10.02.2021, 14:48 406

SAÇMA, HEM DE NASIL VE NE KADAR…-2-

İnsan, yaşamı içerisinde o kadar enteresan, o kadar ilginç işleyiş ve hadiselerle karşılaşıyor ki bunlara bu da ne, bu ne iş, bu da olur mu, bu ne saçma veya saçmalık demekten kendini alamıyor.

ardından toplum olarak çok yaygın bir şekilde dile getirdiğimiz yukarıda ifadeye çalıştığımız kavramlardan biri olan saçma kavramı dile gelerek kullanma durumunda kalıyorsunuz. Kavramlar çok şey ifade eder, çok şeyler anlatır tabi anlayabilenlere.

Geçen yazımızda da ifade ettiğimiz üzere kavramların hemen hemen hepsinin içeriğine bakıldığında çok ama çok anlam ifade eder. Kavramlar tek anlamlı gibi görülüp değerlendirilseler de aslında kavramlar bir veya bilemediniz iki ve ikiden fazla anlamlıdır. Kavramlar içeriğine göre değişir tıpkı yazı başlığımız olarak ele aldığımız saçma kavramının çoklu olması gibi…

Bugün ele aldığımız bu konuyu yaklaşık dört hafta önce farklı bir şekilde ele alıp değerlendirmiş gerektiğinde devamını getiririz diyerek noktalamıştık.

Dört hafta önce ele aldığımız bu konunun birincisinde konuya şöyle girmiştik.

Saçma kavramı; birçok insan tarafından birçok konu hakkında birçok yerde ve zamanda kullanılan çoklu bir kavramdır. Çok azda olsa insanın bilmiyor olmasından dolayı yeni duyulan saçma kavramı gündelik yaşam alanımızda çokça karşımıza çıkan ve tarafımızca kabul görmeyen, hoş karşılanmayan olay veya sözlere karşı karşımızdaki kişi veya kişilere karşı ifade edip kullandığımız bir kavramdır.

Toplum olarak etrafımıza baktığımızda bu kavramı, yani Saçma kavramını kullanabilecek ve kullanmamızı sağlayan o kadar uygun olmayan, aklın ve mantığın almadığı, yersiz bulunulan ve de görülen, mantığa aykırı tutarsız söz veya işlerle beraber, yaşamı tutarsız o kadar insan var ki bu kavramı onlara karşı kullanmamak ve hemen arkasından Hem de Nasıl ve ne kadar Saçma demeden kullanmamak elde değil.

Ülkemiz geneline ve özellikle yaşamımızı sürdürdüğümüz ilimize baktığımızda ister ferdi olsun ister toplumsal olsun, isterse icra makamlarının işleyişi noktasında olsun o kadar saçma, halk deyimiyle o kadar saçma sapan işler var ki anlatılır gibi değil. Hem de saçma görülenler karşısında hayretler içerisinde kalmamak, kalınınca da istemeyerek de olsa hem de nasıl ve ne kadar saçma dememek içten değil doğrusu demiş dememek için de insanın kendisini zorla tutası geliyor ifadesi sonrası saçma görülenleri sıralamıştık.

Bugün de o günden bugüne kulağımıza gelen ve bizlere bizatihi iletilen saçmalıkları siz değerli kamuoyuyla paylaşalım istedik.

Ülkemizin hemen birçok il ve ilçesinde ama deprem sonrası ama ihtiyaç giderme amaçlı Toki tarafından çoklu binalar inşa edilmekte. Binalar inşa edilirken de yaygın olan ovada veya şehir merkezi içerisinde düz alanda yapılmayıp yüksek yerler ve zemini sağlam yerler tercih edilmekte. Bu doğru ve yerinde bir işleyiş olduğu için itiraz söz konusu değil olamaz da. İtiraz edenlerin bu işten anladıkları da söylenemez doğrusu.

Bu işleyişin yanlış ve doğru olmayan, bu da olur mu dedirtecek ve saçma görülen yani; ama icra makamlarının ama söz konusu konutları yapan Toki’ nin zemini sağlam olan yüksek yerlerde konut yapımında kat sayısının 6 kattan fazla olmayışı. Düz alan ve zemini sorgulanan yerlerde bina kat sayısı bırakın altı kat olmayı 12 kat ve üzeri sayıda binalar dikilmesi,

Örnek olarak Elazığ ili Meryem Dağı ve Zafran Mahallesi ve gibi yerlerin eteklerinde yapılan konutları gösterebiliriz. Buralar zemini çok sağlam olan yerler ve ne yazık ki en fazla altı kat. Şehir merkezine baktığımızda ise 8-12 ve 23’lere varan katta konutların var olması karşısında,

