'Robin Houd'u ben değilim!..

Olağanüstü Kongre kararlı alarak 2.5 yıl sürdürdüğü başkanlık görevini bırakmaya hazırlanan Selçuk Öztürk, Kanal E Spor Müdürü Mustafa Gür’e gündem yaratacak açıklamalarda bulundu

SPOR 08.06.2014, 22:09 08.06.2014, 22:09
4934
'Robin Houd'u ben değilim!..
Başkan Selçuk Öztürk 27 Mayıs itibariyle Elazığspor Kulübü’nün toplam borcunun 33 Milyon olduğunu, kamuoyunun 28 Haziran’da yapacakları kongrede 1 aylık yaptıkları bilançoda bu borcun daha da düştüğünü göreceklerini bildirdi…
 
27 Milyon borçla aldıkları Elazığspor için 2.5 yılda 6.5 Milyon TL borçlandıklarını belirterek yapılan spekülasyonlara inanmamaları gerektiğini ifade eden Öztürk kongrede aday çıksa da, çıkmasa da şartlar oluşmadığı sürece kesinlikle aday olmayacağını belirtti..
 
Elazığ Kulüp Başkanı Selçuk Öztürk İlimiz Yerel Televizyonları’ndan Kanal E’ye verdiği özel röportajda gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. Başkan Öztürk yaptığı açıklamada 28 Haziran’da gerçekleştirilecek kongrede yeni bir yönetim çıksa da çıkmasa da şartlar oluşmadığı sürece kesinlikle aday olmayacağını söyledi…
 
Ustalık dönemine geçtikleri dönemde sahipsiz bırakıldıkları ve destek görmemeleri nedeniyle bu işi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade eden Öztürk “Ben çelmeler yemeseydim bu takım düşmezdi. Hangi dala el attımsa elimde kaldı. Hiçbir projem destek görmedi. Ben konuşursam varya, bu şehirde çoğu insan sokakta yürüyemez.” Dedi.
 
Yeni gelecek yönetime de çağrıda bulunan Başkan Öztürk 10 Ay sonunda Elazığspor yeniden Süper Lig’e çıkmazsa Elazığ’a dönüp hesap soracağını belirterek yönetimin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini futbolcuların 28 Haziran’ın beklemeyeceğini kaydetti.
Başkan Öztürk’ün Kanal E Spor Müdürü Mustafa Gür’e verdiği özel röportajı günışığı spor servisi olarak sizler için derledik.
 
İşte o röportajın başlıkları ve Selçuk Öztürk’ün gündem yaratacak açıklamaları…
* 2.5 yıl görev yaptığı Elazığspor'u neden bırakma kararı aldı ?
* Elazığspor'un borcu gerçekten 33 Milyon mu ?
* 2 yıl Süper Lig'de mücadele eden Elazığspor'un lig geliri ne kadar oldu ?
* Kongre Kararını hangi sebeplerden dolayı aldı ?
* Kimlere sitem etti, kimlere çok güvendi, en büyük pişmanlığı ne oldu ?
* Camia parçalara bölünmüş derken kimleri kastetti ?
* Görevi bırakıyorum derken Blöf mü yaptı ?
* 20 Haziran'da tekrar aday olacak mı ?
* 2.5 yılda başarılı olduklarına inanıyor mu ?
 
Yönetimin 3-5 güne belli olması lazım…
“Kongreden sonra zaten bahsetmiştik. Devam edip etmem konusunda daha öncede söylediğimiz gibi 28 Haziran’da yapılacak kongreye kadar süreci takip edeceğiz.
Kongre kararı aldığımız için herhangi bir adımda atamıyoruz. Atmamızda etik olmaz. Yarın bir yönetim çıkarsa bizim bir hocayla görüşmemiz veya transfer çalışması yapmamız etik olmaz. Diyelim bir yönetim çıkarsa biz bırakıyoruz. Yeni gelen yönetim biz bu ileri yapacağız demesinde daha olağan bir şey olmaz. Dolayısıyla biz yönetim olarak şuanda beklemedeyiz. Takımız zarar görmesin diye içerdeki oyuncularımızla görüştük. Sözleşmesi biten oyuncularımızla görüştük. Bir 10 gün falan bekleyeceğiz. Zaten ciddi bir yönetim çıkacaksa 3–5 güne kadar çıkması lazım. Bugünde Elazığ’da yapılması gereken kongre sürecini beklememek. Elazığspor sevgisi sevdası budur. Bir yönetim çıkacaksa biran evvel çıkıp bu ileri düzenlemesi lazım. Yoksa 28’inde gelirse yazık olur bu kulübe.28 Haziran’da gelip uyduruk kaydırık bir liste verdiniz, yönetim oluşturdunuz. Bunu da kamuoyu affetmez. Birileri çıkacaksa hemen çıksın. Hemen oyuncularla görüşmelere başlasınlar. Gerekli müdahaleleri yapsınlar. Yapması lazım. Biz geçmişte yaptık. Kulüp kapanma noktasında geldik 50 gün önceden çalışmalarımızı yapıp omdan sonra kongre yaptık. Önemli olan kulübü kurtarmaktır. Kongreler önemli değil, önemli olan bu işe gönül vermek. Sembolik olarak gönül verilmez. Maddi ve manevi tüm imkânlarını seferber edip bu takımı ayakta tutacaksın ve artı bir Süper Lig hedefi koyacaksın. Örnek veriyorum biz kaldığımızda Süper Lig hedefi koymuyorsak niye kalalım. Biz kalsaydık bizim hedefimiz Süper Lig’di. Biz kalsaydık taraftarlarımıza vaadimiz tekrar Süper Lig’e çıkmaktı. Bununla ilgili olarak girişimlerde de bulunmuştuk. Takımı dağıtmadan % 80’ini tutalım. Sözleşmesi biten oyuncular tekrar devam edelim. Bu şekilde bir şablon oluşturduk ama süreç buraya geldi. Onun için birkaç gün içerisinde bir yönetimin oluşması lazım.”
 
Bu yapı içerisinde yeniden aday olmayacağım…
“Ben bıraktım. Bu yapı içerisinde yeniden aday olmayacağım. Bir kenetlenme bir bütünleşme bir destek olmazsa ben aday değilim. Bu kulübün borcu 33 Trilyon değil. Bu rakam 27 Mayıs itibariyle, 28 Haziran’da yapacağımız kongrede tekrardan yeni 1 aylık bir bilanço açıklayacağız. Bu defa da diyeceğiz ki “Ey Kongre delegeleri, Ey kamuoyu 28 Haziran’da kişi borcumuz bu kadar. Sizde göreceksiniz 28 Haziran’daki borcumuz düşmüş olacak. 33 Milyon’un altına düşmüş olacak. Bu rakamlar üzerinde farklı spekülasyonlar yapılmaya çalışılıyor. Biz kongrede borcu açıklıyoruz, benim kongrede verdiğim bilanço bir dernekte verilecek en ayrıntılı bilanço, geçmişteki bilançoları bir takip edin bu kadar ayrıntılı değildir. Biz bu kadar ayrıntılı verdik ki herkes neyin ne olduğunu bilsin ve görsün. Şeffaf bir bilanço, biz orada 3–5 kalemde de geçiştirebilirdik. Ben kulüp başkanı olarak açıklıyor. İşte borç 33 Milyon borç var. İşte bu yarın 23-27’lere düşecek. Biz 27 Milyon ile aldığımız Elazığspor’u bu borcun altında teslim edeceğiz diyoruz. Dışarıya çıkıyorlar gelir gider tablosuna bakıyorlar “Efendim bu kulübün 60 Milyon borcu var.” olmaz böyle bir şey. Ben orada bir rakam açıklıyorum.”
 
Biz G.Antep Maçı’nda küme düştük…
“Biz ne yapmışız özeti şu biz bu takımı 27 Trilyon ile devralmışız. PTT 1.Ligin yarısında almışım ve 50 gün gayri resmi yönetmişim. PTT’den Süper Lig’e çıkarmışım. 1 sene Süper Lig’de tutmuşuz. 2. Sezonda maalesef gelmişiz son maça, bırakıldığımız sahipsizliği biliyorsunuz. Buna rağmen 10 hafta önce düşmemişsin. Son maçta 2’li averajla düşmüşsün. 1 gol 2’li averaj. Antep’te ki penaltımız olmazsa son haftaya ümidimiz vardı. Bizde giderdik bu kadroyla son hafta Rize’yi deplasmanda yenerdik. Çünkü Rize’de kurtarmıştı. İster istemez bir rehavet oluşacaktı. Hatta Antep’teki maçta hatırlıyorsunuz yaşanan olayları birileri geldi orada soyunma odalarına girdi. 1–1 iken maç primler açıklandı bilmem neler oldu. İşte biz sahipsizken millet sahipli. Orada bir devlet büyüğümüz geldi 10 dakika maçı izledi gitti primini açıkladı. 2. Yarı Antep şahlandı. Bu kadar basit yani. Biz Antep’te düştük. Biz o maçta düştük.”
 
