Toplumun Çürümesi Ve Yok Olan Nesiller

Bir ülkenin kolayca yıkılması için toplumun ahlaken çökmesi gerekir. Bunun için de devletin isminin değişmesine gerek yok veya başka devletler tarafından, memleketinizin işgal edilmesine gerek yok çünkü bir toplumu yozlaştırıp ele geçirmek için artık savaşmaya da gerek yok, günümüz teknolojisinde ve kötü yöneticilerin etkisi sayesinde bu durum kolayca gerçekleşir. Tabii ki sadece yöneticilerle iş bitmiyor, nihayetinde yöneticiler de toplumun içinden çıkan insanlar.
Bir toplumu değiştirmek için öncelikle dünyaya tapan, paranın kölesi olmuş, maddiyat haricinde hiçbir ahlaki ve vicdanı değeri olmayan yöneticiler getirilir. Utanç duygusunu yitirmiş, bireysel çıkarlarını, toplumun çıkarlarının üzerinde gören ve insanları güzelce kandıran yöneticiler geldiğinde ise ahlaki çöküşün ilk adımı atılmış olur. İnsanların çoğu gösteriş, para ve makam meraklısıdır, tabii ki bu her ülkede geçerli değildir ama gelişmemiş, eğitim ve değerler karmaşasının olduğu ülkelerde çokça yaşanır. Onurlu duranların, başkasının yanlışına yanlış diyenin, dünya malına tamah etmeyenlerin dışlandığı bir ülkede çöküşün temelleri atılmıştır zaten.
Yöneticilerin ve halkın birlikte hırsızlık yaptığı, adaletin güçlünün yanında durduğu, kurumların yozlaştığı ( torpil, rüşvet, adam kayırma, makam için el etek öpenler) bir yerde kimsenin yüzü kızarmıyor ve hiç kimse hesap vermiyorsa, o ülke halk tabiriyle hapı yutmuştur. Düzelme ihtimali çok azdır çünkü ahlaksızlığın, ahlak sayıldığı kurallar yasallaşmış, yazılı olmayan kanunların da yazılı olan kanunları makas gibi kesmesi sonucu kimin gücü, kime yeterse anlayışı hakim olmuştur. En önemli konu ise kim, hangi konuda ahlaksızlık yaparsa yapsın utanma duygusunu bir kenara bırakıyor olmasıdır. Hırsızlık yapar utanmaz, kadına, hayvana, mazluma şiddet gösterir utanmaz, onurunu ve şerefini bir kenara bırakır utanmaz, makam ve para için durduğu yerden, başka yere gitmekten utanmaz, başkalarının arkasından iş çevirir ve sonra gidip o kişilerle konuşur ama yine utanmaz çünkü utanma, şahsiyetli insanların meziyetidir.
Bir ülke çökerken insanları uyandırmak lazım, yazmak lazım, doğruya çağırmak lazım, toplumun geneli bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde ahlaksızsa düzelme şansı zordur o ülkenin ama yine de karınca misali bir kap su da biz atalım, atalım da vicdanımız rahat eder en azından. Ey insanlar bir ülkenin mezarının kazılmasına az kaldı, eskiden de mezar yerinde duruyordu ama en azından mezar başında ve toprak atmayı bekleyen birileri yoktu, şimdi onlar da hazır ve kimi mutlu, kimi mutsuz bir şekilde olayı seyrediyor, elden bir şey gelmiyor galiba! Utanma duygusunu kaybetmiş, yasaları güçlüden yana olan, kurumları vasıfsız yöneticilerle dolmuş insan topluluğu adı konulmasa da çürümüştür çoktan. Birkaç örnek vermek gerekirsek, Pakistan, Hindistan, Afganistan, Brezilya, Arjantin ve maalesef bizim ülkemiz!
Kurtuluş reçetesi ise nesillere sağlam bir adalet anlayışı aşılamak, paranın ve makamların değil de onurluca yaşamanın öğretildiği eğitim kurumlarının açılması, ezberci ve köhnemiş okulların yerine hak, hukuk, adalet ve insan merkezli gerçek öğreticilerin o okulların yönetimine gelmesi. Görsel ve sosyal medyada, ayıplı ve kötü olayların dışlanmasının sağlanması ve toplumda olumsuz bir şekilde eleştiri konusu yapılması. Devleti yönetenlerin ( başkanlar, vekiller, belediye başkanları, valiler, kaymakamlar) ve akrabalarının servetlerinin kontrol altına alınması ve siyaseti rant aracı olarak görülmesine engel olacak bir sistemi ortaya çıkarmak elzemdir. Fakirden fazla, zenginden az vergi anlayışının yerine, tam tersi durumun olması gereklidir. Gelecek nesillerin çürümemesi için reçete uzayabilir ama yazıyı fazla da uzatmak istemiyorum. Sadece şunu söylemek isterim ki; bir elmayı çürütenin kendi kurdu olmasıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Savaş Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?