Veya bina bitimi sonrası hak sahiplerine teslimde kalabalık bir aileye iki artı bir, kalabalık olmayana üç artı bir şeklinde daire tahsisi sonrası böyle olur mu hiç,

Yine Toki tarafından yeni yapılmış bulunan binalarda çatlakların, hem de bariz çatlakların oluşması sonrası yapılan savunma söz konusu çatlakların mevsimsel deyip tehlike noktasında önem arz eden kabul edilemez yanlışın yanlış savunulması ve gündemden düşürülmeye çalışılması karşısında bu nasıl olur ve bu ne saçma iş gibi bir kavram kullanma durumu oluşmakta. Böylesi kabul edilemez bir yanlış sonrası saçma dememek mümkün değil.

Bir ilde üç ayrı Gazeteciler Cemiyeti olacak ki bu illerden biri Elazığ’dır bu ilin tarafsız konumda olması gereken etkili ve yetkilileri bir cemiyetle toplantı yapıp diğer iki cemiyet ile toplantı yapmayıp es geçip önemsemediği anlamında mesaj vermesi hem toplumsal yararı tartışılmaz iki cemiyetin üyeleri ve hem de bu cemiyetlere gönül vermiş bulunan toplum tarafından kabul görmemiş olmakla beraber saçma olarak değerlendirilmiştir. Bu olay Elazığ’ı idare eden veya Elazığ’a karşı sorumluluğu olan etkili ve yetkililerin Elazığ’ı ve Elazığ insanını bir bütün olarak kucaklamadıkları intibaını uyandırmıştır.

Uğursuz olarak adlandırıp bir an evvel gitse de kurtulsak temennilerinin çokça kullanıldığı musibet yılı 2020 yılında baş gösteren halk deyimiyle Korona, tıbbi olarak Covid-19 diye bilinen, bizim ise asrın illeti diye adlandırdığımız Korona illeti nedeniyle hükümetimiz ve dolayısıyla Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’nın bilim kurulu kararı gereği birtakım tedbirleri sunduğunu ve bunların önemle yerine getirilmesi gerektiğini her defasında dile getirdiğini bilmeyenimiz yok.

Bunlar; yakın mesafenin olmaması, ellerin sık sık yıkanması, dezenfekteye önem verilmesi, maske kullanımı ve sokağa çıkma kısıtlaması gibi tedbirler. O gün bugündür bunların birçoğu kişisel olsun toplumsal olsun kısmen uygulanmakta. Hatta ve hatta düğünler iptal edilince dolayısıyla düğün salonları ve gibi alanlarda kısıtlama gereği kapatıldı. Ancak; toplu taşıma araçları olan uçak, tren, şehirler arası otobüsler ile belediye otobüslerinde bu uygulama yerli yerinde uygulanmadığı gibi tatil beldelerinde, kayak merkezlerinde bile uygulanmadı. Kayak merkezi olan illerin kayak merkezlerinde yoğun kalabalıklara rastlanıldığı gibi ilin etkili ve yetkililerini de görmek mümkün oldu. Peki sıradan vatandaşa sıkı önlem uygulanması uygun ve yerinde bir hareket de etkili ve yetkililere uygulanmaması yerinde bir hareket mi, saçma değil mi?

Hastalık nedeniyle camiye giden vatandaşların sözüm ona korunmak amaçlı evlerinden camiye götürdükleri seccadelerde ayrı bir olay, ayrı bir saçmalık. Sık sık dezenfekte edilen camilerimize güvenilmeyip beraber götürdükleri seccade ne kadar temiz ve ne kadar hijyeniktir diye düşünmek gerek. Seccadeleri geçtik kendileri ne kadar hijyene riayet etmekteler. Eğer camilerdeki temizliğe, hijyene güvenilmiyor ise kuşkuyla gitmelerinin ve kuşku içerisinde namaz kılmalarının da bir anlamı olmasa gerek.

Namazın miraç olduğunu ve Allah’ın huzurunda olunduğu, bu halde başka şeyler düşünülmemesi ve kuşku içerisinde olunmaması gerektiğini bilmeyen yok sanırım. O halde camilerimizin temizliği ve hijyeninden kuşku duymayarak temizliği tartışılır seccadelerimizi götürerek caminin hijyenini bozmayalım.

