İpin Ucu Kaçarsa Değneğin Ucu Size De Bulaşabilir

Konu önemli ve de hassas olunca insanlar önce taraf olup kendilerini riske sokmamak için işi seyrine bırakıyor.

İdari ve adli soruşturmaların açıldığını bildikleri için gereğinin yapılacağına olan inançlarından dolayı müdahil olmuyor sadece adaletin tecelli edeceği umuduyla bekliyorlar.

Ancak soruşturmaların göstermelik yapılıp işin sıradanlaştırılmaya çalışıldığını görünce de vicdanlarının sesini dinleyerek işleyişten rahatsızlıklarını belli edecek reflekslerde bulunuyorlar.

Aslında bu vicdani bir sorumluluk.

Çünkü ayyuka çıkan çirkin bir konu var ve şehirde birçok insan kulağının üstüne yatarken kendilerinin de sessiz sedasız işleyişi takip etmeleri vicdanlarını yaralıyor.

Bundan dolayı da yavaş yavaş tepkilerini dile getirerek ilgili ve yetkililerin konuya daha bir önem vermeleri gerektiği mesajını veriyorlar.

Dünkü yazımda müfettişlerin sıradan bir soruşturma gibiymiş davrandıklarını bundan dolayı da konunun önemine binaen gerekirse görevlendirilmiş müfettişlerin değiştirilmesi önerisinde bulunmuştum.

Yazının akabinde gelen bilgilere göre sadece müfettişler değil, okul içerisinde bazı görevliler de konunun kapatılması yönünde eylemlerde bulunarak çocuklara MOBBİNG uyguluyorlarmış.

Bunlardan biri üstelik de kadın.

İddialara göre bu hanımefendi daha önce Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ve Elazığ Emniyet Müdürlüğünün MASAK işbirliğiyle yapmış olduğu bir operasyonda önce gözaltına alınan ardından kısa süreli de olsa cezaevi yatan okul personellerinden biri.

Yaşadığı bu sıkıntılardan dolayı okul müdürüne veryansınlarda bulunup beddualar ederken bugünlerde işine dönmüş ve döner dönmez de yaşanan bu gelişmelerden dolayı öğrencileri ikna etme çalışmalarını sürdürüyormuş.

Hanımefendinin önceki ve şimdiki tavrını gören okuldaki bazı vicdan sahibi insanlar da neden böyle yapıyorsun deyince; hanımefendi ben de cezaevi yattım oranın sıkıntılarını bildiğim için müdür beyin cezaevine girmesini istemem mealinde cevaplar vermiş.

Bu şekilde davranmasına bir şey deme hakkımız elbette ki olamaz.

Ancak aynı hanımefendinin kız çocuklarına siz çok açık giyindiğiniz için (…..) şeklinde bir cümle kurduğu yönünde iddialar var ki bunu Allah’ın hiçbir kulunun kabul etmesi mümkün değil.

Arızalı bir kafa yapısı çünkü. Bu arızanın giderilmesi bu hanımefendinin bu şekilde öğrencilere konuştuğu yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulması da müfettişlerin görevi.

Şu, öğrenciler; “Biz de ifade vermek istiyoruz.” deyince “Pedagog olmadan ifadenizi almam.” diyen müfettişlerin görevi.

Ya da; “Biz de ifade vermek istiyoruz.” diyen ailelerin ifadelerini almayan müfettişlerin görevi.

Bu iddiaların yazının satır aralarında kalmaması için milli Eğitim Müdürümüz ve Sayın Valimizin dikkatini çekmek istiyorum: kıymetli devlet büyüklerimiz dünkü yazımda gerekirse Bakanlıktan bir müfettiş istensin, soruşturmanın sıhhatli yürümesi için mevcutta görevli müfettişler değiştirilsin derken boşuna dememiştim.

Bakın bu yazıda da müfettişler için birden fazla soruşturma konusu daha çıktı.

Bunlardan biri açık giyindiğiniz için dediği iddia edilen kadın görevlinin böyle bir şey deyip demediği ile alakalı diğeri de müfettişlerin ifade vermek isteyen çocukların ve ailelerinin ifade vermelerini reddetmeleri ile alakalı soruşturma konusu.

Doğrudur, bu çocuklar reşit olmadıkları için pedagog olmadan ifadeleri alınmayabilir ama sizin ifadenizi almıyorum diyeceklerine bir takvim belirleyip talebinizi dikkate alıyorum; bir pedagog eşliğinde ifadelerinizi alacağız denilebilirdi.

