İZZETİMİZİ YİTİRDİK, ZALİMLERİN MERHAMETİNE KALDI

Bugün yeryüzünde kanı en ucuz varlık, Müslümanlardır. Çünkü izzetlerini yitirdiler. Oysa aziz, izzet ve şeref sahibi, Müslümanlar idi.

İzzet hak gibidir. O, hak edene aittir. Buna hak kazanmak, ancak savunmada, bilgi ve teknolojide, ekonomide en az emperyalistler kadar güçlü olmakla olur, onlara bağımlı yaşayarak değil.

İki asırdan beri Müslüman ülkeler, gerek silah, gerekse ekonomi ve gerekse bilgi ve teknoloji bakımından Batı’ya bağlı yaşıyorlar. Bu zillete düşen birinin izzetiyle hareket etmesi, elde ateşi muhafaza etmekten daha zordur.

Terörist Siyonistler bir asırdan daha fazla bir süredir Müslüman Filistinlilerin kanını akıtıyorlar. Hem de tüm Müslümanları aşağılayarak.

Bugün de terörist İsrail’in Gazze ve Filistin’de yaptıkları, sadece İzzettin Kassam mücahitlerinden, sadece Gazzelilerden ve Filistinlilerden intikam almak değil, aksine tüm Müslümanlardan, tüm İslam dünyasından intikam almak içindir.

İslam dünyasını aşağılayarak açıkça şunu diyor: Ben, Amerika ve diğer uşaklarımı yanıma alarak, katliam da yapıyorum, soykırım da. Ne uluslararası bir kuruluşu dinlerim ne de onların kanun ve kurallarını tanırım.

Siz de böyle seyredersiniz. Çünkü savunma, bilgi, teknoloji ve ekonomide bize muhtaçsınız. Liderlerinizin çoğu bizim desteklerimizle iktidara geldi ve yine desteklerimizle orada kalıyorlar.

Bu halinizle konuşmaktan, yarım ağız kınamaktan, toplanıp toplanıp dağılmaktan başka ne yapabilirsiniz ki! Elinizdeki demode silahlarla mı bize karşı koyacaksınız? Buna rağmen, istesek o silahları da size kullandırmayız. Çünkü izni de, parçası da bizim elimizde. Çaresizsiniz. Benden ve Amerika’dan merhamet bekliyorsunuz ama çok beklersiniz!

İslam dünyasının bu geri kalmışlığının yanında bir de dağınıklığı terörist İsrail’i, Amerika ve yandaşlarını cesaretlendiriyor. Çünkü yıllardan beri Müslümanların aralarına fitne ve fesat tohumlarını ektiler ve bugün de meyvelerini topluyorlar.

Türkiye gibi çemberi kırmak isteyen bir, iki ülkeye de göz açtırmak istemiyorlar. Hem içteki uşaklarıyla hem de besleme terör örgütleriyle ülkenin gücünü kırmak istiyorlar.

Bütün bu namüsait şartlara rağmen yapılacak şeyler de vardır. Bunun için öncelikle sözde değil, özde birlik oluşturulmalıdır. Bu da âlimler, mütefekkirler, kanaat önderleri, akademisyenler, gazeteci ve siyasiler ile halkın yöneticilere baskısıyla sağlanır. Bu yapılabilir. Çünkü Dışişleri Bakanı Sayın Fidan’ın da dediği gibi sokaklarımız kışkırtılmış ve gergin durumda.

Amerika ve İsrail, birlik oluşturmuş Müslümanlara karşı savaşı göze alamazlar ve bu zulüm ve soykırım son bulur. Hele Amerika böyle bir savaşa asla girmez. Çünkü özelde Pasifik, genelde dünya hâkimiyetini Çin’e kaptırır. Zaten Amerika’nın Akdeniz ve Basra Körfezine savaş gemisi göndermesi, sadece İsrail’i korumak değil, savaşın Bölgeye yayılmaması içindir.

Bu gerçeği Bölgedeki Müslüman yöneticiler de biliyor ama koltuk ve iktidar sevdası adım atmalarına engel oluyor. Yazık! Gazze ve Filistin’de olan bitenler Ümmetin yüz karasıdır. Bundan, ancak herkes üstüne düşeni yapmakla kurtulabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Resul Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler