KİMİLERİ SEÇİM, KİMİLERİ DE GEÇİM DERDİNDE

Önümüzde yerel bir seçim var…
Meydanlar rengârenk,
Bir gürültü kirliliğidir almış başını gidiyor.
Adaylar rakipleriyle amansız bir mücadele içerisinde, vatandaşımız ise boğazının derdinde.
Ramazan geldi, fırsatçılar iş başında.
Herkes herkesi kandırmaya çalışıyor.
Yalan deseniz yalanlar kavağa çıktı. İftira, hakaret gırla gidiyor.
Şehrin idarecilerinin pazarların ve esnafların denetimi diye bir sorunları yok siyasetçilerin. Varsa yoksa alacakları oy.
Vatandaş da “Oy anam oy” diyor siyasetçide “Oy anam oy” diyor.

Siyasetçiler seçmenlerine, esnaflar da müşterilerine “Tezgâha gel tezgâha” diye bağırıyorlar.
Oysa bağırmalarına gerek yok biz zaten tezgâha geliyoruz.
Kim ne diyorsa inanıyor, bir avuç tuz alıp arkasından koşuyoruz.
Ha bire “Padişahım Çok Yaşa” diye avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz. Onlarda kendilerini bulunmaz Hint Kumaşı zannediyorlar.

Vatandaşımız bir türlü bu körü körüne bağımlılıktan kurtulamıyor.
Bilmiyorlar ki bunları derdi köprüyü geçene kadar.
İnanıyorum ki siyasetçilerimiz bu gün kucakladıklarını yarın görmezden gelecekler.
Bu gün arayıp sorduklarını, bu gün boynuna sarıldıklarını yarın görseler tanımayacaklar.
Kendimden biliyorum.
Genel seçim öncesi beni arayıp sağlığımı soranlar bu gün telefonlarıma bile cevap vermiyorlar.
Çünkü bizleri arkalarında meleye meleye giden koyunlara benzetiyorlar.
Bizde zaten bu koyunlara benziyoruz.
Yeter ki birisi eline bir avuç ot alsın arkasından koşmaktan geri kalmıyoruz.
Geçtiğimiz salı günü Salı Pazarında yaşlı başlı bir vatandaş vitesten atmıştı bağırırcasına “Utanmazlar gelip benden oy isteyeceğinize çarşı pazarın durumuna bakın bir kilo biber 60 lira, bir kilo patlıcan 70 lira, domates bile 40-45 lira” bir kilo sarımsağın fiyatını sakın sormayın.
O da 100 lira.
Yerden göye haklıydı o vatandaşımız.
Buna da şükür çünkü 15 gün sonra bu fiyatlar ikiye üçe katlanacak.
Nasıl olsa denetim yok esnafa “Sen bu malı kaça altın ki kaça satıyorsun” diye soranda yok.
Serbest piyasa kim kimi yakalarsa…

Ben genel olarak bu ülkeye baktığımda Şair Eşref’in kaymakamlık yaptığı Kırkağaç’taki kaymakamlık binası hikâyesini anımsıyorum.
Şair Eşref Kırkağaç kaymakamı.
Kaymakamlık binası ufak bir yağmur da bile başlıyor akmağa. Her taraf sular içerisinde kalıyor.
Şair Eşref bu arızanın giderilmesi ve çatının aktarılması için vilayetten ödenek istiyor ve vilayetten gelen cevabi yazıda;
“Binan nereleri akıyor ayrı ayrı bildirilmesi” şeklinde bir cevap gelince Şair Eşref kaleme kâğıda sarılıyor ve şöyle bir cevap yazıyor.
“Kaymakamlık binasının musluklarından başka her tarafı akıyor”
İşte bizim hali pür melalimiz…
Tepemizdeki çatılar akıyor.
Hala görmüyorsak ben ne yapayım?..

Mehmet Şükrü Baş 26 Mart 2024 Elâzığ Günışığı Gazetesi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şükrü Baş - Mesaj Gönder

# Seçim

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?