banner74

Mahkemenin kararı ne olursa olsun erken seçime gidilmeyecek

Devlet Bakanı Faruk Çelik, Başbağlar ve Sivas olaylarında yaşanan katliamların gelecekte tekrar tekerrür etmemesi için hükümet olarak gereken sorumluluğu aldıklarını söyledi.

SİYASET 05.07.2010, 23:42 05.07.2010, 23:42
1440
Mahkemenin kararı ne olursa olsun erken seçime gidilmeyecek
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Başbağlar ve Sivas olaylarında yaşanan katliamların gelecekte tekrar tekerrür etmemesi için hükümet olarak gereken sorumluluğu aldıklarını söyledi.

Çelik, Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde, 5 Temmuz 1993'te teröristler tarafından katledilen 33 kişi için düzenlenen anma etkinliğine katıldıktan sonra karayoluyla Elazığ’a geldi.
 
Ankara’ya gitmeden önce Elazığ havaalanında gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Çelik, Başbağlar ve Sivas olaylarının çözümü için hukuki sürecin işlediğini ve belli bir noktaya gelindiğini, olaylarla ilgili yargılananların ve tutuklananların olduğunu söyledi.

Türkiye’de geçmişte yaşanan bu tür müessif olaylara bir ayrışmayı değil, birlikte düşünmeyi gerekli kılan hadiseler olduğu çerçevesinde baktıklarını belirten Bakan Çelik, şöyle konuştu “Sivas’ta olan bir hadise toplumumuzun belli bir kesimini ilgilendiren hadise değildir. Başbağlar’da olan hadise belli bir kesimi ilgilendiren hadise değildir. 73 milyonu ilgilendiren bir hadisedir. Her ikisinde de insanımız öldürülmüş, insanımız yakışmış ve boğulmuştur. Hedef insan olduğu için, hedef vatandaşımız olduğu için öncelikle bakışımız onların ideolojik konumları değil, onların siyasi tercihleri değil. Onların insan olarak böyle bir muameleye karşı karşıya kalmaları, lanetlenmesi gereken bir olaydır. Bunun için bu noktada hepimizin bir ve beraber olması gerekiyor. İnsanlık suçuna karşı bir ve beraber olmamız gerekiyor. Bundan dolayı Sivas’a gittik. Bundan dolayı Başbağlar’a gittik. Birbirleriyle bağlantılı mı. Üç gün içerisinde Sivas’ta 37 kişi, Başbağlar’da da 37 kişi hedeflenmiş, ama 3 ü tesadüfen yaralı kalıyor, birini de teröristler götürüyorlar. Böyle bir senaryo yazılmış demek ki. Figüranlarda oynamışlar, vatandaşlarımız da hayatlarını kaybetmişler. Bugünün Türkiyesi’nde biz yöneticiler olarak hem geçmişin aydınlatılmasıyla ilgili hem de bu ve benzer olayların gelecekte tekerrür etmemesiyle ilgili mutlak surette almamız gereken sorumluluğu biz Ak parti iktidarı olarak almış bulunuyoruz. Ve sosyal kesimler arasında yumuşamayı sağlayacak, hoşgörüyü geliştirecek önemli mesafeleri de aldık. Bunu da rahatlıkla söyleyebilirim.”

BÜYÜME ORANLARI VE İŞSİZLİK
Bir gazetecinin, “Türkiye 11,7 büyüme grafiği içerisinde. Çin’den sonra en hızla büyüyen ülke. Yalnız birtakım ekonomistler bu rakamların gerçeği yansıtmadığını söylüyor. Eğer Türkiye bu kadar büyümüşse işsizlikte azalma olurdu yada vatandaşın cebine yansıyan parada artış olurdu diyorlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusunu yanıtlayan Bakan çelik, bu yöndeki değerlendirmelerin siyasi olduğunu söyledi.

