02.06.2021, 15:13 234

SOMURTMAK CİDDİYET MİDİR? 

Bugün yazımızın konusu olan başlık toplumda bilinçsiz yaşanan bir yaşam, bir tarz ve duruşun yanlış değerlendirilmesinden esinlenerek duygu ve düşüncelerimizi aktarmaya çalıştığımız bir yazı.

Bugün ortaya atıp paylaşmayı düşündüğümüz düşüncemizin herkes tarafından kabul göreceği söz konusu değil olamazda zaten. Kabul görür veya görmez o ayrı bir konu ve mesele ancak dile gelmesi gereken sosyolojik ve psikolojik bir konu olduğu tartışılmaz. Bu konu aynı zamanda öğrenciler arasında yapılması gereken bir münazara konusudur eskilerde olduğu gibi. Ancak önemli, hatta çok önemli bir konu, bir mevzu olduğundan dile getirmeyi ve üzerinde düşünmeyi ve kafa yormayı sağlayalım istedik.

değişik hasletlere sahip bir varlık. Sahip olduğu hasletleri zaman içerisinde değişen insan olduğu gibi yaşam süresi içerisinde sahip olduğu hasletlerinden den hiç mi hiç değişmeyen insan ve insanların varlığı da söz konusu. Bazı insanlarda var olan hasletlerden biride ciddiyet adına somurtmak, somurtarak yaşamak.

Somurtmak; bazı insanlarda var olan, ancak kimi kişilerde bölgesellikten, kimi kişilerde ise ailevi yaşam tarzından kaynaklanıyor olmasından olacak ki; toplumun çok azda olsa belirli kesiminde var ve yaşar olduğunu gördüğümüz bir ruh hali veya bir yaşam tarzı diyebiliriz.

Somurtmanın karşıtı ise ciddiyet ve de tebessümdür, bir diğer ifade ile güler yüzlülük, güleçlik ve vakur bir duruştur. Birçok insanın ister kendiyle alakalı, ister çevresiyle alakalı her ne kadar sorunu olursa olsun tebessümü elden bırakmadığını görmekteyiz. Bu tip insanların var olduğu hem de çoğunlukta olduğu da ayrı bir gerçek. Somurtmayı ciddiyetle karıştıranlar olsa da ciddiyetin kişide ayrı bir yeri ve özelliği var olduğundan buna vakur, bir diğer anlamda edep ve adap dairesinde farklı bir yaşam hali de denebilir. Ciddiyetin barındığı insan bedeninde zaman içerisinde görülen tebessüm farklı bir güzelliktir insan için.

Tebessüm;

Sevgiden kaynaklı içten gelen ve dışa vuran bir güzellik, islami ve insani bir hal, farklı bir meziyet, farklı bir güzellik.

Her zaman her yerde olması gereken bir erdemlilik, bir şiirimizin başlığını koyduğumuz Baldan Şerbettir Tebessüm.

İşte o nedenledir ki yukarıda ifade ettiğimiz insan tip ve türleri her ne olursa olsun, her ne kadar olumsuzluk yaşarsa yaşasın içinde, yani her insan ruhunda olduğu gibi kendi ruhunda da bulunan temeli sevgi kaynaklı olduğunu bildiğimiz tebessümü ciddiyetle elden bırakmamalı.

Ciddiyete dayalı tebessüm; her zaman ve her yerde güzeldir ancak topluma karşı sorumluluk duyan yürek ve yüzlerde daha pek güzeldir hele hele insanları eğitimsel yetiştiren din görevlileri, öğretmenler ve de toplum adına sahaya çıkan milletin vekili ve sonrası üst kademelere taşınan siyasetçiler ve bürokratlarda.

Üstlendiği görevin ciddiyet bilincinde ve sorumluluğunda olup işini, yani görevini taşıdığı güzel yürekte var kıldığı tebessümle bütünleştirip her geçen gün başarı çıtasını yükselten bürokratlarda daha güzeldir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında (ASP GSK) Gen. Bşk. ve Baş Müfettiş iken yukarıda ifadeye çalıştığımız güzel hal ile, yani ciddiyetle tebessümü bütünleştirerek hizmet etmesi vesilesiyle başarı çıtasını yükseltip aynı bakanlığın Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilen hemşerimiz Hakan Aydın Bey ve gibilerde.