300 adet icra dosyasını temizledim…
“Ben 27 trilyonla aldığım Elazığspor’u 2.5 yıl içerisinde ben 6.5 Milyon borçlandım. Olaya böyle bakacaksınız. 27 Milyon’un karşılığında ben 300’e yakın icra dosyası temizledim. Bu nasıl temizledik. Hem federasyondan gelen gelirlere icra konuldu ve biz cebimizden ödedik. Eski yönetimlerin alacakları vardı, icralar vardı, futbolcu alacakları vardı. TFF ve Spor Toto gelirlerimiz icralara gitti. Şimdi oradan gelir gelmeyince biz kulübü nasıl süspanse edersin Selçuk Öztürk olarak cebinden verdim. 2.5 sene oyuncuya nereden para vereceksin. Bu takımın ihtiyaçlarını nerden karşıladık cebimizden karşıladık. Artı 2.5-3 trilyona yakın piyasaya Elazığ esnafına borçları temizledim ben kendim. Hep şahsi çeklerimi verdim. 27 trilyonu temizlerken aslında bir yerde çok özür dilerim pislikler temizlendi. Yani 300 tane insanla uğraşılacağına sadece Selçuk Öztürk kaldı. Öyle düşünün. Onları temizledik. Yani 27 Milyon’un üzerine 6.5 Milyon biz borç yaptık. 33,5 Milyon.”
 
60-70 Milyon harcayıp düşseydik ne olurdu?
“Bu borcu da 28 Haziran’da bu borcu 27 Milyon’un altında teslim edeceğiz. Bu kadar basit. Bu kulübün son durumu şekli bu. Bunu da lütfen insanlarımız doğru algılasın. Farklı yerlere çekmeye çalışmasınlar. Bu hiç kimseye yakışmaz. Tamam, ciğerimiz yanıyor, takımımız düşmüş ama her türlü de başarılı bir başkanım. Biz hayali işler yapsaydık getirseydik 60–70 Milyon’a borcu çıkarsaydık. Büyük transferler yapsaydık. Mersin büyük transferlerle düşmedi mi? Ordu’nun kadrosunda kimler vardı. Düşen Kayseri’nin 2–3 tane futbolcusu senin bir takımın. Antalya ara dönemde senin 3 katın fazla para harcadı. Senden önce düşmüş. Bizde bu paraları harcayıp düşseydik o zaman nasıl toparlanacaktık. Biz bu şehrin yetkililerinden 2-3 Milyon para bulamıyoruz. 60-70 Milyon borçla düşseydik bu kulübü kim kurtarırdı. Kenarından kimse geçmezdi. Bitmiş, kapanmış bir takımı PTT 1.Ligin 2. Yarısı’nda aldık. Süper Lig’e çıkarma mutluğunu bu şehre yaşattık. Yardımsızlıktan, sahipsizlikten, desteksizlikten bizimde hatalarımız var kabul ediyorum. Ana tema yardımsızlıktan tekrar PTT 1. Lig’e düştük. Ama var olan bir kulüp bırakıyoruz. Borcuda düşürmüşüz. Bu takımı alan yönetim, akıllı bir yönetim gelirse en kötü altyapıdan 3 tane futbolcuda PTT’de canavar gibi oynar. 3 tanede oyuncu yetiştirmişiz.”
 