Küresel krizden yeni çıkan Türkiye şartlarında bunu değerlendirirken biraz da insaflı değerlendirmeler yapılması gerektiğini belirten Bakan Çelik, şunları söyledi:
“Bu başarıyı görmek gerekiyor. Bunun görmeme gayreti, bu inatlaşma aslında her alanda oluyor. Bu üzücü bir hadisedir. İşsizlik olayı ve Türkiye konusu çok daha farklı bir şeydir. Bunu çok daha çok daha geniş değerlendirmek gerekiyor. Tabiî ki büyümenin amacı, refah düzeyini dolayısıyla işsizliği de minimize etmek, aşağıya çekmek içindir. Fakat birçok farklı nedenler var. Türkiye’nin stok işsizliği var. Türkiye’nin kent ve köy dediğimiz alanlarda dengesizlikleri var. Yani tarım kesiminde bulunması gereken nüfusun gelişmiş ülkeye göre belki 5-6 kat fazla nüfusu halen tarım kesiminde Türkiye barındırıyor. Bunu oradan hizmet sektörüne ve diğer alanlara çekmeniz gerekiyor. Biz bu altyapı alanlarında Türkiye geçmiş yıllar itibariyle de işsizlik anlamında söylüyorum, çok daha sağlıklı bir noktaya yapısal anlamda gelmediği için, işsizliği belli bir müddet yüzde 10’lar civarında devam etmesini biz belli bir süre doğal karşılamak gerekiyor. Çok seri olarak çok hızlı bir şekilde aşağı çekmek mümkün değil. Ama buna karşı hükümet olarak aldığımız önlemler var. Teknolojideki gelişmelerde buna dahil ediliyor. Biz şimdi bazı sanayi tesislerini gezdiğiniz zaman teknolojideki gelişmelere baktığınız zaman insansız iş yapmalar hakim olmaya başladı. Maalesef bir yönüyle işsizlik açısından maalesef diyorum ama diğer açıdan da teknolojik gelişmeler tabiî ki olacak yani. Bunlar olması gereken şeyler. Bunlara karşı da önlemler almak gerekiyor. Yani emek yoğun sektörlerden Türkiye çıkıyor. Geliştikçe Türkiye çıkıyor. Teknoloji yoğun sektöre geçiyorsunuz. Bu da işsizliğin bir başka boyunu oluşturuyor. Gerek tarım kesimindeki yoğunluk gerek teknoloji yoğun gelişmeler işsizliği belli bir süre daha yüksek rakamlarda tutacak. Ama burada mukayeseleri de sağlıklı yapmak gerekiyor. Bugün İspanyada yüzde 20’lere işsizlik gelmişse, bugün Amerika’da yüzde 9-10’lara işsizlik gelmişse Türkiye’nin bu bölgede bu oranda işsizliği tutması bence başarılı inancı içerisindeyim.”

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARI VE ERKEN SEÇİM
Anayasa Mahkemesi’nin anayasa paketi ilgili vereceği kararın hükümet açısından olumsuz olması halinde erken seçime gitme düşüncelerinin olup olmadığı yönündeki soruyu da değerlendiren Çelik, Anayasa mahkemesinin kararı ne olursa olsun erken seçime gitmeyeceklerini söyledi.

Gündemlerinde erken seçimin olmadığını defalarca gündeme getirdiklerini belirten Bakan Çelik, “Erken seçim gündemimize hiç gelmedi. Gelmeyecek. Büyük ihtimalle bir aylık bir öne çekme olacak. Yani Temmuz değil de haziran ayında seçim yapma eğilimimiz var. Onun dışında bir erken seçim gündemimizde yok.” dedi.

Mahkemenin vereceği karar konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çelik, şöyle konuştu: “Anayasa mahkemesi de anayasadaki kurallar çerçevesinde hüküm verecek diyoruz yani. Başka bir şey yok. Hukuk devletinde herkes hukuka güvenmek durumundadır. Başka güvenecek bir şeyiniz var mı? Bu anlamda hukuk devletinde hukuk herkese lazım. Herkes hukuka güvenmek durumundadır. Hukukumuz da şifai değil. Yazılı bir hukuk. Anayasayı açıyorsunuz, bakıyorsunuz. Anayasa mahkemesi anayasa değişikliklerini şekil açısından inceleyebiliyor. Şekil açısından b
akar diyor. Ve O çerçevede bakması gerekir. Başka bir şeyi yok bunun. Hatırlarsınız yakın geçmişte 367 ile ilgili tartışma vardı.
Yani yerindelik anlayışıyla hukuk vazifesini görevini icra etmeye başlarsa bu hukuk açısından, hukuk devleti açısından sorunların çok daha uzun süre devam edeceği anlamına gelir. Türkiye hukuk devleti olmaz, Türkiye’de demokrasi topal ve sakat olur. Yani herkes hukuka güvenecek. Hukuk adalet dağıtacak. Hukukun verdiği kararlar milletin vicdanında yer bulacak. Böyle bir devlete biz hukuk devleti diyoruz. Yoksa benim için iyi senin için kötü şeklinde ben varsam sana hayat yok sen varsan bana hayat hakkı yok derseniz bu demokratik bir ortam değil ki, bu hukuk devleti değil ki. Bizim hukukumuz yazılı. Anayasamız da diğer mevzuatımız da açık net. Orada ne deniyorsa herkesin boynu kıldan incedir. Orada verilecek karara saygı duyarız. Ama olmayan bir karar, sizin bahsettiğiniz gibi sizin ifadenize dayanarak söylüyorum, bir ihdası söz konusunda Yani Türkiye açısından bu Türkiye açısından bu talihsizlik olur. Yanlış olur yani. Bakın geçmişteki birkaç karar uluslar arası camiada Türkiyeyi sıkıntıya sokmuştur. Türkiye’nin bir hukuk devleti olma niteliğinin tartışılmaması gerekiyor. Bunu tartıştığınız zaman bunun ekonomiye yansıması oluyor. Siz nereye yatırım yaparsınız, hukuki güvenceniz olan yere yatırım yaparsınız. Hukuki güvenceniz yoksa niye yatırım yapıyorsunuz. Neden her ülkeye yatırım insanlar yapmaz,. Çünkü orada hukuk devleti olma niteliği konusunda sıkıntılar vardır. Onun için Türkiye bunları geride bıraktı. Şu değerlendirmeleri de ben inanıyorum ki sağlıklı bir şekilde aşacağız. Yargı, yürütme, yasama herkes kendi alanında hizmetlerine devam edecek. Türkiye geri dönülmez bir yükselişle yoluna devam edebilir.”

