok güzel açıklamıştır. Sözüm ona bir ilim irfan kenti olan şehrimize ait neden muhtevasıyla bizleri etkileyebilecek bir eser çıkaramamışız.

 

Ya da  Nafiz Koca’nın dediği gibi neyimiz var ki övünelim de yazalım.. Üç beş hoyrat, üç beş aşk hikayesi mi..!

 

Neden altıncı şehir olmamışız?

 

Suç bizim mi, bizden öncekilerinin mi?

 

Harput gibi Palu gibi, Ağın, Keban, Maden gibi canlı tanıklar dururken yanı başımızda, neden onları dinlemeden kendi ipimizi çekmişiz?

 

Hiç sorduk mu bunları kendimize?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muharrem Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler