REÇETE

Sağlı ve mutluluğunuz için, Moralinizin bozulmaması ve stresi girmemeniz için size bir reçete yazmak geldi içimden sevgili okurlarım.

Şimdi diyeceksiniz ki bir yazmadığın reçete kalmıştı.

Olsun, öyle değin ama reçetemi uygulamaya özen gösterin. Lütfen gazete okumayın, Rica ediyorum televizyon izlemeyin, En önemlisi cahille polemiğe girmeyin…

Hele hele haddini bilmezden kendini bilmezden şeytan görmüş gibi kaçının.

Bunları yapmazsanız ne moral kalır sizde nede yarınlara umutlarınız.

Daha bir hafta öncesinde “Ülkemizin iki yüzü ve cep delik cepken delik” başlıklı yazılarımla Merkez Bankası’nın 818 milyar borçlu olduğunu, vekillerimizin ıstakoz yerken millete gülümsediğini, kimilerinin kolunda 57 emeklinin maaş tutarındaki 570 bin liralık Rolex marka saatiyle ekranlara gülümsediğini yazmıştım.

Merkez Bankasının 818 milyar borcuna karşılık vatandaşımız ne âlemde?

Vatandaşımızın da borçları 2022 yılı sonu itibariyle 1 trilyon 850 milyar liradan 3 trilyon 245 milyar liraya yükseldi.

Yani Türkiye Cumhuriyete Vatandaşlarının bankalara, icra dairelerine, kredi kartlarına olan borcu 3.2 trilyon liraya fırladı.

Kimindir bu borç? Bizim, sizin hepimizin, Sadece varlıkları % 71 oranında artanların değil. Yani onların bir eli yağda, bir eli balda.

Önlerinde de Yağma Hasan’ının böreği ye Memet ye…

Benim hesabım çok zayıftır sevgili okurlarım.

Zayıf olmasaydı ortaokulu yedi senede zar zor bitirebilir miydim? Lütfen bana yardımcı olunuz.

Bu 3.2 trilyon lirada; Kaç tane yüzlük, Kaç tane binlik, Kaç milyon, Ve kaç milyar bir araya gelecek ki 3.2 trilyon lira edebilsin.

Bu ülkede 21 milyon vatandaşımızın icra dairelerinde icralık dosyaları var. Yani 21 milyon insanımız icralık.

Peki, ilgili ve yetkililerimiz ne yapıyor?

Biz koyunlara Andersen’den masallar anlatıp duruyorlar.

Yok, dünya bizi kıskanıyor, Yok, aya gittik, Yok, bu kadar büyüdük…

Peki, o kadar büyüdükse vatandaşımız neden hala semt pazarlarında meyve sebze atığı topluyor?

80 yaşındaki dedelerimiz, ninelerimiz bir kilo et alabilmek için sabahın köründe karda kıştı neden et kuyruklarında çile çekiyor?

Ve neden milyonlarca emeklimiz 10 bin lira maaşla ölmemek için direniyor?

Bu soruların cevabı maalesef yok.

Andersen’den bahsedilince onun önemli yapıtlarından birisi olan “Fareli köyün Kavalcısından” bahsetmemek olmaz tabi.

Ülkenin bir yerinde küçücük, şirin mi şirin bir köy varmış.

Bu köyde herkes mutlu mesut yaşayıp giderlermiş.

Bu düzenin sürekli böyle gideceğine inanan köylülerin olduğu köyü bir gün fareler basmış.

Ama nasıl sürü sürü kos kocaman fareler.

Köylüler bu farelerden nasıl kurtulacaklarını araştırıp dururken köyün ileri gelenlerine muhtarına, ağasına başvurmuşlarsa da netice alamamışlar.

Derken bir gün elinde kavalı olan genç bir vatandaş geliyor köyün ağasına “Ben sizi bu farelerden kurtarabilirim ama bin altın isterim” demiş.

Köyün ağası “Nasıl olsa bu adam bu işi beceremez en iyisi kabul edelim bakalım ne olacak” demiş.

Teklifi kabul etmişler.

Genç delikanlı kavalını eline almış hüzzamdan girmiş, nihaventten çıkmış.

Bu arada farelerde etrafında birikmeye başlamışlar.

Bütün fareleri bir arada gören genç kavalcı kavalını çala çala bir ırmağın kıyısına gelmiş kavalcı yüzmek biliyor ya girmiş suya.

Farelerde arkasından.

Genç adam karşı kıyıya vardığında birde ne görsün hiç bir fareden eser kalmamış hepsi boğulup gitmiş. Kıssadan hisse…

Bu günde bu kadar sevgili okurlarım Faresi olmayan yörelerde yaşamanızı diliyorum.

Bir de her kaval çalanın arkasından gitmemeyi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şükrü Baş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?