Günümüzde kişi ve kişilerden öte toplumsal bir hal alan bir yaşam tarzı haline dönüşen somurtma veya somurtmak konusu her ne kadar fıtri yani ruh hali ve ruhsal gibi görülse de aslında bir nörolojik (Hastalık) hal olduğunu söyleyebiliriz.

Bizce somurtmak ile ciddiyeti bir tutmamak, ayrı ve farklı bir yaşam olduğu üzerinde düşünmek gerek.

Ciddiyet; Ayrı ve farklı bir durum ve yaşam tarzıdır, somurtarak insanlara soğuk olmak ve durmak değildir.

Ciddiyet; bir kişilik ve erdemliliğin gereğidir. Ciddiyet; topluma, aileye ve çevreye karşı olmakla beraber üstlendiği görevine karşı duyulan sorumluluktur aynı zamanda. Ciddiyeti somurtmak sanan ve öyle davrananlar bilsinler ki somurtmak ciddiyet değildir, ruhsuzluktur, ruhun insanlıktan nasibini almamışlık ve yaşamını önemsememektir bizce.

O nedenle somurtmayı ciddiyet kabul etmek bir kişilik sorunudur, sosyalleşme yoksunu, insanlıktan uzaklığın ve kişisel sorun sahibi olduğunun bir göstergesidir diyebiliriz.

Şair ve yazar Suphi Saatçı şöyle der; ‘’Mimarlık sanati; boşluğu doldurma ve süsleme sanatıdır’’ Sanat üzerine böylesi güzel ve anlamlı bir görüş ve düşünceyi ileri süren üstat, şair ve yazarımızın bu düşüncesine katılmamak mümkün değil.

İnsan bir sanat eseridir ve bu sanat eserinin sahibi de bizleri yoktan var kılan, kıldığında da tüm güzelliklerle bir bütün kılandır. Yüce Allah işlediği ve yarattığı bu sanatla içinde birçok güzelliği de barındırarak farklı bir anlam vermiştir ciddiyetin bütünleştiği tebessüm gibi. Kişi ve kişilerde, hemen her keste var olan bu güzel ve anlamlı sanatı bozan yine biziz, biz insanlarız, biz insanoğluyuz eğer bile bile eğer bilmeden.

Somurtmayı tabiat olarak, ruhunda var olarak gören ve değerlendirenler olsa da bize göre öyle değil sonradan gelişen etkenlerdendir. Yani, ailevi sorunlar, toplumsal sorunların kişi ve kişilerde oluşturduğudur somurtma. Kişinin çocukluk dönemi, gençlik dönemi veya orta yaş döneminde yaşanılanlar ve yaşadıkları olumsuz gelişmelerden etkilenmesi ile meydana geldiğini, gelişerek bir yaşam tarzı olduğunu düşünüyoruz somurtmanın. Bu hal kimilerine göre manevi, kimilerine göre de tıbbi tedavi gerektirir. Bize göre maddi olan bir sebebin dışında gelişen bu halin tedavi yeri tıbbiyedir, tıbbidir. Tabi, manevi tedavinin de yeri ayrıdır, bazı ruh halleri sonucu sürekli somurtan, somurtarak yaşayan insanların ruh halleri gereği o tür tedavi yolunu da açmakta.

Sonuç olarak ifade edecek olursak her ne olursa olsun, her ne gelişirse gelişsin inanç ve insanlık gereği somurtmamak, somurtarak yaşamamak ve somurtmayı ciddiyet olarak görmemek gerek. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere somurtmak ayrı bir şey, ciddiyet ayrı bir şeydir. Ciddiyet; sevgi doluluğu veya sevginin de var olduğu güzel, anlamlı, vakurlu bir yaşam tarzı, sorumluluk duymak olduğundan elden bırakılmaması gerekendir.

Somurtmak değil, sevgi dolu tebessümün bol ve sorumluluk üstlenilen bir görevin ciddiyetle yürütülmesi ve tebessümle bütünleşmesi gereken ciddiyetinde var olduğu bir yaşam, bir duruş bir kişilik güzel ve esas olandır.

