15.06.2021, 11:47 181

MEMUR AKADEMİSYENLERİZ BİZ

Platon’un Atina yakınlarındaki Akademos adlı bahçesinde kurduğu Akademia adlı okulu akademi kelimesinin kökeni olarak bilinir. Günümüzde akademi kelimesinin karşılığı olarak üniversite (evrenkent) kelimesi kullanılmaktadır ve tam açılımı “bilimin merkezinde konumlanan ve buradan bilginin üretilerek yayıldığı araştırma ve eğitim kurumu” şeklindedir. Üniversiteler kuruldukları ilk yıllardan itibaren içerisinde bulundukları toplumun yapısı ile beraber değişime uğramışlardır. Hatta üniversitelerin bölüm adları, ders müfredatları içerik olarak aynı olsa bile coğrafyadan coğrafyaya büyük değişiklik göstermesi coğrafyadan coğrafyaya değişen toplum yapısıyla ilişkilidir.

Üniversitelerin gelişimi üzerine yapılan son dönem araştırmalarından birinde Türkiye’de bulunan üniversitelerin neoliberal politikaların etkisiyle piyasa odaklı bir yöne evrildiği öne sürülmüştür. Yani değişen ekonomik ve siyasi şartların öğretim elemanlarının çalışma koşullarında, yükselme-atama ve çalışma ücretleri üzerinde yansımaları olduğu iddia edilmiştir. İddiaya göre çalışma ücretlerinin düşüklüğünün araştırma, akademik etkinliklere katılma ve iş doyumu üzerinde olumsuz etkileri görülürken, siyasi meselelerin de atama yükseltilme süreçlerinde etkin olduğu görülmüştür. Her iki durumun akademisyenlerde nicelik olarak yoğun nitelik olarak vasat yayın yapma ve unvan peşinde koşuşturma baskısına yol açtığı ileri sürülmüştür. İşte tam da bu noktada akademisyenlik memuriyete dönüşmektedir.

Gelin, Türk akademisyeninin dönüştüğü son durumu ünlü matematikçi Cahit Arf’ın gözleriyle görelim. 10 liralık banknotların arka yüzünde görmeye alışkın olduğumuz Cahit Arf matematik alanında kendi adıyla anılan teorisi olan dünyaca ünlü bir bilim insanıdır. Cahit Arf uzun yıllar Almanya’da bilimsel çalışmalar yürüttükten sonra yaptığı çalışmaları Türkiye sınırlarında sürdürmek ve bildiklerini daha fazla hevesli öğrenciye aktarmak için İstanbul Üniversitesi'nde çalışmıştır. Ancak Türkiye’deki çalışma şartlarından mutluluk duymayan Arf 1962 yılında emekliliğini istemiştir.

Cahit Arf’ın öğrenme ve öğretme aşkıyla başlayan görevi sırasında yaşadığı anıları Tosun Terzioğlu ve Akın Yılmaz tarafından yayımlanan “Anlamak Tutkunu Bir Matematikçi Cahit Arf” kitabında anlatılmıştır. Kitaptaki bir anı Arf’ın Türk akademisyenleri üzerine yaptığı önemli bir gözlemi içermektedir. Arf o dönemlerde neredeyse her hafta düzenli olarak araştırma seminerleri düzenliyor. Araştırmalarından ve tecrübelerinden öğrendiklerini paylaşmak için herkesin katılmasına da büyük özen gösteriyor fakat ilgi gösterenler sadece birkaç öğrenci ve öğretim üyesiyle sınırlı kalıyor. Bu durum sürekli hale geldikten sonra Arf şunları söylüyor:

Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil rütbe peşinde koşmaktı. Hâlbuki üniversite bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi. Başka pek çok insan gelip gittiler. Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi. Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden sıkılmaya başlamıştım epeydir ve 'artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim”.

Cahit Arf işte bu atmosferde, artık topluluğun 'bilim yapma' amacı olmadığını gördüğünde emekliliğini istedi. Dünyaca ünlü bir bilim insanını mesleğinden uzaklaştıracak bir durgunluktan bahsediyoruz. Bugün de benzer eleştirileri duyuyoruz ve bu sorunun bugün oluşmadığını da görüyoruz.

İşte bu ahval ve şerait altında akademisyen eşittir düz memur diyoruz. Maalesef durumumuz bu! Haftaya akademisyen ve siyaset konusunda hasbihal edeceğiz. Görüşmek üzere şimdilik hoşça ve sağlıcakla kalın!

Yorumlar (0)
31°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 05 Ağustos 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@