10.03.2021, 12:19 324

MİLLET OLARAK YOK OLMANIN EŞİĞİNDE MİYİZ?

Sormak ve sorgulamak, edep ve adap dairesinde sorgulamak insanların tabii ve doğal bir hakkı olduğu gerçeğini unutmamak gerek.

Yazı konumuzun başlığı olan millet olarak yok olmanın eşiğinde miyiz sorusu gibi bir soruyla konumuza girelim istedik.

Millet olarak, Aziz Türk Milleti olarak yok olmanın eşiğinde miyiz?

Bu soruya kimler ne cevap verir bilmem ama şahsim olarak cevabım evettir. Hafıza-i Beşer olmamız sonucu duyarsızlığımız neticesinde yaşadığımız olumsuzluklar karşısında her geçen gün yok olmanın eşiğine girmekteyiz Allah muhafaza…

Hani zaman zaman deriz ya milletler geçmiş tarihlerini sahiplenir, kültürlerini yaşar ve yaşatır, yaşamasına engel teşkil eden unsur ve durumları imha ederek ayakta kalır diye...

Kültür; bir milletin mihenk taşlarından ve olmazsa olmazlarındandır hele de bizim gibi günümüzde çok azda olsa var olan yozlaşmış insanlarca çok fazla bilinip değer verilmeyerek yaşamı askıya almış değerlerine sözüm ona bağlı bir milletin olmazsa olmazıdır. Kültürünü yaşayan ve yaşatan bir milletin veya milletlerin varlığı söz konusudur.

Bunu da sahip olduğu ordusuna, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu merhum Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade buyurduğu gibi milletlerin iki ordusu vardır birisi Kültür Ordusu’dur dediği kültürünü gerçek manada yaşayan ve yaşamasına vesile olan kültür ordusu varlığı ve varlıkları yaşam için çok önemli olan kültür mensuplarına, ama gerçek manada değerlerine, milli ve manevi değerlerine bağlı kültür mensuplarına sahip çıkmakla başarır.

Tarihimize baktığımızda birçok ihanet ve isyan ile başkaldırı ve darbeleri görmekteyiz son yaşadığımız 15 Temmuz’da yaşanan başkaldırı örneğinde olduğu gibi.

Bunları görmemek veya görmek istememek mümkün değil.

Bunun ana sebepleri içerisinde öngörüsüzlük ve tedbirsizlik yanında birçok olumsuz gelişmeleri görüp yaşamamıza rağmen halen daha şuurlu bir millet olamayışımız vardır. Yani, halen daha ana ilkelerden biri olan birlik, beraberlik ve bütünlük içerisinde olamayışımız yatar.

İslam ilkesi içerisinde Müslümanca, birilerinin sanki yokmuş gibi Demokrasi-Hürriyet ve Özgürlük deyip dillerine pelesenk ettikleri tüm olguların var ve yaşandığı Müslümanca, milli ve manevi duygu hassasiyetiyle yaşamama ve de Ben, Ben, Ben olgusundan kurtulmayıp Bana Ne, Beni ne ilgilendirir, Bana değmeyen yılan bin yaşasın, Devleti ben mi kurtaracağım, Ne yaparlarsa yapsınlar, Ne halleri varsa görsünler ve gibi milli duygu yoksunluğu göstergesi olan daha birçok saçma düşünce ve zihniyetle hareket edip Biz, Biz, Biz diye düşünüp yaşamayışımızdır.

Bu düşüncede bir yaşam içerisinde olmamız da bizi, biz aziz milleti yok olmanın eşiğine getirmiştir. Millet olarak yok olmanın eşiğinde değiliz demek biraz hatta birazdan öte saf dillilik olur.

Kainat ve insanlığın yaratılışının ana kaynağı, Müslümanca bir yaşamın ana esası olup unutulmaması ve de yaşamının devamı insanlık adına, özellikle İslam’ın bayraktarlığını yapmış ve halen daha yapmakta olan, Müslüman denince akla ilk gelen Biz Aziz Türk Milleti’nin mayası olup önem arz eden, olmazsa olmazı sevgi adına değerlerimizi ve bu değerler içerisinde en önemli ve vazgeçilmez Vatan sevgisini yaşamak gerektir.

Eğer biz; Millet olarak yaratılış ve yaşamımızın ana tema ve mayası sevgiyi esas alıp fazla Tevazu’ u insanı zelil eder düşüncesinden uzak kalır ve uzak yaşayarak olur olmaz her şeyi ve herkesi bilinçsiz ve yersiz kucaklamaya devam edersek ki ediyoruz ve kendi kendimizi sahiplenmedikçe, değerlerine bağlı milli ve manevi hassasiyeti dorukta bulunan genç neslimizi kucaklayıp sahip çıkmadıkça, Siyonizm ve haçlı zihniyetlerin üzerimizde kafa yorduğu Türk Aile Yapısı’ nı bozucu projelerini görmeyip görmezden geldikçe daha çook bela ve musibetlere duçar, yani musibetlerle iç içe olur ve hatta yok olmanın eşiğine geliriz diye düşünüyoruz.

Vatanı,

Milleti, asırlardır sevgiyi esas alarak birlik-beraberlik ve bütünlük içerisinde beraberce bir bütün halinde yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz Biz Aziz Türk Milleti’ni

Millet içerisinde fakir fukarayı ve garip gurabayı,

Engelli (Elden, ayaktan, gözden, kulaktan ve gibi organlardan yoksun) kardeşlerimizi,

Geçmişte ne kadar hataları olsa da bugün belirli bir yaşa gelmiş çocuk mesabesinde bulunan yaşlılarımızı, özellikle de bizleri ne şartlarda koruyup kollayarak yetiştirmiş ancak gelin görün ki bodrum katlara, bakım evlerine, hastane köşelerine terk edilmiş ana ve babalarımızı,

Değerlerine bağlı gençliğimizi,

Milli ve manevi değer taşıyan şahsiyetlerimizi sahiplenmeyip yalnız bırakırsak,

Bizlere fikir ve düşünceleriyle olmakla beraber yaşadığımız cennet misali vatanı emanet bırakan değerli merhum ve merhumeleri unutup hayatlarından dersler çıkarmadıkça, vatana ihanet edenleri görmezden gelip hamilik yaparak kucaklamaya çalışınca daha çoook üzülür ve kahroluruz.

Evet netice itibariyle birçok kereler ifade ettiğimiz gibi hafıza-i beşer bir toplum olduğumuz gerçeği ortada.

Gelin;

Bu Hafıza-i Beşer’ likten kurtularak değerlerimize,

Değerlerimizi yaşadığımız, olmazsa olmazımız olan vatanımızı koruyup kollayarak ihanet eden ve etmekte bulunanlara, hamilik edenlere fırsat vermeyerek,

Kültür olgularımızı sahiplenip yaşayarak,

Milli ve manevi noktada düşünen ve hayatlarını bu minvalde tanzim ederek yaşayan değerli şahsiyetlerimizin kadir ve kıymetlerini bilip onure etmemiz gerektiğini hatırlayarak, ahirete irtihal etmiş bulunan merhum ve merhumelerimizi de hatırlayıp yad edip hayatlarından dersler çıkararak,

Türk Aile Yapısını çok yönlü ele alıp koruyup kollayarak sahip çıkıp, yaşanan mağduriyetleri de tek yönlü değil çok yönlü görüp değerlendirerek,

Değerlerimiz içerisinde önem arz eden ve önemsememiz gereken geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz ve birçok kereler dile getirdiğimiz gençliğimize sahip çıkarak yok olmanın eşiğinden kurtulalım.

Aziz bir millet olarak her daim var olup yok olmanın eşiğine gelmemek adına değerlerimizi sahiplenmemiz kaçınılmazdır. Yok olmanın eşiğinden kurtulmamızın çaresi bu…

AYETLER

*Firavun hânedanıyla onlardan öncekilerin yapageldikleri gibi bunlar da rablerinin âyetlerini yalanladılar, biz de günahları yüzünden onları helâk ettik. Firavun hânedanını da suya gömdük. Bunların hepsi hak hukuk tanımaz kimselerdi. Enfal:54

*Allah katında canlıların en kötüsü, inkâr eden ve bir daha da imana gelmeyenlerdir; Enfal:55

*Kendileriyle antlaşma yapıldığı halde, her defasında Allah’tan korkmadan yaptıkları antlaşmayı bozanlardır. Enfal:56

*Savaş esnasında eline düşerlerse onlara yaptığınla geridekileri korkut ki, belki akıllarını başlarına devşirirler. Enfal:57

*Eğer bir topluluğun antlaşmayı bozacağından endişe edersen antlaşmayı derhal sona erdirdiğini onlara açıkça bildir. Allah ahdini bozanları asla sevmez. Enfal:58

GÜZEL SÖZLER

*Reislik, bir hırs ve menfaat konusu değildir. Aksine, bir fedakarlık ve ıstırap meselesidir. Bir mümin, ‘Reis’ olmakla adeta kendini feda etmiş olur. Şahsını düşünemez duruma gelir, mesuliyeti ve çilesi artar. Gerçekten rahatını ve huzurunu düşünenler, bu işe Talip olmamalıdır. Seyyid Ahmet Arvasi

