HESAP YARIM KALDI

Ceza kanunlarının en önemli iki hedefi vardır: Biri caydırıcılık, diğeri de suçlunun ibretlik cezalandırılmasıdır. Böylece suç işlemeyi düşünenlerin, bir değil bin defa düşünmesini sağlamaktır.

Eğer ceza kanunları bu iki amacı gerçekleştiremiyorsa, bu kanunlar eksiktir, yetersizdir, yeniden ele alınması ve düzeltilmesi gerekir.

Ayrıca kimi suçlular cezalandırılır, kimileri de suçtan muaf tutulursa, o zaman ortada vahim bir hal var demektir ki, böylesi bir durum mağdurları daha mağdur, suçluları da daha yüzsüz yapar.

Bu kısa açıklamadan sonra esas konumuza gelelim. Malumunuz bugün 28 Şubat, inanç ve fikir özgürlüğüne, insanların hayat tarzına, eğitim ve çalışma hakkına, demokrasi ve milli iradeye darbenin, o uğursuz günün yıl dönümüdür.

Osmanlı’da da Cumhuriyet’te de darbelerin hesabı sorulmadı. Bu nedenle sık sık darbeler oldu. Milletimizin gücü ve ülke kaynakları heba edildi.

Şayet 27 Mayıs Darbesi’nin hesabı sorulsaydı, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat  darbeleri olmazdı.

Neden mi sorulmadı? Çünkü benim darbem, senin darben diye ayrıma tabi tutuldular. 27 Mayıs ve 28 Şubat’a, kendilerine karşı olmadığı için jakoben sol ve azgın laikler sahip çıktılar/çıkıyorlar. 12 Mart ile 12 Eylül’e sahip çıkan olmadı ama sorumlularına hesap soracak bir irade de ortaya konulamadı.

Bu böyle devam ederken, çok geç de olsa 28 Şubat cuntacıları hesaba çekilerek ezber bozuldu. Fakat darbe kışkırtıcıları ve destekçileri hesaba çekilmediği için bu da yarım kaldı.

Mesela bu darbenin siyasi ayağı hesaba çekilmedi. Bu darbenin teşvikçileri, gâh cuntadan emir alarak, gâh da cunta adına attıkları manşetlerle millet iradesine saldıran, korku pompalayan ve cuntacıları kışkırtan medya patronları, gazeteciler, cuntacıların brifingleriyle militanlaşan yargı mensupları ve cuntanın sivil ayağı STK’lar hesaba çekilmediler.

Mesela kendilerine “Sivil İnsiyatif” diye bir de kuyruk takan TİSK, TOBB, TÜRK-İŞ, DİSK, TESK’in o günkü başkanları hesaba çekilmediler. Bankaların içini boşaltıp bu milletin sırtına 50 milyar dolar yük yükleyenlere hesap sorulmadı.

Cuntacılardan daha darbeci kesilen, bildiri yayınlayan, yürüyüş yapan, öğrencilerin eğitim hakkına engel olan, katsayı zulmünü uygulayan rektörler, akademisyenler ve ilkel kavimlerde bile görülmemiş ikna odaların mucitleri hesap vermediler.

Bu nedenle mağdurların acısı dinmedi. “Merak etmeyin, bunun Hesap Günü de var!” diyenler olabilir. Amenna, fakat onların bu dünyada da cezalandırılmalarını görmek gibi bir hakkımız olsa gerek.

Hesap sorulması için hala zaman var. Denilebilir ki, çoğu bu hayattan göçtü. Olabilir ama en azından suçlu oldukları kesinleşir. Bundan sonra darbeye kalkışmak isteyenler veya onları kışkırtanlar bir değil, bin düşünürler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Resul Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler