SADECE BİZ TANIMIYORMUŞUZ

Aday gösterilinceye kadar adı duyulmamış, basında yer almamış biriydi. Eminim ki İstanbullular da tanımıyordu. En fazla bilen de, bir ilçenin sıradan belediye başkanının ötesinde fazla bir bilgiye sahip değildi.

Kanaatimce Sayın Kılıçdaroğlu da, ya İmamoğlu’nu bu haliyle tanımıyordu veya kendisine dayatıldı. Çünkü ister belediye başkanlığını kazansın, ister kazanmasın, her halükarda CHP’nin gelecek genel başkanıdır. Zira Kemal Kılıçdaroğlu’nu getiren güç, artık yeter, miadın (süren) doldu diyor. Sanırım Sayın Kılıçdaroğlu da, bu nerden çıktı diye kara kara düşünüyordur.

Dedim ya, biz tanımıyormuşuz. Fakat dıştakiler ve onların içteki uzantıları çok önceden tanıyorlarmış. Mesela Amerika yakından tanıyormuş. AB iyi tanıyormuş. İsrail sanki kankası, kazandı deyip sevinç naraları attı. Yunanistan bile tanıyormuş ki, “Kostantinpolis’i Fetheden Yunan” diye gazete manşetleri attı. Elbette bu manşetler boşuna atılmış değil. Çünkü adam Beylikdüzü’nde, ülkemizin baş düşmanı, Kıbrıs’taki kardeşlerimizin, şehit İlhanlarımızın ölüm emrini veren Makarios’un heykelini yapmış. Kuzey Kıbrıs’a gidip Denktaş’ın heykelini ziyareti, bu heykelden dolayı yapılacak tenkitlere karşı bir tedbirdir sanırım.

FETÖ bu adam için her şeyi göze aldı. Onun kazanması için başta algı operasyonu olmak üzere oy çalmaya varıncaya kadar her türlü çirkefliğe başvurdu.

31 Mart mahalli seçim sürecinde hep diyorduk ki, bu seçim sadece bir mahalli seçim değil, ülkenin beka meselesidir. Bazıları çıkıp, ne bekası, şurada bir başkan seçiyoruz, hepsi o kadar diyordu.

Bugün yanıldıklarını anlamış olmalılar. Çünkü bu seçimle Amerika’sı, AB’si, bizimle dost görünen ülkelerin tamamı ilgileniyor. Yasal süreci durdurun ve Ekrem’e mazbatasını verin diyorlar.

Belçika’nın bir bölgesinde seçim yenileme kararı alındı. Avusturya’da iki yıldan sonra cumhurbaşkanlığı seçimi yenileniyor. İlgilenen var mı? Yok. Fakat ABD, AB İstanbul seçimiyle ilgileniyor. Hani bu bir mahalli seçimdi? Çünkü bu, mahalli seçimden öte bir şey. Sayın Erdoğan’a olan millet desteğini zayıflatmak için çalışıyorlar. Tayyip’siz bir iktidarda istediklerini yapacaklarına inanıyorlar.

Bu nedenle biz de bu seçimi, İstanbul’un değil, ülkemizin geleceğinin oylaması olarak görmeli ve bunun için çalışmalıyız. İstanbul’daki akraba ve dostlarımızı uyarmalıyız.

İmamoğlu’nun önemli bir figür olduğunu yeni anlıyoruz. Meğer düşmanlarımız onu çoktan keşfetmiş. Sola bakan yüzü de var, muhafazakâr makyajı da. Camide Kur’an okur ama on beş günlük iktidarında, Sultanahmet’te 37 yılından beri devam eden “TDV İslami Yayınlar Fuarı”na müsaade etmez. Bu kin nerden geliyor acaba?

Kim ne derse desin, İmamoğlu sıradan biri değil. Onunla Türkiye’de birçok şey yapacaklarına inanan güçler vardır. İnşaallah İstanbul seçmeni bu büyük oyunu oyuyla bozar ve emperyalistlerin heveslerini kursaklarında bırakır.

                                                                 

        

YORUM EKLE
YORUMLAR
süleyman
süleyman - 4 gün Önce

inşAllah sayın hocam inşAllah.kaleminize yüreğinize sağlık