İÇİMİZİ ACITIYORLAR

İzmir’in Torbalı ilçesinde düzenlenen 18 Mart töreninde bir siyasi partinin İlçe Başkanı'nın İzmir Marşı çalınmasına engel olurken belediye bandosu şefi onurlu bir hareketiyle görevinden istifa ediyor.
Bu değerli şefimizi canı gönülden kutluyorum.
Bu durum beni bir an düşünmeye sevk etti. İzmir Marşını Çanakkale’de yendiğimiz yedi düvelin hiç birisi de sanıyorum sevmiyorlardır.
İzmir Marşını İzmir’de denize döktüklerimizde mutlaka sevmiyorlardır.
İyide bizimkilerine ne oluyor.
Onlara niye dokunuyor İzmir Marşı?

İsterseniz İzmir Marşı’nın sözlerine bir göz atalım ne diyor bizlere bu İzmir Marşı?
İzmir'in dağlarında çiçekler açar,
Altın güneş orda sırmalar saçar
Bozulmuş düşmanlar, hep yel gibi kaçar,
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa;
Adın yazılacak mücevher taşa.

İzmir'in dağlarına bomba koydular,
Türk'ün sancağını öne koydular.
Şanlı zaferlerle düşmanı boğdular,
Kader böyle imiş ey garip ana;
Kanım feda olsun güzel vatana.

İzmir'in dağlarında oturdum kaldım;
Şehit olanları deftere yazdım,
Öksüz yavruları bağrıma bastım,
Kader böyle imiş ey garip ana;
Canım feda olsun güzel vatana.

Peygamber kucağı şehitler yeri,
Çalındı borular haydi ileri.
Bozuldu çadırlar kalmayın geri,
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa;
Adın yazılacak mücevher taşa.

Türk oğluyum ben ölmek isterim;
Toprak diken olsa yatağım yerim;
Allah'ından utansın dönenler geri;
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa.
Adın yazılacak mücevher taşa.

İşte tarihimize ışık tutan, renk veren, gönül tellerimizi titreten İzmir Marşı’nın sözleri bu dizelerden oluşuyor.
Şimdi size soruyorum ey Yüce Türk milleti bu sözler “Ben Türk’üm” diyen bir insanı neden ve niçin rahatsız eder?”
Bu nasıl bir zihniyet?
Bu nasıl bir Atatürk düşmanlığı?
Bu nasıl bir kafa?
Kafa dedimse aydınlık kafaları, kafatasında beyni olanları, vatan, millet ve bayrak sevgisi olanları kast etmiyorum. “Keşke Yunan kazansaydı” diyen örümcek kafalıları kast ediyorum.
Bu kafalar saman dolu kapkaranlık kafalardır.
İzmir Marşı’na karşı olan evladım olsa kanından şüphe ederim.

İçim yanıyor sevgili okurlarım.
Andımızı kaldırdılar içimiz yandı,
“Ne Mutlu Türküm Diyene özdeyişini sildiler içimiz yandı.
Hava alanlarından, stadyumlardan, okullardan, köprülerden Atatürk ismini sildiler, silmeye de devam ediyorlar içimiz yandı.

Yanan içimden geldiği gibi bir yazı yazmak isterim ama ne yazık ki “Söylesem tesiri yok, sussam Gönül Razı Değil” İşte bu yüzden içimi serinletecek düzeyde bir yazı yazamıyorum.
Söyleyecek tek sözüm var “Keşke Yunan Kazansaydı” diyen kafaları lanetlemekle yetiniyorum.”
Ama haykırarak içimden geldiği gibi “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyerek sözlerime nokta koyuyorum.
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa,
Adın yazılacak mücevher taşa.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şükrü Baş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?