Siz Hiç Harput’a Gittiniz mi?

*Harput’un yeri bir başkadır Elazığlının gönlünde;

Ramazanda iftarını, bir defada olsa Harput’ta açmak ister,

Kadir Gecesi, teravih namazını Ulu Camide kılmak ister,

Bayram namazını, Sara Hatun Camiinde eda edip,

Cuma namazında, Kurşunlu Caminin gönlünü almak ister,

Arife günü mezarlıklarda hüzünlenip,

Yankılanan Kur-an sesleriyle ferahlamak ister,

Bir misafiri geldiğinde mutlaka Süt Kalesini görsün ister,

Balakgazi’den aziz şehri seyrettirmek ister,

Anguzu Baba’ya çıkarken yorulup,

Beyzade Efendide, İmam Efendide dinmek ister,

Dabakhane’nin buz gibi suyunda üşüyüp,

Fethi Ahmet Babada ısınmak ister,

Ulu çınarın altında bir demli çayla, taa çocukluğuna uzanmak ister…

Harput’un yeri bir başkadır Elazığlının gönlünde.*

Harput’un yeri gönlümüzde bir bambaşkadır.

Ve biz istiyoruz ki, Türkiye’de herkesin gönlünde yer bulsun,

Hatta namı Dünyaya yayılsın.

Yıllar içinde Harput için çok güzel çalışmalar yapıldı:

İki şeritli Harput Yolu, dört şerit yapıldı,

Türbeler yenilendi,

Tarihi eserler restore edildi,

Çok güzel park düzenlemeleri yapıldı.

Kaledeki kazı çalışmalarının devam etmesini büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz.

Uluslararası Harput Diyanet Külliyesi çalışmaları da başladı. Tamamlandığında Harput’a çok önemli artılar katacağına yürekten inanıyorum.

Bugüne kadar Harput için yapılmış her şey için katkı sunan herkese minnettarım, Yüce Mevla’m hayırlarını kabul etsin ve bereketlendirsin dilerim.

Bu yıl, Kadir gecesi teravih namazı, bayram namazı ve Cuma namazı için özellikle Harput’a gittim. Şunu belirtmek zorundayım; ne gitmek ne de gelmek kolay olmadı. Ulaşım ve otopark sorununun, problemin ötesinde bir problem olarak karşımızda durmakta olduğunu üzülerek vurgulamak istiyorum.

Bu problemleri, maddi sıkıntılardan veya ekonomik darboğazdan dolayı yaşamıyoruz. Sebepler belli: plansızlık, düzensizlik, vurdumduymazlık.

Harput’a çıkarken, askeri bölgeyi geçtikten sonra yol şeritleri o kadar dar ki, iki araç yan yana geçmekte tereddüt ediyor.

Büyük bir stresle yolu bitirdim derken, Harput’un girişinde İstanbul trafiği sizi karşılıyor.

Bu mübarek belde için sabretmeye değer deyip, son sabrınızı aracınız için park yeri ararken tüketiyorsunuz.

Ya sabır deyip, kendinizi camiye attınız, ayakkabınızı bırakacak yer yok, yeterli değil.

Camiden sonra yerli bir turistin yapacağı ilk iş sanırım canını bu stresten kurtarmak olacaktır.

Yetkili ve idarecilerimizden istirham ediyorum. Üst yapılardan önce alt yapıları planlayın. Mübarek gün ve gecelerde, Harput’taki trafik stresi yüzünden vatandaş birbirinin gönlünü kırmak zorunda kalıyor. Bu vebali hiç kimsenin omuzları kaldırmaz.

Bu ifade ettiklerimi test etmek çok kolay; bir Cuma günü aracınızın şoför koltuğuna geçip, önünüzde koruma aracı olmadan, Harput Ulu Camiye Cuma namazına gidin. Ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

Kıymetli hemşerilerim, değerli Elazığ Sevdalıları, Harput için minikte olsa bir şey yapmak isterseniz, bu yazının en başında, iki yıldız arasındaki satırları paylaşabilirsiniz.

Lütfen altına rahatlıkla kendi isminizi yazın.

Çünkü o duygular hepimizin…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Levent SERİNKAYA
Levent SERİNKAYA - 1 hafta Önce

He Gakgo Doğru Sölisin Hoş Edesin Ancak Bizde Eski Elazığlılık Galmamış Biz Eyi Başkalarının Mekanlarına Bakıp Yerinek. Geçen Ay Amasya daydım Balakgazi Parkı Gibi Bir Park Karşınında Dağın Eteğinde Kral Mezarı Başka Yerleri Yok.Yeşil Irmaktan Başka. Ama Haput Elemi Biz Kadir Kılmet Bilmeyi Elimizdekine sahip çıkmayı unuttuk.

MİSAFİR
MİSAFİR - 1 hafta Önce

O KADARDA DEĞİL KÜRŞAT BEY BENCE BİRAZ ABARTILI OLMUŞ.

Nasar Ahmad Azizi
Nasar Ahmad Azizi - 6 gün Önce

Sayın Hocam : Harput’un yeri bir başkadır Dünyanın gönlünde.

ali tekin
ali tekin - 6 gün Önce

harputa artık halit ustada kebap yemek veya mangal vadisinde pirzola yemek gibi sebeplerle gidiliyor namaz veya ziyaret 2. planda. zaten harputun kalabalığına ve camilerin cemaat sayısına bakarsanız anlarsınız. Yani ayakkabı koyma derdi hiç yok. araba pak yeri haklısınız hiç otopark yok. Harputun gelişmesi için sarahatundan sonra ileri geçecek bir yol lazım. Özellikle arefe günleri harputa gidilmez, arap babanın yanıbaşında kebap yapılmaz yenilmez edep yahu. Burayı panayıra çevirmişler.