Tabi iddia edildiği gibi konu sulandırılmak istenmiyor veya birilerini koruma amacı güdülmüyorsa.

Bir de dünkü yazımın sonunda hatırlayacaksınız, şöyle bir cümle kurmuştum: “Bu arada Eğitim Birsen’in de sessizliğine bir anlam veremediğimizi hatırlatmış olalım.”

Yanılmışım Eğitim Bir-Sen bu konuyla ilgili sessizlik içerisinde değillermiş, bunu da yeni öğrendim.

Sendikacı dostlarımız, böylesine çirkin bir konu karşısında iddiaların doğru olup olmadığını araştıracaklarına istihbaratçılığa soyunmuşlar ve okulun rehberlik öğretmeninin ailesini araştırmışlar.

Bu öğretmenin PKK bağlantısı var mı yok mu diye…

Sonra kendileri hoca hanıma itiraf etmişler: senin için şöyle böyle dediler ama biz araştırdık babanız ülkücüymüş.

Alın işte size arızalı bir kafa yapısı daha.

Ortada ciddi bir sıkıntı var, ahlaksız bir iddia var bu adamlar bu iddiaların doğru olup olmadığını araştıracaklarına bir öğretmenin siyasi görüşüyle ilgili söylentilerden yola çıkarak ailesini araştırıyorlar.

Allah’tan düşündükleri gibi çıkmamış da sendikacı arkadaşlar rahatlamışlar.

Gelinen noktaya bakar mısınız; kendi üyeleri olan bir yönetici hakkında çok çirkin iddialar var, bu iddiaların peşine düşmüyorlar da bir öğretmenin ailesinin mezhebinin, meşrebinin ne olduğunun peşine düşüyorlar.

Netice olarak konuyu gündemlerine alması gereken devletlülerimize bir kez daha hatırlatmakta faydalar mülahaza ediyorum.

Bakın; önemseseniz de önemsemesiniz de böylesine çirkin bir konu şehirde ayyuka çıkmış durumda.

Bir tarafta mağdur oldukları için ifadesi alınan ve alınmak istenmeyen gayri reşit kız çocukları ve aileleri var diğer tarafta iddiaları reddeden bir şüpheli ve onu korumaya çalışanlar var.

Değneğin hangi ucundan tutsanız kirli. Ama mızrak da çuvala sığmıyor artık.

Soruşturma mı yapılması gerekiyor, kovuşturma mı?

Her ne yapılması gerekiyorsa bir an evvel yapın da iki taraf hakkında da adaletin tecellisini sağlayın.

İddia sahipleri de şüpheli de an itibariyle mağdur ve huzursuz.

Şüpheli hakkında böyle bir durum yok iddialar yalandan ibaretse bir an önce dosyanızı tamamlayın da hiç değilse onun daha fazla mağdur olmasının önüne geçin.

Buradan hatırlatmış olayım: sizin sıradan soruşturma olarak gördüğünüz algısı olan bu konu, şehrin gündeminde.

Birkaç siyasi parti kadın kolları ortak bir açıklama yapmak ve ilgililerin konuya duyarlık göstermeleri için bir araya gelecekler.

Onun için suyun daha çok bulunmaması için tarafsız ve yeni bir teftiş ekibi görevlendirilsin ve konunun özüne gidilsin.

Mevcutta görevli müfettişlerin bunu inkar edeceklerini düşünmüyorum. Önceki gün yaşanan bir başka gelişme de şöyle imiş: iddiaların odağında olan müdürün tanık olarak dinlenmesini istediği bir öğretmen müdürün aleyhine ifade verince herkes şaşırıyor.

Sen müdür beyin tanığıydın diyenlere; “Evet onun tanığıydım ama kendilerine çok güvendiğim iki öğrencimle konuştum düşüncelerim değişti. Zira onların yalan konuşmayacağına inanıyorum.”

Vicdani davranan bu eğitimcinin ifadeleri dinleyen müfettişler tarafından tutanak altına alındı mı alınmadı mı bilmiyoruz ancak bu bulgur daha fazla su kaldırmadan hal çaresine bakılmasını talep ediyoruz.

Zira ipin ucu kaçarsa yarın değneğin kirli ucu size de bulaşır ve şimdiye kadar neden gereğini yapmadınız diye hesap vermek zorunda kalırsınız.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Nafiz Koca - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?