CUMA DA; CUMAYMIŞ MEĞER

Bir önceki yazımda bahsetmiştim Belediye Başkanı Sayın Şahin Şerifoğulları’nın ekranlardaki ketumluğundan.

Yazıyı okumayanlar için hatırlatayım da ne ketumluğu soruları gelişmesin.

Sayın; Şerifoğulları’nın ilimiz yerel ekranlarındaki programını izlemiştim.

Yerel iki televizyonlarımızın temsilcileri soruyor Sayın Başkan yanıtlıyordu.

Belediye Başkanı seçilmeden önce projelerinden bahsediyor, seçildikten sonra da neleri yaptıklarını bir bir anlatıyordu.

Kendisi anlattıkça gazeteci arkadaşlar hayretler içerisinde dinliyor, cevaplara yeni sorular ekleyip soruyor, sorguluyorlardı.

Kanal23’ten Elif Hanım çok zekice aralara sızıyor, bulduğu her fırsatta Sayın Şerifoğulları’nın ağzından bir şeyler kaçırmasını bekliyordu; seçilmesi halinde yeni dönemde gerçekleştirecekleri projelere dair.

Şahin beyin maşallahı vardı.

Ser verip sır vermiyordu.

“Biraz sabır Cuma’ya az kaldı” deyip geçiştiriyordu.

İşte başlıktaki espri bu: “Cuma; Cumaymış meğer”

TV’deki programcılardan çok ben merak etmiştim.

Hatta meraktan öte Cuma’yı tabiri caizse iple çektim.

Merakıma değdi.

Hayatımda ilk kez böyle siyasi bir programa katıldım.

İyi de oldu, Sayın Belediye Başkanımızın yeni dönem için planladıkları projelerini kendi sunumuyla öğrenmiş oldum.

Program sonrasında katılımcıların konuşmalarına biraz kulak kabarttım da; ekseriyeti takdirle bahsettiler.

Bir kısım projeleri uçuk kaçık bulduğunu ifade etse de yanındakiler; “Ne kadar uçuk olsa da şehrin alt yapısına girmek kadar mı uçuk?” sizce deyip konuşanların uçuk ifadelerini çürütüyordu.

Peki konuyla alakalı benim düşüncelerim mi?..

Peşinen söyleyeyim; izledikçe gururlandım, Sayın Şerifoğulları’nı dinledikçe Elazığ adına mutlu oldum.

Sayın Başkan ve ekibi büyük bir ciddiyetle hazırlamışlardı projenin görsellerini.

Bu bile başlı başına işi ne kadar ciddiye aldıklarının göstergesi idi.

O görselleri görüp de hayallere dalmak işten bile değil.

Dev ekranlarda görseller akarken akan görsellerin içerisinde kendimi bulduğumu ifade söylesem inanın abartmış olmam.

Film şeridi gibi akarken kah, Harput’ta bedestenlerde çay yudumladım, kah; kütüphanelerde rafların arasında dolaştım.

Teleferikle şehrin üzerinden geçerken video çekip history bile yaptım.

Yani anlayacağınız Cuma gerçekten Cumaymış meğer.

Cumayı merak etmeme de, iple çekmeme de değdi.

Açıkçası umutluyum; sosyal donatılarının zirve yapacağı bir gelecek beş yıl için umutluyum.

Umutlu olduğum kadar da mutlu.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özge Borum - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?