ŞEREF TAN’LA RAMAZAN-II

Şeref Tan merhum, 1985 yılı ramazanı boyunca yazdığı gazetedeki köşesinde her güne bir dörtlük/şiir düşürmüştü. Bu ramazan güncesinin ilk yarısını geçen haftaki yazımızda sizlere aktarmış, kalan yarısını da bu hafta nakledeceğimizi ifade etmiştik.

Ramazan ayı yani oruç, bir anlamda sabır ve tahammül demektir. 7 Haziran 1985 günkü kıtasında Tan, özellikle bu hususa vurgu yapar; öfkedense sabrı önceler;

Öfke paslı bir kılıç; kını gümüş savatlı

Sabır; acı çekirdek fakat meyvası tatlı

Sabırla aşılacak ölçülmez mesafeler,

Sabır bir anlık sükût; geçen bir an; kanatlı.

Malum olduğu üzere,Ramazan sabır ayıdırveOruç, sabrın yarısıdırdemiş yüce peygamberimiz. Şairimiz iseSabır acı çekirdek fakat meyvası tatlıderken, bir başka hadisişerife kapı aralıyor adeta; “Cennetin reyyan kapısından ancak oruçlular girecektir” hadisine.

12 Haziran tarihli XIV numaralı dörtlüğüne gelince, İslam’ın ve Kur’an’ın ebedi nurunu söze dökmüş şairimiz özlüce;

Görünen o ki İslam gün be gün canlanacak

Bu ilahi meşale ilelebet yanacak.

“Hayy” sırrına bürünmüş yüce kelimetullah

Hikmetiyle, insanlık yeniden uyanacak.

Sözün burasında içimizden geçeni biz de söze dökmeden geçmeyelim. Keşke, insanlıkla beraber İslam dünyası da uyansa ah!..

13 Haziran günü, Şeref Tan, genelden özele indirgiyor hitabını ve Müslüman kul’a doğrultuyor sözü;

Dağdağası dünyanın tükenir sanma halkın,

Dağdağası dünyanın tükenir sanma sakın,

Ayağına dokunan taşı sen kendinden bil,

Kusur arayacaksan önce kendine bakın.

Bir gün sonrasındaki dörtlüğünde şair bize ölümü hatırlatır ve bu kez ömrün kıymetini bil, diyerek uyarıda bulunur:

Kapını çalmadan o görünmez el,

Yapraklar sararıp dökmeden gazel

Hercümerç olmadan ebedle ezel;

Aldığın nefesin kıymetini bil.

Halil Karabulut’un “Oruç” şiirinde şöyle bir dörtlük vardı;

İşine hareket gelir

Aşına bereket gelir

Diline nezaket gelir

Oruç tutan Müslümanın.

Şeref Tan ise 15 Haziran günkü kıtasında belli ki “Kadir Gecesi” nezaketiyle bakın nasıl seslenir Rabbine:

Ya Rab, affet bizleri bu gece hürmetine,

Rahmetini ulaştır Habibin (sav) ümmetine

Bizler ki acizleriz, yönümüzü doğru kıl;

Sığınmışlardan eyle yüce merhametine.

Artık ramazanı yolculama sırası gelmiştir. Bir ay boyunca tutulan orucun, yapılan kulluğun kabulü için niyazın da vakti tamamdır. Tarih 18 Haziran 1985:

Tuttuğumuz orucu kabul eyle Allah’ım

Kıldığımız taatı makbul eyle Allah’ım

Edindiğimiz kazanç sade açlık olmasın;

“Sevdiğinin” sevdiği bir kul eyle Allah’ım.

Ramazan’ın son günü (19 Haziran 1985), Şeref Tan merhum için de son bir muhasebe ve şefaat dileme eyyamıdır;

Bayram, gönül pasını siler elhamdülillah;

Alır kılağısını biler elhamdülillah.

İnşallah ümmetinden razı olur ol Resul;

Rab’dan bize şefaat diler elhamdülillah.

Biz dahi sözü, ünlü divan şairi Vâsıf’ın iki dua/beyti ile bağlayalım, deriz:

Mahlasım Vâsıf-ı dâniş-ver-i akl-ı evvel

Maksadım hayr du’ı-yı şeh-i nusret-encâm

Baht u ikbâl ile tahtında mukîm oldukça

Her şebi leyle-i kadr ola nehârı bayrâm.

Sizin de efendim, her geceniz kadir, her gündüzünüz bayram olsun.

YORUM EKLE