29.03.2019, 12:44 151

SİYONİZM GERÇEĞİ

İsrail’i politik bir proje olarak tasarlayan ve var eden Siyonizm, modern milliyetçi/ırkçı politik bir ideoloji ve projedir. “Vatansız Yahudi halkı için bir ulusal yurdun kurulması” amacı ile uygulamaya konulan bu proje, İsrail’i vücuda getirmiş olmakla beraber tamamlanmış değildir. Seküler olmakla beraber siyonizmin, yapısal olarak, Yahudi teolojisinden etkilenmesi kaçınılmazıdır. Siyonizm “gramer” ise bu gramerin “sentaks”ı ve bu sentaksa döşenen “lügat” Yahudi dinidir. Hatta siyonizmin, sekülerleşmiş bir Yahudi teolojisi olduğunu söyleyebiliriz. Aşkın akide dünyevi iman ve amaçlar olarak dimdik ayaktadır. Ortodoks Yahudiler için ise siyonizm bir dini milliyetçiliktir.

Tanrının tarihi vaadi olan eretz İsrailde modern siyon ulus devletini kurarak, bu toprakları dünyaya dağılmış Yahudiler için kolonileştirme ve mülkleştirme projesi, ve bugün dahi nihayet bulmamış ideali olan siyonizmin adım atar atmaz varacağı yer din ile milleti eşitleyen Yahudi teolojisidir. “Seçkin/seçilmiş millet” düşüncesinden modern ırkçılığa geçiş yapmak için, yapılması gereken sadece eski düşünceye yeni elbise giydirmek veya eski lügati yeni gramere döşemektir.

Bir milliyetçilik ve ırkçılık olan siyonizm ve onun başarılmış, vücuda getirilmiş projesi olan İsrail, Yahudileri motive etmek ve ütopya sunmak için Museviliğin tarihsel muhayyilesine/mirasına başvurmak zorundadır. Çünkü dünyaya dağılmış, ve asimilasyona uğramış Yahudi ümmetini bir arada tutmuş olan yegane şey Yahudi dini olan Museviliktir. Din, diasporadaki Yahudiliğin vatanı olmuştur. Eğer Yahudi teolojisinin, Tevrat’ın ve diğer kutsal metinlerin, motivasyonu olmasaydı Siyonizm, müntesiplerine ütopya sunan bir tarikat, bir parti olarak kalacaktı. Dindar, dinsiz tüm siyonistler Tevrat’a başvurarak oradan her türlü siyasi ahlak prensiplerini, kampanya retoriklerini, gençliğe hitaben edecek ve onları mücadeleye kanalize edecek idealist öğeleri alıyorlardı. Yahudi aydınlanması olarak Tanrı’ya yer vermeyen laik siyonistler için Yahudi dini, bir ulusal güç kaynağı idi. Siyonistler, Yahudilikten istifade ederken, Yahudi dindarlarda özellikle 1967 Zaferi’nden sonra siyonizmi kucaklayarak Yahudilerin, İsrail aracılığı ile dine dönmeleri/dindarlaşmaları için ondan faydalanmaya çalıştılar.

Her dünyevi ideoloji, iş müntesiplerinden fedakârlıkta bulunmalarını istemeye geldiğinde dinleşir veya din/i dili ödünç alır. Zaman için bu dili terk edebileceği gibi onu temellük ederek içselleştire de bilir. Dolayısı ile dini olamayan bir amaç bile dinsel bir dil ve retorik ile savunulabilir. Fakat siyonizm ile Musevilik arasındaki ilişki, daha derin olan bir tarih ve kan bağı ilişkisidir; arz- mevud’a ısrar ve ortaklık. Ateist siyonizm, Museviliği inanç olarak inkar etse bile “tarihi miras” ve olarak kucaklamaktadır. Dindar Siyonistler için ise birebir örtüşme söz konusudur. Yahudiler acılarının karşılığı, kurbanlarının kan bedeli ve ölülerin mirası olarak Filistin toprakları üzerinde hak iddia etmektedirler. Menahem Begim şöyle diyor; “var olma hakkımızı, 4000 yıl önce bize atalarımızın tanrısı verdi. Bu hak nesilden nesile Yahudi kanı ile kutsallaştı. Ulusların tarihinde, eşi olmayan bir bedel ödedik.” İsrail, tanrının acı çekmiş Yahudilere holokoust‘un kefareti olarak armağandır!