Ağa babalarının ülkemizin yıkılması, milletimizin yok edilmesi üzerine 100 yıl öncesi aldıkları kararları uygulamak adına her sefer değişik bahanelerle ortaya çıkıp kargaşa çıkararak milleti huzursuz edip kafa karıştıran işbirlikçi terör örgütleri bu seferde Boğaziçi Üniversitesine atanan bilim adamı sıfatına haiz, ülkenin bilim alanında mesafe kat etmesi yönünde gayreti bulunan bilim üreticisi bir rektörün atanmasını bahane ederek terör estirmekteler. Yıllar önce yıllarca yabancı hocalar ve sonrası dışa bağımlı sözüm ona hocalar tarafından idare edilen üniversite yıllar sonra gerçek manada ülkesini ve milletini seven birinin rektör olarak atanması üzerinden öğrenciler adı altında eylem yaptırılarak gündemi işgal etmeleri çok ama çok saçma, hem de ne kadar diyebileceğimiz kadar saçma. Bu saçmalık yetmezmiş gibi birde toplumun dini duygularıyla alay edercesine kutsalımız ve kırmızı çizgimiz Kabe resminin bilmem ne işaretinin yanına konularak inanç ve ahlakımıza aykırı bir saçmalık daha yaşanmakta.

Evet işte saçma görülen ve kabul edilen yanlış yaşam ve uygulamalardan bir bölümü. Dahası da bir sonraya kalsın diyoruz. Tarihi kadim şehir Harput’un yetiştirdiği ender şahsiyetlerden, bir ilim insanı, bir avukat ve sayılı bir yazar olarak toplumun sıkıntılarına tercüman olmuş, Şehrül Muharririn unvanı ile anılmış ve anılmakta olan değerimiz merhum Ahmet Kabaklı Hocamıza Allah’tan rahmet diliyoruz.

AYETLER

*İnkâr edenlere söyle, eğer yaptıklarına son verirlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır. Yaptıklarına devam ederlerse, daha öncekilere geçmişte ne yapıldığı bellidir. Enfal:38

*Fitne ortadan kalkıncaya ve dinin tamamı Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Vazgeçerlerse kuşkusuz Allah yaptıklarını görmektedir. Enfal:39

*Yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin Mevlâ’nızdır, O ne güzel Mevlâ’ dır, ne eşi bulunmaz yardımcıdır! Enfal:40

GÜZEL SÖZLER

*Sen sen ol ele bakma, el sözüyle yola çıkma, düşman olanı takma, Türk’ün töresini yıkma. Dede Korkut

*Evinde Afrodit heykelini en mütena köşeye koyan, Roma’nın Romüs ve Romülüs’ ünü emziren dişi kurt hikayesi ile çocuklarını büyütenler, çocuklarının yakalarında Türk’ün ‘Bozkurdunu’ dudaklarında ‘Mehter Marşlarını’, gönüllerinde Ergenekonları ve ‘Gök Sultanları’ fark edince çığlığı basıyorlar ‘Eyvah, geliyorlar!’ diye. Halbuki gelen ne İngiliz, ne Abd, ne Rus, ne Çin, ne Arap, ne Acem.. Türk’ü kendinden korkutanların Allah belasını versin. Seyyid Ahmet Arvasi

HARPUT GÜZELLEMESİ

-Ahmet Kabaklı’ya-

Harput’tayım, hazdayım,

Güz mevsimi yazdayım!

Göğsümü yara yara,

Mumlarla niyazdayım!

“Hay!” derim çıra çıra,

Uzayan avazdayım,

Harput’tayım, hazdayım!

Suların şiir Hazar,

Enginde Harput yazar!

Efsunlu yârde kaldı,

Yüreğimdeki pazar!

Aziz diyarda kaldı,

Nazarım uzar uzar

Suların şiir Hazar!

İçimde yüzün büyür,

Gecen, gündüzün büyür.

Dillerde meşk akşamı,

Büyülü sazın büyür.

Dağıtır derdi gamı,

Harputlu hüzün büyür,

İçimde yüzün büyür

Harput’ta mazideyim,

Şair Niyazi’deyim.*

Elif minaresiyle,

Bir sülüs yazıdayım.

Deli divanesiyle,

Sağalmaz sızıdayım

Harput’ta mazideyim.

Harput’un yası bana,

Ateş ortası bana.

Bir yudum çay içimi,

Şair havası bana.

Endamı gül açımı,

Kelam aynası bana

Harput’un yası bana

Harput’um uzak desem,

Türküsü tuzak desem…

Susar mı Hüma Kuşu,

Çekiyor toprak desem?

Tükendi gün yokuşu,

Yakın emr-i Hak desem

Harput’um uzak desem...

Yusuf Dursun/Yozgat-İstanbul

BİR KONUK BİR KONU

SÖZDE ÖĞRENCİ GRUBUNU KINIYORUZ

Her toplumun ve her milletin kendine özgü değerleri, günümüz anlamıyla kırmızı çizgisi vardır.

Biz Aziz Türk Milleti’nin de kendine özgü değerleri vardır milli ve manevi değerleri ve bu değerler üzerinden kırmızı çizgileri…

Asırlardır tüm unsurlarıyla bir arada yaşamış Aziz Türk Milleti’nin manevi anlamda değerleri din ve kutsal mabedi Kabe, milli ve manevi bütünlüğün genelini ifade eden ise vatan, bayrak, ezan ve gibi değerlerdir.

Geçtiğimiz günlerde ülkemizin en değerli üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi’nde ki kendini bilmez sözde bir öğrenci grubu maalesef haddini aşarak Kabe Figürü etrafına lgbt adı verilen eşcinsel bayrağını asarak alay ettiler.

Bu, manevi değere aykırı olayı bir üniversite öğrencisi olarak nefretle kınıyorum. Bu kabul edilemez ahlaksızca hareketin, bir diğer anlamda isyana yönelik eylemin bir değerimiz, olmazsa olmazımız olan ülkemizi bir kargaşa ortamına sokma ve iç savaş çıkarmaya yönelik olduğu bir gerçek geçmişte yaşanan örneklerine baktığımızda.

Bu çirkin olayı, toplumu değerlerine karşı kin ve nefret tohumu saçmaya yönelten tahrik amaçlı bu ahlak dışı eylemi gerçekleştirenleri nefretle kınıyoruz değerlerine sonuna kadar bağlı bir millet olarak.

Bu olayın ardından devletimiz gecikmeksizin bu hadsizlere anında müdahale ederek dini değerlerimizle alay edilmemesi gerektiğini ve alay edildiği takdirde devletimizin hemen müdahale edeceğini gösterdi ve olay yerinde bulunan örgüt mensuplarını gözaltına almaya başladı.

Bugün bir şey dikkatimi çekti bu hadsiz sözde öğrenci grubu bir hagshtag yayınlamış (aşağı bakmıyoruz şeklinde) ve bunu yayınlamalarının sebebi ise ‘’İstikbal Göklerdedir’’ sözü yani biz daima göğe bakacağız diyorlar. Ama bilmiyorlar ki göklerdeki İstikbal’inde, Aziz Türk Milleti’nin de, İslam'ın da en büyük düşmanı onlar, yani kendilerinin olduğudur.

Boğaziçi olaylarını iyi bir şeymiş gibi göstermeye çalışanlar ile ahlak dışı eylemi yapan ahlaksızlara destek verenler şüphesiz ki hem din ve hem de devlet düşmanıdırlar.

Birilerinin maşası konumunda bulanan şer odakları şunu çok ama çok iyi bilmeliler ki; İslam’ın kutsal mabedi Kabe biz Türk Milleti’nin kırmızı çizgisidir. Kirli ellerin Kutsal mabedimiz olan Kabe’yi kirletmelerine hiç mi hiç izin vermeyeceğiz.

Allah; değerlerimize, ecdadımızın büyük mücadeleler verip büyük bedeller ödeyerek kazanıp bizlere emanet bıraktıkları devletimize zeval vermek isteyenlere ve zeval vermek için uzanan ve uzanacak kirli ellere fırsat vermesin devletimize güç ve kuvvet versin, milletimizin, asırlar öncesinden günümüze kadar İslam’ın bayraktarlığını yapmış ve yapmakta olan Aziz Milletimizin de yar ve yardımcısı olsun.

Fırat Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğrencisi

Semih Özlü

Yorumlar (5)
Semih Özlü 6 ay önce
Yazımı paylaştığı için ilk başta günışığı gazetesi ve dursun beye ardından okuyan herkese teşekkür ederim
Sevgiyle kalın
Semih Özlü 6 ay önce
Yorumumu paylaştığı için öncelikle günışığı gazetesi ve dursun beye ardından okuyan herkese canı gönülden teşekkür ederim sevgiyle kalın
Semih Özlü 6 ay önce
Yazımı paylaştığı için öncelikle Elazığ’ımızın değerli gazetesi Günışığı gazetesine ve Dursun bey’e ardından okuyan herkese teşekkür ederim
Sevgiyle kalın
Semih Özlü 6 ay önce
Yazımı paylaştığı için öncelikle Elazığ’ımızın değerli gazetesi Günışığı gazetesine ve Dursun bey’e teşekkür ederim sevgiyle kalın
Semih Özlü
Semih Özlü 6 ay önce
Yazımı paylaştığı için gazetemize ve Dursun bey’e teşekkür ederim sevgiyle kalın
33°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 01 Ağustos 2021
İmsak 03:38
Güneş 05:17
Öğle 12:35
İkindi 16:26
Akşam 19:43
Yatsı 21:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@