Seçimlerin Ardından…

Zorlu bir seçimi daha geride bıraktık.

Seçimin neticeleri tabi ki çok yönlü yorumlara açık ancak şunu söyleyebiliriz.

Elazığ’da AK Parti, seçimleri kaybederek kazanırken Sayın Şerifoğulları yine yeniden sloganıyla kendi oylarını koruyarak Belediye Başkanlığını kazandı.

Aday adaylığı sürecinden seçimlerin olduğu 31 Mart tarihine kadar hakkında yürütülen aleyhte kampanyalara ve kendi içlerindeki muhalefete rağmen kazandı Sayın Şerifoğulları.

Aday adaylığından seçim gününe kadar yaşamadıkları kendisine küstü adeta.

Sosyal medya operasyonları, iftira kampanyaları, bel altı vuruşlar, ailesine kadar uzatılan çatallı diller ve kendi içlerindeki kapışmalarla ayağına atılan çelmelere rağmen kazandı seçimi.

Adaylığının kesinleşmesine rağmen ailesinin ve parmak sayıları kadar az birkaç dostunun haricinde kimseler olmadan yürüdü adaylığa.

Dost bildiklerinin neredeyse tümü adaylığı kesinleşsin ondan sonra yanında yöresinde görüneyim sığ mantığına sığınmışlardı çünkü.

Dostunu düşmanını tanısın diye bir imtihana tabi tutulmuştu aslında.

Belediye Başkanlığını kazandığı gibi bu imtihanı da kazanıp kazanmadığını bundan sonraki süreçte dostunu düşmanını tanıyıp tanımadığına bakarak söyleyebiliriz ancak.

Şimdiden özelde kendisi, aile efradı genelde ise Elazığ için hayırlı olsun diyorum.

Yaşanılan bu zor sürecin ardından yeni bir zor süreç daha başlıyor kendileri için.

Zor bir şehirde Belediye Başkanlığı yapmanın ne denli zor olduğunu kendisinin bizden çok daha iyi bildiğini düşünüyorum.

Yaşadığı acı tecrübelerden, çok ciddi dersler ve yeni yeni yol haritaları çıkartması gerekiyor.

Her şeyden önce gerek aday adaylığı sürecinde kendi iç rakipleri, gerekse adaylığı sürecinde dış rakipleri ile ilgili bir değerlendirme yapması lazım.

Örneğin aday adaylığında parti tabanları veya seçmenin rakiplerini tercih etmelerinin nedeni neydi sorusunu kendi, kendisine sormalı.

Örneğin aday adaylığında kamuoyunda en büyük rakibi Sayın Ramazan Gürgöze iken Sayın Gürgöze ile alakalı toplumdaki genel kanaat şöyle idi…

Gürgöze yapı olarak soğuk, adaylık verilir mi verilmez mi, verilirse seçimi kazanır mı kazanmaz mı bilemeyiz.

Ancak Sayın Gürgöze Belediye Başkanlığını kazanırsa; Elazığ Belediyesi kurumsal bir yapıya kavuşur, çalışanlara ciddi bir iş disiplini gelir, insanlar mesai hırsızlığı yapmaya tevessül bile edemeyeceği gibi kılık kıyafetten tutun da vatandaşın makul taleplerinin ivedilikle karşılanmasına kadar her şeye bir disiplin gelir.

Sayın Gürgöze Belediye Başkanı olursa Elazığ Belediyesi; adamı olanın işe alındığı bir kurum değil, bilvesile işe alınmış olanların işini hakkıyla yaptığı yapmayanların veya işini savsaklayanların da anında kapı dışarı edileceği bir kurum olur.

Tabi bunlar kendilerini dinlediğimiz birçok vatandaşın kanaatleri…

Bu kanaatlere katılmamak işten bile değil.

Dolayısıyla Sayın Şerifoğulları’nın bu değerlendirmelerden yola çıkarak yeni bir yönetim anlayışı getirmesi lazım başında bulunduğu kuruma.

Özellikle personelin disipline edilmesi konusu önemli.

Bilvesile adamını bulan işe girmiş olabilir ancak adamı var diye bu insanların işlerini ve işe alanların iyi niyetlerini istismar etmesine kesinlikle izin vermemeli.

Adam gibi işini yapmayanlara, mesaisini boşa harcayanlara, boş vakitlerinde ancak Belediyeye gelenlere gerekli yaptırımları uygulamalı.

Bu süreçte bizim gördüklerimizi, duyduklarımızı kendileri de görmüş ve duymuştur.

Kendileri tarafından işe alınan birçok insan BELPER bünyesine alınmadığı için bir taraftan kazanmaz inşallah diye beddualar ederlerken diğer taraftan rakipleriyle pazarlıklara bile girdiler.

Yine kendilerinin tavassutuyla rahatlığa alışan birçok çalışan seçim sahalarında rakiplerinin yanında arzı endam etmekten imtina bile etmediler; hem de mesai saatlerinde.

Onun için Sayın şerifoğulları’nın yeniden başkanlığını yürüteceği Elazığ Belediyesine yeni bir yönetim anlayışı getirmesi lazım.

Hem kurum içi hem kurum dışı.

Personelin iş disiplini başta olmak üzere kılık kıyafeti, işe giriş çıkışları, işte iken çalışma performansları takip ve tetkik edilmeli.

Kendi personelini koruma adına memurlarına veya diğer çalışanlarına haksız tavassutta bulunan amir ve müdürlerden bizzat Başkanın kendisi hesap sormalı.

Elazığ Belediyesinde sayısız lüzumsuz insanın işe alındığını seçim sürecinde rakipleri ekranlardan sayısız defalar dillendirmişlerdi.

Sayın Şerifoğulları, bu iddiaları dikkate almalı ve bu lüzumsuz işe alınanların faydalı olabileceği yerlerde büyük bir disiplinle çalışmalarını sağlamalı çalışmayanlara kapıyı göstermesini bilmeli.

Hatır için işe alınanlardan bu hatırlara ihanet edenlerin gözünün yaşına bakmamalı.

Elazığ Belediyesinde neredeyse herkesin altında bir makam aracı var ve bu makam araçlarının birçok insanın ailelerinin hizmetinde, olduğu iddiaları şehir efsanesi değil.

Bu makam araçları yeniden gözden geçirilmeli, araçların ne zaman nerede olduklarının bilinmesi için de gerekirse araç takip sistemiyle denetimlerinin yapılması sağlanmalı.

Aracın yakıtı yüklenici firma tarafından karşılandığı gerekçesiyle araçların hor ve hovardaca kullanılmasın diye gerekli tedbirler alınmalı.

TKDK İl Koordinatörü Sayın Sertaç yılmaz’ın evinden işine kendi aracıyla geldiği mesaisinde ve resmi işi ile alakalı gideceği yerlere makam aracıyla gittiği mesai bitiminde ise makam aracını kurumun otoparkına çekerek kendi şahsi aracıyla evine döndüğünü biz gibi Belediye çalışanları da biliyorlardır.

Dolayısıyla Sayın Sertaç Yılmaz’ın her türlü takdire şayan bu davranışı Elazığ Belediyesindeki makam aracı kullananlara örnek olarak gösterilmeli ve bu uygulamaya herkesin geçmesi sağlanmalı.

Aracı olmayanlar da Belediyenin personele ücretsiz uygulamasından faydalanmasının yolu açılmalı toplu taşıma araçlarını kullanmaları özendirilip halka karışmaları teşvik edilmeli.

Şehirde ciddi anlamda bir zabıta denetim eksiklikleri var. Kadın Zabıta memurlarının olmadığı veya masa başında görevlendirildiği bu şehirde kadın kuaförleri ve güzellik merkezlerinin ciddi manada denetimlerinin yapılması, ruhsatsız işletmelerin ruhsatlandırılması veya kapatılmasının yanı sıra hijyen ve temizliklerinin standartlara göre yapılıp yapılmadığının kontrolleri gerçekleştirilmeli.

Baharın gelmesiyle şehrin muhtelif yerlerinde mantar gibi biten iskemle ve sandalyelerin kontrol altına alınması özellikle kahvehane ve çay ocakları tarafından yapılan kaldırım işgallerinin önüne geçilmeli.

Sayın şerifoğulları’na oy verenlerin ekseriyetinin kadınlar olduğu bilinirken kaldırım işgallerinden en çok müşteki olanların da kadınlar olduğu unutulmamalı, gerekirse bu konuda ciddi ve oldukça radikal kararlar meclisten çıkartılarak ivedilikle uygulamaya koyulmalı.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Nafiz Koca - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mahmut - Tebrik ederim başkanım çok can alıcı noktalara temas etmişsiniz.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 16 Nisan 14:00


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?