ZAĞAR

Nereden türedi bu kadar zağar

Senede bir kere baş gösterirler

Zulümkarın zulmü mazlumu boğar

Binmiş boğazına diş gösterirler

Tasmayla zapt olmaz hainin hası

Ürdükçe ta garptan duyulur sesi

Islaha gelmez ki hinin böylesi

Abanın altından taş gösteriler

İmanı yok, dini yok ki bunların

Yularını tutan çoktur bunların

Hem sırtı pek karnı toktur bunların

Kaynar kazanları aş gösterirler

Doğup büyüdüğü yere kin besler

Yılana, çayana sırtını yaslar

Şaşırtır mevsimi böyle deyyuslar

Temmuz ortasında kış gösterirler

Sinsice gizlenir kalır ininde

Şüphe yoktur, bozukluk var kanında

El-pençe dururlar moskof yanında

Her türlü haini hoş gösterirler

Vedat Yılmaz/Elazığ

ÇANAKKALE'M

Ben bu aziz toprağın gıdası sabanıyım

Ben bu yüce bayrağın hürriyet ırmağıyım

Her karışı şehidin kanlarıyla yıkanmış

Elli yedinci alay, Conkbayır taburuyum

Yüzbaşı Hakkı Bey'in Nusret mayın gemisi

Yiğit koca Seyit'in o ünlü top mermisi

Tayyar paşa emriyle sabahın ezan sesi

Sinesi iman dolu tek başına orduyum

Devşirme sömürgeyle Çanakkale'ye gelen

Haçlı ordularıyla belasını deneyen

Fransız, İngiliz'le hepsi tokatı yiyen

Gördüler ki Alp Aslan, Osmanlı torunuyum

On dokuzuncu tümen Mustafa Kemal başım

Antepli Şahin ile Nene Hatun dadaşım

Kınalı Ali'ler le vatana baş koymuşum

Akıncı Türklerinden geliyor benim soyum

Denizden ve karadan düşmanlar saldırıda

Hiçbir kale görmedi yedi haç bir arada

Milli birlik ışığı parladı Ankara'da

Her ferdi vatansever çelikten bir orduyum

Tuncer Sönmez/Tunceli-Hozat

HAK’KA KARŞI

Hak’ ka karşı.

Hak’ ka layık kul olmalı Hakkı.

Gelen de giden de ondandır

Bilmektir Hak’ kı.

Nimetlere karşı şükür.

Sıkıntılara etmeli hamd.

Ram olmalı Hak’ ka karşı

Hak’ ka ram olmaktır Hak’ kı

Çaresi illa ram illa ram olmak

Olmaktır tek hakkı

Fakir, miskin dursun der

Herkes bilmeli hakkın

Batmaz batmamalı

Dik durup ayağa kalkmalı

Etmemeli isyan Hak’ ka

Kendini bilmektir illa Hak’ kı.

M. Dursun Aksoy/Elazığ-Karakoçan

BİR KONUK BİR KONU

ŞEHIR RUHU OLUŞTURMAK

Veysi Şekercileroğlu

Evet şehir ruhu oluşturmak neden bu kadar önemli, her şehir kendine özgü bir şehir ruhu oluşturulabilir mi? Bunun örnekleri var mı? Bu belediyenin veya valiliğin görevimi, yoksa görev sadece taş beton yoldan mı ibaret?

Peki Elazığ ne konumda, bunu biraz sahaya çıkıp inceledim. Elazığ’ın bir şehir ruhu var mı? Mesela bu konuda İstanbul, Adana, Eskişehir, İzmir gibi şehirler Elazığ ve gibi birçok şehre yanında neden bu kadar ilerledi ve çağ atladı, oradaki insanlar neden daha mutlu?

Mesela Adana son 4 yıldır başlattığı ve her yıl düzenlenen portakal çiçeği festivaline tam 2 milyon yerli ve yabancı turist katıldı. Festival boyunca insanlardaki mutluluğu coşkuyu, neşeyi, kortejler eşliğinde heyecanlarını yerinde gördüm. Aynı şekil İzmir-Urla festivali, Eskişehir'deki genç ruhu ve bunun birkaç benzerlerini söyleyebiliriz. Peki bu şehirler, bu şehir ruhunu oluşturmayı nasıl başardı, insanlar bu şehirlerde neden mutlu? Hiç sorguladık mı?

Evet maalesef Elazığ'ımızın kendine özgü bir şehir ruhu yoktur. Evet haksızlık yapmayalım bir orcik festivalimiz var oda ruhsuz ve katılımsız, birde İstanbul-Elazığ günleri var orda teyzeler amcalar geçerken uğruyor. Peki bu şehrin gençleri için ne yapılıyor?

Bu vebali kim üstlenecek?

İnsanlar bu şehirde mutsuz, umutsuz, İzzetpaşa Camii altı ve arka sokaklarında ki çay ocaklarında, mahalle kahvelerinde, Gazi Caddesinde gezinen insanların yüzüne hiç baktınız mı? Hepsi mutsuz ve umutsuz. Ve gençler bu şehirden umudunu kesip başka şehirlere göç ediyorlar. Böyle bir örnek verelim, sağlık olmadıktan sonra zenginliği ne yapacaksın? Yani ne kadar taş betona para harcar ve ne kadar modern bir şehir kurarsan kur, o şehirde sağlık ve ruh olmadıktan sonra o taş beton binaların o şehre, o şehir insanlarına bir faydası olmaz. Belediye ve valiliğin görevi sadece taş beton olmamalı, mesela belediyenin herhangi bir eğlence bütçesi var mı? Bu konuda profesyönel bir ekip birimi var mı? Gençliğe yönelik projeler var mı?

Evet burada görev hepimize ve yetkililerimize düşüyor, bu şehri canlandıralım, elimizi taşın altına koyalım, iş adamlarımızı toplayıp görüşelim ve alın size para kazanma fikri diyelim neden Elazığ’a disneyland tarzı büyük bir park yapılmasın? Elazığ'daki genç nüfus azımsanmayacak çoğunlukta. Para mı kazanmak istiyorlar yapsınlar en büyüğünü kazansınlar. Turist mi getirmek istiyorsunuz Harput gibi bir değere sahibiz ama kullanamıyoruz. Yap Harput’a, İstanbul Çamlıca tepesindeki gibi devasa büyük bir camii ve benzeri mabetler al sana din turizmi, tarih ve din bir arada, yap üzerine türküler yakılmış eski ismiyle Hüseynik yeni ismiyle Ulukent Mahallesinden Harput’a doğru bir teleferik, hem şehir canlansın hem para kazan.

Ve Allah aşkına şu gazi caddesini trafiğe kapatmak çok mu zor? Her şehrin kendine özgü bir trafiğe kapalı caddesi var. Neden Elazığ’ın yok? Kapatın bir gazi caddesini trafige, orda banklar oluşturulsun ve insanlar rahatça zevkçe

alışveriş yapsın sonra otursun dinlesin ama tek ama çoluk çocuğuyla bir güzel dondurmasını yesin. Ve açık bir konser alanı yapılıp burada gençlere özel faaliyetler ve konserler alanı oluşturarak arzu edilen bir şehir ruhu oluşturulsun.

Peki bir aile babası işinde çalışıyor, hafta sonu tatilinde alır çocuklarını önce bir disneyland tarzı parka, oradan bir turisti bol Harput turu, sonra pazar günü yeni stadımızda ailecek maçımızı izleriz, sonra trafiksiz gazi caddesinde ailece alışveriş ve sonra evimize mutlu bir şekilde gideriz. Yılın belli zamanlarında gençlerimiz için festivaller ve konserler.

Alın size şehir ruhu. Alın size mutlu aileler, mutlu gençler… Uzun lafın kısası, herkes kendi çıkar ve menfaatleri, herkes kendi siyasetine, herkes kendi ticaretiyle uğraşırken maalesef Elazığ gençliği unutulmuştur. Ben bir Elazığ sevdalısı olarak, vatandaşlık görevimi yapıp bunları Elazığ Günışığı Gazetesinde yıllardır yayınlanan Gönül Tahtından adlı kültür sahifesinde dile getirme fırsatını bulup dile getirdim. Umarım etkili ve yetkili şahıslar bu duyarlılığımıza ilgi duyar ve hep birlikte Elazığ'ımıza özgü bir şehir ruhu oluşturabiliriz ve herkes gururla ben Elazığlıyım diyebilecek ve bu şehirden göç etmeyecek. Umarım herkes elini değil gövdesini taşın altına koyar ve mutlu bir şehir oluştururuz.

Elazığ ve insanı bunu hak ediyor diye düşünüyorum. Saygılarımla.

...

Yorumlar (0)
32°
açık
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 29 Temmuz 2021
İmsak 03:35
Güneş 05:15
Öğle 12:35
İkindi 16:26
Akşam 19:44
Yatsı 21:17
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@