Bu şehrin Robin Hood’u ben değilim…
“Bu saatten sonra bu şehri yönetenler bu kulübe sahip çıkmazsa ben dedim bozarım. Geçen yaptığımız basın toplantısında demiştim. Aradan geçti 1 ay ses yok. Demekki mantalite aynı şekilde devam edecek. O zaman da bu şehrin Robin Hood’u ben değilim. Yeter. Bizede yazık günah. Ben inanın 1 aydır çok ciddi rahatsızlıklar geçiriyorum. Sıkıntı yaşıyorum. Stres yaşıyorum. Bekliyoruz ses yok. Bunun adın nedir bırakmamı istiyorlar. Benden bırakıyorum. İnsanlar şunu yanlış anlamasın. Ben tekrar söylüyorum. ‘Ya işte Selçuk Öztürk demogoji yapıyor, bırakmayacak, devam edecek’ böyle bir şey yok. Destek görmezsek bırakacağız. Daha önce de söylemlerimiz oldu ama biz kongre kararı almadık. Sinirlendiğim zaman ben bırakıyorum diyorum. Bu doğamda olan bir şey. Bunu blöf olsun diye de yapmadım. Süreci takip edeceğiz. Yönetim Kurulu olarak aldığımız karar neticesinde. Eğer bizle herhangi bir şekilde temasa geçilmezse şehrimizin büyükleri tarafından. Bunlar kim Sayın Valimiz, Sayın Belediye Başkanımız, siyasilerin bir kısmı, ben siyasilerimizi ikiye ayırıyorum. Bir kısmına makas vurdum. Çünkü ‘Aman Elazığspor’ diyenler var. Yanımızda olmak isteyenler var. Cemaat içerisinde ‘Aman bu Elazığspor nedir’ diyenlerle benim işim olmaz. Kavgam onlarla da devam edecek. Birde sempatik bakanlar var. Elazığspor’a samimi sıcak bakanlar bizi davet ederse, Sayın Valimiz ve Belediye Başkanımız bizi davet ederse, Derlerse ki gel kardeşim ne yapabiliriz. Biz sana nasıl bir destek verebiliriz. Hatta sivil toplum örgütlerimizle birlikte ciddi bir şekilde masaya yatırılırsa bizde tatmin olursak, deriz Allah razı olsun bizde onları başımıza tac yapıp devam ederiz.”
 
80 Milyon gelir gelse takımı UEFA’ya oynatırım…
“Bu şehrin sorunu ne biliyor musunuz? Bu şehirde iş üretilmiyor. Dedikodu üretiliyor. O Yüzden memleketin hali ne hale gelmiş. İşsizlikten geçilmiyor. Malatya bizim ilçemiz durumdayken bugün bizi 2’ye katlamış durumda. Organize sanayisi sanayiden geçilmiyor. İşsizlik oranı bizim çok çok altımızda. Bizde kahvehane kültürü, çay ocağı kültürü, kültürlerimiz bunlar. Bu kültürleri bırakalım. Bu dedikoduları bırakalım. İş yapmaya bakalım.
Bu şehirde 5 tane adamı bir araya getirip iş yapamıyorsunuz. Dedikodudan dolayı. Kenarda köşede konulçuyorlar 80-100 trilyon gelir var. Nerede var. Bu kulüpte 80 trilyon gelir varsa ben neden Vali diyorum Belediye Başkanı diyorum. Ben niye bağırıyorum. Ben 80 trilyonla bu kulübü bırakın ligde bırakmayı UEFA’ya götürürüm. Dedikodu yapacağına araştırın, TFF’ye bir yazı yazın, bilgi alın. Ne gelir geliyor. 12 Milyon TL para geliyor. Havuzdan ilk ayak batı parası dediğimiz para. Bunu da parçalara bölüyor. 4’e 5’e bölüyorlar. İşte Kasım, Aralık’a kadar bölüyor. Ondan sonra Aralık’a kadar kaç tane galibiyet almışsan galibiyete 950 Bin TL beraberliğe 425 Bin TL gelir geliyor. Biz bunu 100 defa söyledik anlamak istemeyen yine anlamıyor. 34 puanı 3’e böl. Yani 11.3 yapar. Yani 11 galibiyet bir beraberlik, 11x 950 ne yapar 11 Milyon civarında bir para yapar. Bu maç sonuçlarından gelen para. 12 Milyon da yayıncı kuruluştan gelen para ne yaptı 23 trilyon,  2-2.5 Milyon da Spor Toto’dan gelen 25.5 Milyon TL kardeşim. İşte stadyumda sattığımız para çok şükür bu sene 700 milyar ceza ödedik. Reklam almışız 600-700 Bin TL gelirim bu kadar formayı satamadık, ismi satamadık.”
 
Herkes bizi ayağımızdan aşağı çekti…
“Bu işi çok iyi bilenler çıksın şuradan sana 5 Milyon para geliyor. Böyle bir söylem yok. 80-100 Trilyon para geldi diyorlar. Bu para gelse Elazığspor’un ne borcunu bırakırım, nede bu kulüp küme düşerdi. Yani hep bunu yapmışız Elazığlı olarak. Hep dedikodu yapmışız. Ona iftira atmışız. Hayali şeyler konuşmuşuz. İnsanlar korkusundan bu şehre yatırıma gelmiyor biliyormusunuz. Özellikle Elazığlı gelmiyor. Adam dışarıda parayı bulmuş yatırım yapacak yer arıyor. Geliyor Elazığ’ı inceliyor. 3 tane şey yakalıyor Elazığ için. 1. Yatırım yapaya geliyor sahipsizlik var ilgilenen yok. Başka şehre yatırım yapmaya gittiğiniz zaman 40 kişi etrafını sarar. 2- İşsizlik hat safhada ama verimli iş gücü yok. 3- Şehrimizin dedikodusundan. Adam kaçar gider. Yazık günah bu fıtratımızı değiştirelim. Yönetenler geliyor kuzu bir şehir 2 günde kendini çoban sanıyor. Birbirimize sarılalım kenetlenelim. Biz 2.5 yıl boyunca bir başarı öyküsüne imza attık. Ama herkes ayağımızdan aşağıya çekti. Kötü işlermi yaptık. Bana göre bir tarih yazdık. Bugün herkes bu tarihi silmeye çalışıyor. 3-5 kişi benim yanımızda olsak bu takım düşmezdi. Selçuk Öztürk Yönetimi İsrail’den mi Ermenistan’dan mı geldi. Elazığ’ın öz çocuğuyum. Elazığ’ı sevgimizden sevdamızdan geldik buraya. Mümkün oldupğu kadar siyasete bulaştırmadık.”
 
Spor basını kendi içinde bölünmüş…
“Spor camiasını ben seviyorum. Spor camiasından kimseyi aldım mı. Geçmişte aldılar. Basından birisini alırsın diğerini küstürürsün. Birini almaya kalk diğeri gelip onu kötülüyor. Ben dedim basından kimseyi almam dedi. Elazığ’da spor camiası denen kısım kendi aralarında 3’e bölünmüş. Kendi aralarında birlik bütünlük yok. Aralarında uzlaşsalardı ben alırdım. Bilgi edinme konusunda paylaşıyoruz zaten. Eski bir futbolcu ağabeyimizle görüşüyorsun alayımı seni eski futbolcu Mehmet diyor Ahmet’ten olurmu bu iş. Bunda da böyle bir risk var. Spor yazarlarımız var. Mesela biri diğerini sevmiyor. Onun hakkında kötü yazı yazıyor. Biz bugüne kadar da bundan dolayı hep uzak durduk. Ama biz eski futbolcularımızı ve spor yorumcularımızı kaç Defa tesislerde misafir ettik fikir jimnastiği yaptık. İlk dönemlerde çok katılan oldu. Ama ondan sonra çağırdık 10 kişi geldi.”
 
Tesisler için ayrılan para nedeniyle milletvekili ile tartıştık…
“Benim anlatım yeteneğim fena değil sen benim konuşmalarımdan anlıyorsun değil mi. Analiz edebiliyorsun değil mi o zaman herkes edebilir. Bak bundan bir ay önce açıp gazeteleri okuyun Sivaspor’a Sivas’ın en değerli yerinde göbeğinde 120 dönüm il özel idare arazisi tahsis edildi. Sivaslılar Sivasspor’a destek çıkacaklar ondan sonra diyoruz ki Sivasspor yıllardır kaldı Süper Lig’de gidin adamların imkanlarını görün, gidin bir tesislerini görün  bir Elazığlı olarak utanırsınız. Bu tesisleri kim yapmış Lütfullah Bilgin’in yaptığı tesisi bir gidin görün. Ben 15 metre odada üç oyuncu yatırıyorum. Süper Lig oyuncusu, birde bana diyorsunuz ki Süper Lig odur budur kardeşim, bu bir atılım işidir. Biz Süper Lig’e çıktık İl Özel İdareden Vali Muammer Bey tesislerin yenilenmesi için 300-400 Bin TL verdi. İl genel meclisin de bir kısmı kabul etmediler, efendim bizim köyümüze yol yok, milletvekili de bunu bana söylüyor ‘Efendim biz her gün kavga ediyoruz.’ Niye kavga ediyorsunuz. Adam diyor ki benim köyüme çeşme yok. Onu da yap devletsin onu da yap tesisi de yap o köylümüz de haklı ama ben de haklıyım 300-400 bin lira para ile tesisleri boyadık, ama şeklini değiştiremiyorsun size diyorum işte Sivas’ı örnek veriyorum.”
 