AYETLER

*Allah’ı bırakıp da din âlimlerini, rahiplerini, özellikle Meryem oğlu Mesîh’ i rab edindiler. Oysa tek bir Tanrı’ya kulluk etmekle emrolunmuşlardı. O’ndan başka tanrı yoktur; O yüceler yücesidir, onların yakıştırdıkları eş ve ortaklardan bütünüyle uzaktır. Tevbe:31

*İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler; ama inkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlamayı istiyor. Tevbe:32

*Bütün dinlerin üzerindeki yerini alsın diye resulünü, doğru yol rehberi ve hak din ile gönderen O’dur; müşrikler hoşlanmasalar da! Tevbe:33

*Ey iman edenler! Bilin ki Yahudi din bilginlerinin ve Hıristiyan din adamlarının birçoğu halkın mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altın gümüş biriktirip Allah yolunda harcamayanları elem veren bir azapla müjdele! Tevbe:34

*O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, böğürleri ve sırtları dağlanacak: İşte yalnız kendiniz için toplayıp sakladıklarınız; tadın şimdi biriktirip sakladıklarınızı! Tevbe:35

*Doğrusu Allah’a göre ayların sayısı, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına uygun olarak on ikidir; bunlardan dördü haram aylardır. İşte doğru olan hesap budur. O aylarda kendinize zulmetmeyin, müşrikler sizinle topyekün savaştıkları gibi siz de onlarla topyekün savaşın. Bilin ki Allah buyruklarına karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. Tevbe:36

*Aylara ek yapmak, inkârcılığı artırmaktan başka bir şey değildir, inkârcıların daha da sapmasına yol açmaktadır. Onlar (ayların sayısını) Allah’ın yasakladığı aylara uyarlamak üzere, bu eklemeyi bir yıl helâl bir yıl haram sayıyorlar ki, böylece Allah’ın haram kıldıklarını meşrû hale getirsinler. Bu yaptıkları kötü işler kendilerine güzel görünüyor. Allah inkârcılar topluluğunu doğru yola iletmez. Tevbe:37

*Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda seferber olun" denilince yerinize çakılıp kaldınız; yoksa âhiretten vazgeçip de dünya hayatıyla yetinmeye razı mı oldunuz? Halbuki dünya hayatının sağladığı fayda âhiretinkine göre pek azdır. Tevbe:38

*Eğer toplanıp seferber olmazsanız Allah sizi elem veren bir azapla cezalandırır, yerinize başka bir topluluk getirir ve siz O’na zerrece zarar veremezsiniz. Allah’ın her şeye gücü yeter. Tevbe:39

*Siz peygambere yardımcı olmasanız da önemli değil. Nitekim inkârcılar onu, iki kişiden biri olarak yurdundan çıkardıklarında Allah ona yardım etmişti: Hani onlar mağaradaydılar; arkadaşına "Tasalanma! Allah bizimle beraberdir" diyordu. Derken Allah ona kendi katından bir güven duygusu indirdi, sizin göremediğiniz askerlerle onu destekledi ve inkârcıların sözünü değersiz hale getirdi. Allah’ın sözü ise en yücedir. Çünkü Allah mutlak galiptir, hikmet sahibidir. Tevbe:40

*Kolay da olsa zor da olsa sefere çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğinizedir. Tevbe:41

*Kolay elde edilecek bir kazanç ve kısa bir yolculuk olsaydı mutlaka peşinden gelirlerdi; fakat o meşakkatli yol onlara uzun geldi. Bir de kalkıp, "Gücümüz olsaydı inanın ki sizinle beraber sefere çıkardık" diye Allah’ın adına yemin edecek, böylece kendilerini helâke sürükleyecekler. Oysa Allah onların yalan söylediklerini elbette biliyor. Tevbe:42

*Allah seni affetti de, doğru söyleyenler sence belli olmadan ve kimlerin yalancı olduğunu bilmeden niçin onlara izin verdin? Tevbe:43

*Allah’a ve âhiret gününe iman edenler, kendilerini mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten muaf tutman için senden izin istemezler. Allah, buyruğuna karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilir. Tevbe:44

*Senden izin isteyenler sadece, Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyenler ve şüpheye kapılmış olanlardır; onlar şüpheleri içinde bocalayıp dururlar. Tevbe:45

*Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yapabilirlerdi; fakat Allah da onların sefere çıkmalarını istemedi, onları geri koydu, onlara "Oturun bakalım diğer oturanlarla beraber!" denildi. Tevbe:46

