ELAZIĞ’A YENİ BİR AVM ÇOK MU GEREKLİ

İletişim halinde olduklarım bilirler, genelde Alışveriş Merkezlerinde (Avm) vakit geçirmeye mesafeli yaklaşan biriyimdir, Zaman kavramı benim düşünce yapımda önemli bir yeri “meşgul” ettiği için Avm’ler de vakit geçirmekten pek hoşlanmam bu nedenle kendim ile Avm’ler arasında bir bağlantı kurmayı tercih etmem. Bunlar tabii ki bireysel durumlar olduğu için herkesin yaklaşımı farklılık gösterebilir.

 

Avm’ler tüketim toplumu olan günümüz dünyasında kentlerin maalesef bir gerçeği olarak bizleri karşılıyor. Geçmişte üretim odaklı olan güzel ülkemde artık tüketim hızla artış gösterdiği  için boş vakitlerin yoğunlaştığı yer olan Avm’lerin ruhsal dünyamızdaki etkilerinin ne kadar farkındayız bilemiyorum.

 

Elazığlılar olarak iş yerinde geçirilen vakit dışında kalan “boş zamanlarımızda” özgür irademizle gerçekleştirdiğimiz dinlenme, eğlenme, bilgi ya da yeteneklerimizi geliştirme gibi daha nice uğraşlar eskisi gibi kaliteli değil gibi geliyor bana. Sosyal ve ekonomik alanda gelişmiş ülkelerin bireylerin kendine katkı sağlaması ve yaşamdan daha fazla keyif alabilmesi için sosyal verimlilik süreçlerine daha fazla önem verirken bizlerde nedense boş vakit kavramı, tüketim yapma odaklı olarak kendine yer ediniyor. İlginç.

 

Avm’lerin zaten gerçek amacı düşünmeyen, sorgulamayan her türden insanın dikkatini çekerek, ortamın cazibesini sağlamak, boş boş gezse de ortama sayısal olarak katkı sağlamasına odaklanmaktır. Malum artık “gösteri toplumu” olduğumuz için “gösterinin” de en yoğun biçimde karşılığını bulduğu Avm’ler “mabet yerleri haline geldi” bunu hiç fark ettik mi bilemiyorum. Elazığ’da o yüksek binalara sahip ve yine aynı cadde üzerinde yer alan bir diğer Avm ve Bahçelievler tarafında konuşlanan Avm’de boş vakit geçirirken “dışarıyı yani hayatın gerçekliğini gereksiz kılma çabasında olan” bir yere fazla şekilde anlam yüklediğinizi hiç düşündünüz mü merak içerisindeyim. Herhangi bir yerde asılı bir saatin dahi olmadığı, gece mi gündüz mü belli olmayan, ışıkların ve ısınmanın daima sabit olduğu bir mekân da olmak… şimdi bu yazıyı okurken size de biraz tuhaf gelmedi mi? Yemek yenilen kısımlarda sandalyelerin renk seçimi ve yine sandalyelerin genelde rahatsız bir şekilde oluşu (bir an önce o yemeğini ye, kalk ve senden sonraki de yemeğini yesin ve hemen kalksın, hadi Avm’yi tavaf etmeye başla!) gibi daha pek çok durumun ruhumuza kattığı acelecilik ve hissizlik bence düşünülmesi gereken “önemli” bir durum. Küçük bir işiniz dahi olsa kesinlikle kısa zamanda çıkamadığınız Avm’ler bizlere daima güvenli, temiz ve uzun süre kalınır duygusunu işlediği için gerçekten bu anlamda ruhumuzu dinlendirme mekânında mı bulunuyoruz biraz düşünelim.

 

Yürüyen merdivenler ve asansörlerin konumu, Avm’de çalan şarkıların temposu, sağımızda solumuzda uçuşan kokular hatta bazen acıkalım diye havalandırmalardan yapılan yemek kokuları, mağazaların dizilişi, (ünlü kahve zincirlerinin giriş katta ve köşe de oluşu böylelikle dışarıda sigara içiminin kolaylaştırılması vb.) renkler, zemin, lavabolar, güvenlik kapısı, güvenlik görevlileri, mağaza ve ürün çeşitliliği ve dahası… bu kadar karmaşıklığın içinde etiket fiyatına takılmamak için bizi sıkıştıran ve kışkırtan bir sistem.

 

Üç tarafı sularla çevrili olan Elazığımız, kapalı çarşısı, bakırcılar meydanı, buğday pazarı, şıra meydanı, Salı pazarı, Perşembe pazarı, Harput’u, Palu’su, Keban’ı, Ağın’ı, Sivrice’si, Hazar Baba’sı ve daha fazlası ile bizleri gerçek ile buluşturmaya can atarken reklamların “ulvi” çağrısına uyarak yaşamı anlamsızlaştırmada ısrar etmek.

 

Bunca gerçekliğe rağmen daha doğal bir sürecin işlenerek verimli iş alanları oluşturulması gerekirken Elazığımıza yeni bir Avm inşa edilmesi ne kadar doğru? Bu şehir insanlara başka alternatifler sunamaz mı?

Kanımca biraz düşünmeli, Yaradan ile aramızı düzeltmeli ve bunun içinde bu biçimsiz çağ da biraz da olsa yavaşlamayı öğrenmeliyiz.

 

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sibel Öztaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Bayram - Darwin i açıklama cesaretini göstermek çok yürekli bir davranış. Tam olarak bu çağı ve belli bir grubun zihnini açıklamışsınız. Çevre yapmayı kültürel sermaye sanmak, vallahi helal size.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mart 22:42


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?