Siyonistlerin yurt edinmek amacı ile tartıştıkları bir çok seçenek içinden Filistin’i seçmeleri İsrail’in tarihi ve dini geleneği göz önünde bulundurulmadan anlaşılamaz. Eğer beni İsrail’in tek amacı güvenli vatan bir edinmek olsaydı kendilerine teklif edilen Arjantin, Madagaskar ve Uganda’dan birini tercih edebilirlerdi. Ama onlar Filistin’i tercih ettiler; çünkü vaat edilen topraklar tüm Yahudilere cazip geliyordu. Dindar Yahudiler, Nil’den Fırat’a vaat edilmiş kutsal toprakları Tanrı Yehova‘nın kutsal kitap Tora‘da kendilerine vaade ettiği bir hak olarak görüp bu toprakların fethini talep ederken; laik siyonistlerde “Yahudilerin tarihi hakkı” argümanı ile aynı hedefi paylaşmaktaydılar. Sonuçta Siyonizm tüm laik kökenlerine rağmen çoğu yerde, en azından dünyevi hedefleri itibarıyla, Yahudi teolojisi ile iç içe geçmektedir. Öyle ki ateist Siyonistler bile kendi ideallerini için kutsal kitabı referans vermekten kaçınmamaktadır.

Yahudilere göre toprağın sahibi olan tek ulus Yahudi halkıdır. David Ben Gurion 1919’da şöyle diyordu: “Biz bu ülkenin bizim olmasını istiyoruz; ama, Araplar da bu ülkenin kendilerinin kalmasını istiyorlar”. Ve hiçbir demografik olay bunu değiştiremez. Bir toprağında iki sahibi olamaz. Kudüs’ün “ebedi başkent” olacağı Nil’den Fırat’a arz-ı mev’ud’un fethi İsrail’in güvenliği için zorunlu olduğu gibi dini ve tarihi bir vazife ve vecibedir. Hiç kimsenin bunu askıya alma ve vazgeçme hakkı yoktur. İsrail eski Dışişleri Bakanı Moşe Dayan açıkça dünya kamuoyu önünde şöyle demişti; “Hiçbir Yahudi Arz’ı Mev’ud’dan (Tanrı’nın vaad ettiği topraklar) taviz veremez.” Hahamlık eğitimi alan Yigal Amir, barış görüşmelerinde bulunarak Yahudiliğe ihanet ettiği düşüncesi ile İzak Rabin’i öldürdü.

İsrail’de Jabotinsky’nin maksimalist sınırlar geleneği hala varlığını devam ettirmektedir. “Büyük İsrai”l devletinin sınırlarını gösteren haritalar yaygındır. Çoğu Yahudi mevcut İsrail devletinin, İsrail topraklarının sadece bir bölümünde kurulduğu düşüncesindedir. İsrail’in zaferleri daha geniş sınırlara yönelik kutsal talimat olarak algılamaktadır. Ve hahamlar ve elde edilen bölgelerin iade edilmememinsin dinsel bir zorunluluk olduğunu defaaten beyan etmişler ve savaşa/öldürmeye fetva vermişlerdir. Siyonizm, özellikle 1967’den sonra daha da dinileşmiştir. Özellikle Ortodoks Yahudiler İsrail’in karşıkonulmaz zaferinin ve “yenilmezlik miti”nin, Tanrı’nın desteğinin ve Mesih çağına dair vaadinin yerine gelmesinin bir alameti olduğuna dair inancı benimsediler ki, aynı inanç Hıristiyan evanjelikler atrafından da paylaşılmaktadır.

