DEVAM ETTİRMELİ

Müslüman, Ramazanda diğer aylara göre bir başka oluyor. Önce tövbe ediyor. Gerek ibadetler, gerek hayır ve hasenat, gerekse ahlak bakımından ve ruhen olgunlaşıyor. Bu kazanım, Ramazan’ın getirisi ve hediyesidir.
Müslümanın hesaba çekileceği ilk ibadet namazdır. Buna rağmen maalesef toplumumuzda namaz kılmayanlar hayli fazla. Fakat bunların büyük bir kısmı bu ayda namaza başlıyor. Yani özüne dönüyor.
Zekât, üzerinden bir kameri yılı geçince verilir. Yani süre dolduğu an verilebilir ama insanımız genellikle, hem takibi kolay olsun hem de bu ayın feyzi ve bereketinden istifade ümidiyle Ramazan ayında veriyor.
Eli sıkı olan Müslüman-ki, bu, Allah (cc) ve Rasul’unun (sas) asla sevmediği bir hal-bile bu ayda yardım etmekten geri durmaz. Cömert ise bu ayda coşan nehirler gibi coşar.
Müslüman, Ramazan’da kendisini kontrol eder. Şeytanlara da onlara uyan azgın nefsine de dur der. Varsa yalan, dedi kodu ve hile gibi kötü ahlakı ve haramları terk eder. Nezaketli davranır ve insanların kalbini kırmaktan sakınır. Kavga mı? İşte onu hiç düşünmez. Çünkü her daim oruçlu olduğunu hatırlar.
Kur’an tilavet eden, bu ayda bir veya birkaç mukabele okur. Bilmeyenler mukabele dinler. Pek çoğu, Rabbim bana ne emrediyor diye Kur’an mealine, tefsirine bakar ve tefekkür edip istifadeye çalışır.
Hâsılı Müslüman her yönüyle kemale doğru ilerler. Bu güzel bir yol ve güzel bir gidiştir ama Ramazan’ın bitmesiyle bu kutlu yürüyüş durmamalıdır. Kat edilen bu yola devam edilmelidir.
Kısacası bir dahaki Ramazan’da görüşmek üzere denmemelidir. Çünkü İslam Müslümanın, Hıristiyanlıktaki gibi pazardan pazara değil, 24 saat 365 gün daima yanındadır, ondan ayrılmaz. Bütün yapıp ettikleri anında kayıt altına alınmaktadır.
Tam da bu nedenle Müslüman yaşadığı bu manevi atmosferi, yakaladığı bu manevi irtifayı kaybetmemelidir. Kaybetmemeli ki, çocuklarına ve çevresine güzel bir örnek teşkil edebilsin.
Aksi takdirde ilk kaybeden kendisi olur. Hatta ailesine çocuklarına da kötü örnek olarak çok büyük zarar vermiş olur. Bu da İslam’ın şiddetle karşı çıktığı bir haldir. Ümmetin esas hastalığı da budur.
Öyleyse lafı uzatmaya gerek yok. Geliniz! Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan bu ayda kalbimizin ta derinliğinden gelen bir sesle, ibadetleri terk etmemeye, güzel ahlaktan ayrılmamaya, haramlardan ve şüpheli şeylerden uzak durmaya dair Allah’a söz verelim ve bu ahdimizi her daim hatırlayıp ona göre hareket edelim.
Müslümanların, dolaysıyla Ümmetin kurtuluşu ve geleceği buna bağlıdır. Artık ya İslam’ın gereklerini yerine getirip insanca yaşar ve örnek toplum oluruz veya gelecek Ramazan’da görüşmek üzere tüm kazanımlarımızdan geri dönüp hem kendimize hem de çevremize zarar verip, İslam düşmanlarının alayına ve küçümsemesine maruz kalırız. Tercih hakkı elimizde. 03.04.2024

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Resul Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler