İÇ HUZUR

İnsan bu iki kelimeyi ömür boyu arar. Ne kadar dünya işleri yolunda olursa olsun iç huzur ayrı bir mecradır, ayrı bir kulvardır. İç huzuru insana sağlayan sadece mal mülk para olmadığını biliyoruz.

İç huzur insan ruhu ile ilgilidir. Ruhtaki dinginlikle ilgilidir. Ruhu huzurlu kılan yemek içmek değildir, para değildir. Ruhun beslendiği gıda tamamen kendi özü ile ilgilidir. Mesela ruh kendini var eden bütün ile huzur bulur, güçlenir.

Hayat dengeler üzerine kuruludur. Yemek mal mülk fiziki ve kısmen psikolojiyi etkileyen faktörlerdir. Ruhun gıdası maddeden çok maneviyattır. Vücudun iki bölümden oluştuğuna inanıyorsak içimiz kolay. Ruh ve bedenden oluştuğuna inanıyorsak yol haritamız hazır demektir.

Vücut tamamen dünyevi maddelerden beslenir. Onu beslemek güçlü yapmak çok da zor değil. Şayet sağlıklı iseniz çalışır çabalar vücudu mutlu edebilirsiniz. Onun mutluluğu dünya varlıklarıdır.

Vücudu besleyip ruhu unutmak iç sıkıntı ve huzursuzluğun başlangıcıdır. Ruhun zayıf düşmesi dengeyi bozar. Biri aç diğeri tok yaşamak, mutlaka birinin hastalanmasına neden olur.

İç huzur insanın inançlarını hayata geçirmesinde elde edilir. Kendini kontrol etmesi, ibadetle uğraşması, kendisi ile zaman zaman hesaplaşmakla, kendini düzelterek yola devam etmekle huzur bulunur.

İç huzuru bulmanın başka da bir yolu yoktur. Doğru yaşamak, doğruyu inançla buluşturmak, hayatı kabullenmek ve egoist bir yaşamdan uzak durmak iç huzurun en temel gıdasıdır.

Dünya değiştikçe iç huzur zorlaşıyor. Çünkü insan gelişen dünya ve sosyal refaha ulaştıkça doyumsuzlaşıyor ve ruhu unutup dünya malına daha çok sahip olmak için hırslı hale geliyor.

Zamanımızın insanı iç huzuru bulma konusunda işine gelen yolu denemekle boşuna uğraştığının farkında değil. Zoru ve egoya zor gelen şeyleri reddettikçe iç huzurdan uzaklaştığının farkında değil.

Mesela bir insana gel bundan sonra her gün yoga yapalım, ya da şu sporu yapalım, her sabah erkenden kalkıp yürüyelim desen reddetmez. Ama gel namaza başlayalım dediğin an sizden bağını hemen koparır ve sizden uzaklaşır. Çünkü Namazın bir tek rekatı yıllarca yoga yapmaya bedeldir. Ruhunuzla direk buluşuyorsunuz. Ve ruh güçleniyor, mutlu oluyor. Bu egonun işine gelmez.

Zira siz namaza başladığınız an egonun kontrolünden çıkmış olursunuz. Bireysellikten evrensel bir düşünce ile yaşamaya başlarsınız.

Yolculuk haritası değişir. Sizi var eden ruh ve ruhun sahibi ile yolculuk yaparsanız iç huzur da yakalamış olacaksınız. Oysa ego bunu istemez. Ne kadar huzursuzluk o kadar istek ve kulvar değiştirme olacak ki, bu da egonun istediği kıvamdır.

Modern insanın huzur bulamamsının altında ruhunu unutması yatmaktadır demiştik. Gerçekten şayet bir ruh tomografisi, filmi olsaydı ruhumuzun filmini çekseydik ruhumuzun ne kadar gıdasız kaldığını, zayıf düştüğünü görecektik. Ne yazık ki, vücudumuzu görüyoruz ve onun durumunu değerlendirebiliyoruz fakat ruhun durumu hakkında bir bilgi edinme şansımız yok. Ancak iç huzur arayışında, iç sıkıntısı çekildiğinde fark edebiliyoruz. Farkediyoruz ama iyileştirmek için teşhis koyamıyoruz.

İnsan ruhuyla vardır vücudu sadece emanettir. Kalıcı değildir. Ruh ebediyen gerçek varlığımızdır ama vücut bir süre sonra bizden ayrılıp hammaddesine karışacaktır. Dünya o kadar bizi uyuşturuyor, cazbediyor ki, ebediyen sahip olduğumuz varlığımızı unutturup bir süre geçici beraber olacağımız varlığa yöneltiyor. İşte iç huzur bu noktada baş gösteriyor. Gelin artık sahip çıkalım. Kenar köşede kendi haline terk ettiğimiz aslımıza sahip çıkalım. Bakın o zaman içinizde ne çiçekler açacak, ne baharlar yaşayacaksınız. Bir de ruhu beslemenin bir ödülü var. Öyle bir ödül ki, ebediyen sürecek bir ödül. Zamanı gelince öldüğünüzde zayıf unutulmuş, sıska bir ruhla ölmek yerine, zinde, güçlü, evreni katedecek bir ruha sahip olacağımızı da unutmamak lazım.

Hem dünyada hem ölünce ahrette güzel bir ebedi yaşama doğru uçmaya ne dersiniz.

Nerden mi başlayalım?

Tabii ki, önce ahlaki bir restorasyonla ve sonra namaz kılmakla…..

Çünkü Ahlak ibadetten önce gelir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Civelek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler