ÜLKEMİZİN İKİ YÜZÜ

Bir yüzünde sefalet diğer yüzünde aşırı bir şatafat.
Milletin aslı çocuğunun beslenme çantasına koyacak yiyecek bulamazken vekillerinden birisi Monaco’da ıstakoz sofralarında verdiği pozla milletiyle adeta dalga geçiyor.
Emeklilerimiz on bir lira maaşla hayatta kalma mücadelesi verirken üç beş yerden huzur hakkı adı altında maaş alanlar adeta Belçika’da yaşıyor gibiler. Vekilin maaşı 130 bin lira.
Hem emekli hem vekilse 250- 260 bin lira.
Yani on kişiye bir, bir kişiye dokuz pul dağılımı devam ediyor.

İnsanoğlu havayla, suyla, gıdayla yaşar.
Ama bizim altlarında son Model Mercedesleri olan, her ramazanda balyayla dolar kazanan anlı şanlı din adamlarımızla siyasetçilerimizde vatandaşlarına “peygamber efendimiz çorbaya ekmek doğrardı” diyerek vatandaşların sadece çorba ekmekle karınlarını doyurmalarını istiyorlar. Böyle yaparlarsa cennete ilk önce onların gireceklerini bunun içinde sabretmelerini istiyorlar.
Tabii ki ülkede bu kadar saftirik insanlarımız olunca onlarda istedikleri gibi atlarını oynatıyorlar.

Geçtiğimiz bayramda basında yer alan bir habere göre dört kişilik bir aile Marmaris’te bir övün yemek yiyorlar karınlarını doyurup bir “Oh çok şükür” diyecekken önlerine 21 bin liralık bir hesap geldiğinde gözleri fal taşı gibi açılıyor.
21 bin lira…
On bin lira maaş alan bir emeklinin iki aylık maaşından fazla.
21 bin liraya bir övün yemek yiyende T.C. Vatandaşı, on bin lira maaş alanda TC. Vatandaşı diyeceğim ama arada çok büyük bir uçurum var.
Birisi öz be öz vatandaş,
Diğeri üvey vatandaş…

Eskiden bir orta direk vardı bu ülkede yani ne çok zengin nede çok fakir bir zümre.
Bunlar kendi yağlarıyla kavrulup gidiyorlardı İktidara “Bunlar anlamaz ben ekonomistim” diyen bir lider geldi.
Akabinde ışıl ışıl yanan gözleriyle “Gözlerime bakın neler görüyorsunuz?” diyen birisi geldi.
Ekonomi sizlere ömür.
Ekonomi sizlere ömür olunca orta direkte öldü ölecek can çekişiyor.
Per perişan oldular, yok oldular zavallılar.
Allah taksiratlarını af etsin.
Geriye iki kesim kaldı.
% 20’si zengin veya çok zengin,
% 80’si de fakir veya çok fakir.

Bayramda dikkatimizi çeken bir başka haber:
Vatandaş senelerdir İstanbul’da oturuyor.
Bayramda belediye otobüsleri bedava olduğu için aile reisi çoluk çocuğuyla birlikte İstanbul’u gezmeye çıkıyor.
İstanbul’u gezmeye çıkıyor derken öyle Adalara, Boğaza İstanbul’un zengin semtlerini, Beyoğlu’nu kastetmiyorum Eminönü’ne götürüyor çocuklarını…
Bu çocuklarının arasında 17 yaşlarında olup daha Galata Köprüsü’nü görmeyen, Eminönü’nde balık ekmek yemeyen, vapura binmeyen, denizi bile ilk defa gören oğulları da var.
Baba sadece oğluna balık ekmek alıyor.
Çünkü bütün aileye balık ekmek alacak parası yok.

İşte size Türkiye’nin iki yüzü.
Birisi bol kepçe yerken birisi de bir tike et bulamayan İstanbul’da doğup büyümesine rağmen bırakınız boğaz turu yapmayı, Adalara gitmeyi, boğazda bir çay içmeyi hala Galata Köprüsünü görmemiş bir balık ekmeği bile tatmamış bir kesim var bu ülkede

Yer yine İstanbul.
Başka bir vatandaşımız bir büfede bir tost alıyor. Tostunu aldıktan sonra ücretini ödemek için hangi cebine el atıyorsa tam takır kuru bakır.
Satıcı ile aralarında bir münakaşa başlıyor büfe çalışanı adamın topuğuna sıkıyor.
Demek ki devir topuğa sıkma devri…
Fazla bir şey söylememe gerek yok sevgili okurlarım bu yazımı “Türkiye şaha kalktı, uçuyoruz, Avrupa bizi kıskanıyor, uzaya gittik, petrol bulduk” diyenlere ithaf ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şükrü Baş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?