En büyük pişmanlığım herkesi çok dinledim…
“Pişmanlığım ne oldu biliyormusun, bu sezon herkesi çok dinledim, keşke dinlemeseydim. Bak geçen sezon hiç kimseyi dinlemedim Hünü Özkara’yı gönderirken hiç kimseyi dinlemedim  sonra dedim ki bana çok acil hoca bulun ve Bülent Uygun’u getirdim Bülent Uygun isimin ağırlığıyla Süper Lig’e çıktık. 7. Hafta o adamın da şansızlığı ben halen söylerim bana göre geçen sene takımı ligde bırakan Bülent Uygun’un kurduğu kadrodur. Burada kimse kendine pay çıkarmasın. Bakın bugün insanlar beni arıyor aman başkanım Bilica’yı gönderme biz Bilica’yı bu şehre getirirken taşa tuttular Bülent’i, bugün insanlar diyor ki aman Bilica’yı gönderme, Orhan Ak’ı biz bu şehre getirirken taşa tuttular. Orhan Ak o kulübü kümede tuttu. Sedat’ı getirdiğimiz zaman taşa tuttular, Sedat kulübü ligde bıraktı. Aydın Karabulut’u getirdiğimiz zaman yazdılar çizdiler öyle olmuş böyle olmuş Aydın Karabulut takımı ligde tuttu. Bu defa da bizi eleştirdiler Aydın’ı neden gönderdiniz. Aynı adamlar, buna ben üzülüyorum bu bizdeki medyacılıkta dün söylediği ile bugün söylediği bir araya gelirse rezil olurlar. Bakın dün yazmışlar Serdar Özkan serbest kaldı para kazanılacak bir adamdı. Vicdansız Serdar Özkan ı bu şehre getirdiğimiz zaman bizi taşlıyordunuz bir başarısı yok oradan kovulmuş, buradan kovulmuş adamdı.Serdar ve Marvin’in serbest fesih etmeleri konusunda FİFA ya kadar gideriz dedik gittikte zaten. Serdar Özkan serbest kaldı, serbest kaldı da bir araştır nasıl serbest kaldı. Ben onunla davalıyım. Serdar Özkan da bu geçerli olacak. Zaten menajeriyle konuşmuş. Geçende bir kulüple görüşmüş. Kulüp başkanı değerli bir dostum beni aradı. Dediki sen izin verirsen biz görüşürüz. Yoksa görüşmem, bende dedim ki kulübümüze menfaat elde edeceğiz. Bizim Serdar’dan bir beklentimiz var onu sen, oyuncu hanginiz karşılarsanız bizde dava açmayız. Bu kadar basit.”
 