ALEVİ ÇALIŞTAYI
Bakan Çelik, Alevi vatandaşların talepleri konusunda da birtakım düzenlemeler yaptıklarını söyledi. Türkiye’nin demokrasi çıtasının yükseldiğini, bir taraftan da taleplerin arttığını belirten Çelik, “Artan bu taleplere cevap vermeniz gerekiyor. Alevi vatandaşlarımızın talepleri var. Tam 10 ay bunun üzerinde çalışma yaptık. Raporumuzu hazırladık. Çözüm önerileri hazır. Yani Alevi vatandaşlarımızın talepleri cevabını bulmuş olacak. Bu da toplumsal barışın milli birliğimize ciddi katkı sağlayacak. Bir sorun söz konusu değil. Bu çalıştaylar vasıtasıyla bütün o kesimler arasında birbirlerine selam vermeyen, birbirleriyle konuşmayan bugüne kadar bir araya gelmemiş aleviler bir araya geldi. Bugüne kadar bir araya gelmemiş alevi Sünniler bir araya geldiler. Güzel bir ortam oluşmuş oldu.” dedi.

SİPERDE ÇÖMELME
Bakan Çelik, sınırın sıfır noktasındaki siperde yaşanan çömelme tartışmalarına da farklı bir yorum getirdi. Bu tür konuları tartışmak kadar garip, abes bir şeyin olmayacağını ifade eden Çelik, Türkiye cumhuriyeti başbakanının, genel kurmay başkanının, bakanının nasıl korunacağı konusunun direkt olarak güvenlik sorunu olduğunu kaydetti.

Bu konunun tartışılır bir tarafının olmadığını anlatan Çelik, şöyle konuştu: “Ben Başbağlara giderken güzergahı ben çimiyorum. Benim çizmemem gerekiyor zaten. Neden gitmesi gerekiyorsa helikopter oradan götürdüler ve yarım saat uzadığını söylediler. Neden uzadığı sorusunu sormak bana düşmez. Sayın başbakan cepheye gidiyor, cephede nasıl oturacak, kalacağı sayın başbakanın, sayın genel kurmay başkanının iradesinde değil ki. O bölgenin sorumlu kuvvet komutanın uhdesinde. Otur dese oturursunuz. Çömel derse çömelirsiniz, ayakta dur derse ayakta durursunuz. Neticede bunun tartışılır bir tarafı yok. Bu kim olursa olsun o cephede. Bunun bir yiğitliği yok ki. Böyle bir şey olabilir mi? Yani orada bir yiğitlik taslamanın bir anlamı var mı? Kurallar vardır. O güvenlik kurallarına herkes uymak durumdadır. Bunu basına tartışma konusu yapmak kadar yanlış bir şey olamaz. Yok ben ayakta dururum, sen oturdun, bunlar acayip garip şeyler. O zaman çocukluğumuzdaki senin baban benim babamı döver, benim babam senin babanı döver gibi siyaseti alçaltmak, siyasetin kalitesini düşürme gibi bir tablo ortaya çıkıyor ki, yani ve onda da kim galip çıkar, kim mağlup çıkar biliyoruz yani.”

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 04 Aralık 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@