Demografik yapının değişimini varlığının güvencesi olarak gören İsrail, sınırları belirlenmemiş Yahudi Vatanı”na, dünyadaki dindaşlarının/vatandaşlarının göçlerini temin ve teşvik etmek ve gelenleri yerleştirmek için sistematik olarak işgallere girişmektedir. Bu demografik değişim için Filistin’in Filistinsizleştirilmesi politikası uygulanıyor. Filistinlilerin evlerinin yıkılarak yeni Yahudi yerleşim yerlerinin açılması, sürekli işgal, Filistinlilerin sürgünü ve katledilmesi ile İsrail, yayılmacılığına engel olacağı için son derece tehlikeli olarak addettiği Ortadoğu’daki kalıcı barışı, sürekli olarak askıya alırken, tüm Yahudi yurdunun Yahudileştirilmesi için izlediği emperyal politikalar ile savaşı sürekli hale getirmiştir. Çatışmanın ve işgalin dindiği herhangi bir barış dönemi! ise sonraki savaş için bir hazırlık ve dinlenme dönemi olarak değerlendirilmektedir. Dolayısı ile asıl olan bir “sürekli savaş hali”dir.

İsrail’de bu hedefler üzerinde büyük bir uzlaşım vardır. İsrail’deki cılız siyasi çekişme de bu toprakların behemehal güç kullanılarak elde edilmesini savunan şahinler ile bu yayılmanın, olabildiğince az Yahudi’nin ölümüyle neticelenecek şekilde zamana yayılması ve bazı ikna yöntemlerinin de kullanılması gerektiğinin savunan güvercinler arasındadır. Yoksa “kalıcı barış” düşü ne şahinler ne de güvercinler için söz konusu değildir. Tartışma hedeflere değil, yönteme ilişkindir. Katliamlara böylesi büyük kitlesel desteğin olması bunun göstergesidir.

İsrail’in katliamlarının teolojik bir motivasyonu olmaması kaçınılmazdır. Çoğu Yahudi katliamları dini vecd içinde, vecibe olarak addedip icra ederken, dindar olmayan ve hatta inançsız olan, Yahudi siyasetçiler bile kitlenin dinsel coşkusunu siyasi ve askeri cepheye kanalize etmek için kutsal kitaba başvurmaktan kaçınmamaktadırlar.

Yahudilerin, özellikle Avrupa’daki, acı dolu tecrübelerinin dini/metafizik kavramlara tercümesi ile politika ve tarih diline tercümeleri aynı noktada buluşmaktadır; şiddeti ve öldürmeyi kutsamak. Sonuçta olan şey, Siyonist Nazilerin halk ve hata insan addetmedikleri Filistinlilerin, seçilmiş kulların ve mutluluğu ve Yehova’nın vaadinin yerine gelmesi için sürülmesi ve öldürülmesidir. Çünkü onlar beni İsrail’in ülkesine göz koymuşlardır. Onlar, Yahudi olmayan kafir/düşmanlar olduklarından “öldürmeyeceksin” emri onlar için geçerli değildir. Evet “on emir“de Tanrı “öldürmeyeceksin” der; ama, literal okumadan elde edilen mana Talmud‘a bağlı kalınarak ve yorumlandığında öldürülmemesi gerekenler kardeş olan Yahudilerdir. Gentile (Yahudi olmayan kişi) ve Goyim (diğer milletler) bu yasalara dahil değildirler. Halakkah‘a göre savaşta siviller öldürülebilir.Tevrat’ın savaş-ölüm, şiddet-intikam ve mala el koymayı emreden ayetleri rahatlıkla Arapları kapsayacak şekilde yorumlanmakta ve uygulanmaktadır.

Yorumlar (0)
açık
Namaz Vakti 15 Nisan 2021
İmsak 04:14
Güneş 05:42
Öğle 12:29
İkindi 16:09
Akşam 19:05
Yatsı 20:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@