*Şayet onlar sizinle beraber sefere çıkmış olsalardı, size bozgunculuktan başka katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek istedikleri için aranıza sokulacaklardı; içinizde onlara kulak asacak olanlar da vardı. Allah zalimleri çok iyi bilir. Tevbe:47

*Aslında onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve senin işlerini altüst etmeye çalışmışlardı. Nihayet onlar istemeseler de hak yerini buldu ve Allah’ın iradesi galip geldi. Tevbe:48

*İçlerinden "Aman bana izin ver, başımı derde sokma!" diyenler de var. Ama bilmiş olsunlar ki asıl (bu tutumlarıyla) belânın içine düşmüş oldular. Cehennem inkârcıları mutlaka kuşatacaktır. Tevbe:49

*Sen iyi bir sonuç elde etsen bu onlara üzüntü verir; ama başına bir musibet gelse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevine sevine dönüp giderler. Tevbe:50

GÜZEL SÖZLER

*Dünya durdukça eserlerimi gören akl-i selim sahiplerinin çabamın ciddiyetini göz önünde bulundurarak onlara insaf ile bakacaklarını ve beni hayırlı dualarla anacaklarını umarım inşallah. Mimar Sinan

*Medeniyet dediğin açmaksa bedeninin her yerini… Desene hayvanlar senden daha medeni.

Mehmet Akif Ersoy

*Mimarlık sanatı; boşluğu doldurma ve süsleme sanatıdır. Suphi Saatçı

ŞAŞARIM BEN DOĞRUSU

Aşka boyun bükene

Senin nezın çekene…

Şaşarım ben doğrusu;

Çölde ağaç dikene…

Mahir Gürbüz/Elazığ

SEVGİ

Yüzü sirke satanın, dili de verir keder,

Dert içinde kalanı, sevgi tedavi eder.

Kalbinde aşk olanın, emeği olmaz heder,

Hüzne esir olanın, sevgi tedavi eder.

Viraneye dalanın, üstünde baykuş öter,

Ömrü yere çalanı, sevgi tedavi eder.

Gül dolu bir bahçenin, aşığıdır bülbüller,

Günahkar bir faniyi, sevgi tedavi eder.

Ömür gazel olmasın, isyan ölümden beter,

Sararıp ta solanı, sevgi tedavi eder.

Emek ver ki bahçeye, baharda çiçek açsın,

Kırmış isen bir kalbi, tedaviye muhtaçsın.

Müslüman postu giyip, haram bağa girenler,

Sağa sola bakmayın, sözüm size erenler!

Yaşar Özkan/Manisa

DÜNYA

Düşman mısın dünya kastın ne bana

Kara dediğime al diyorsun sen

Bunca cevri cefa ettikten sonra

Ağlama sakın ha gül diyorsun sen

İstemeden geldim böyle bir hana

Hiç yüzüm gülmedi bahtımdan yana

Hem ittikçe ittin koca ummana

Yüzemem diyorum, dal diyorsun sen

İhanet ağını sinsice ördün

Bir lokma aş için gurbete sürdün

Ne yüzüme baktın, ne beni gördün

Kapımı her daim çal diyorsun sen

Ha bugün ha yarın düzelir dedim

Bıktırdın hayattan, çok çelme yedim

Senden uzaklaşmak, kaçmak istedim

Sarıldın yakama gel diyorsun sen

Mülk sahibi Allah, her kul kiracı

Hiç mi yetmez sana kimsenin gücü

Ne kattın lokmama eyledin acı

Zehir mi diyorum, bal diyorsun sen

Vedat Yılmaz/Elazığ

DAĞLAR
Dağlar siz ne dağlarsız

Ne güler, ne ağlarsız
Ne bir yara bağlarsız
Deli poyraz estirirsiz

Esen poyrazla bir anda yıkılırsız
Gün doğunca ilk ışığı alan siz
Kar yağınca ilk beyazı gören siz

İlkbaharda lale, sümbül kokan siz

Yaz gelince serin sular çağlatan siz
Serin rüzgar estirip serinleten siz

İffet Sanaç/Elazığ

Yorumlar (0)
33°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 01 Ağustos 2021
İmsak 03:38
Güneş 05:17
Öğle 12:35
İkindi 16:26
Akşam 19:43
Yatsı 21:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@