Yılmaz Vural Mersin’de yaptığını bize de yaptı…
“Bak Bülent Uygun’la geldik 7. Hafta’ya Süper Lig’de, Bülent geldi yanıma dedi ne yapalım dedim bana kalırsa devam et dedim.  Niye adamın şanssızlığı tek içeride oynadığı maçta taraftarımız istifaya çağırdı . Oynadığın takım Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzon, Bursa, Antalya gelmişsin içeride Akhisar gibi deve dişi gibi takımlara gitmişsin deplasmana seyircin yok, stadın bakımda, adamı da o stad yedi Bülent Uygun’u, Tesisler yetişmedi bir tane mütahite, yavan bir mütahit, tesisi yok, stad yok, ondan sonra yaklaşık 2-2.5 Ay göçebe hayatı yaşadık bu takım toparlanabilir mi o zaman erken. Bülent’e kal dedim oda bana ben müsaade
İsteyeyim, taraftar bunu bana yaptıktan sonra ben nasıl kalayım.  Ben işime yoluma bakayım. Emeğime saygı duyulmalıydı dedi ve yollarımızı ayırdık. Yılmaz Vural’ı getirdik onunla bir başarı yakaladık. Yılmaz Vural’ı ben niye getirdim? Benim önüme hoca listesi geldi. 13-14 tane hoca var. Geçtiğimiz senelerde Antalya’ya yenildiğimiz 6-0’lık bir maç var. Orada kendini tiyatroyla yere attı. 1-0 Antalya önde Elazığspor bastırıyor. Antalya’yı boğduk boğacağız. Antalya taraftarı da dönmüş hocayı istifaya çağırıyor. Yılmaz Vural bir numarasını çekti. Taraftar döndü bu defa. Dedimki bu herif iyi tiyatro yapıyor. Bu hocayı bana getirin dedim. Şuanda bizim kulübe komik neşe saçacak bir adam lazım. Beyinleri toparlayacak. Kendisi de geldi. Sempatik bir adam. Oyuncuları derledi topladı. Sona doğru çok büyük çatlaklıklar çıktı takımın içerisinde. Geçen Mersin’de yaptığı şeyin aynısını bize Antaşlya’da yapmaya kalktı. Bakın Mersin’de son maç hadi toplanın paramıza bakalım orada para düşünülür mü? Paranın sırasımı. Futbolcular geldi bana anlattı. Antalya Kampı’nda aynen oyuncuları topluyor. Başkanı çağırın, çıkmayın antrenmana, paramızı alalım. Oyuncular dinlemedi. Bize olan sevgi ve saygılarından çıktılar. Ama ben bu eksikleri yaza yaza geldik sezonun sonuna takımı ligde bıraktılar oyuncular ve patladılar. Dediler ki Yılmaz Vural varsa biz yokuz. Ondan sonra Yılmaz’ı gönderdim ve yine ben tek karar verdim.”
 
Sollied’i futbolcular yedi…
“Çok insan dinledim. Niye biliyormusunuz bende yoruldum. 1.5 senelik süreçte ciddi manada bende yoruldum. Yürürken bir insan ne yapar yorulur ya senin kokluna tutunurum veya bir başkasının koluna tutunurum. Yada ikinizin koluna girip bu destekle yoluma devam ederim. Bu destek almada herkesi dinledim. Ama iyi niyetli insanlardı. Art niyet yok. Tek pişmanlığım bu çok insan dinledim. Tek başıma gidiyordum, kararları tek alıyordum. Tek yöneteceksin. Ben şunu açık söyleyeyim Trond Sollied’le ilgili kararımı ben Kasımpaşa Maçı sonrası vermiştim. Hemen gönderin dedim bunu. Orada oyuncularda beni yanılttı. Yabancı hoca fikri benimdi. Sollied’in geçmişine baktığınız zaman adamın tek başarısızlığı Elazığspor. Fatih Terim kadar kariyeri var adamın. Adamın kafasıyla bizdeki Türk Futbolcu mantalitesi uyuşmadı. Adam 2 saat 15 dakika idman yaptırıyor bizimkiler dökülüyor. Bununla herifi yediler. Adamla sohbet ediyoruz. Diyorki ‘Başkanım ben antrenman sürelerini Türkiye’ye göre de biraz düşürdüm. Avrupa’da ben bu antrenmanı böyle yaptırsam bana ceza keserler.” Dedim biraz düşür dedi hayır olmaz. Adam prensip sahibi. Dediki git futbolculara bir soru sor, özellikle Türk Futbolcular yapıyor bunu “Git bir soru sor, gün 24 saat 2 saat 15 dakika antrenman yapıyorlar, 45 dakikada hazırlığı oldu sana 3 saat kaldı 21 saat normal bir sporcunun uykusu 8 saat. Kaldı 13 saat bu kalan 13 saatte bu futbolcular gidip ikinci bir işte mi çalışıyor ki yoruluyorlar. Kalan 13 saatte ortalıkta gezeceklerine dinlensinler.” Adam tam bir profesyoneldi. Adamı yediler oyuncular. Kötü bir hoca değildi. Kötü hoca 4 maçta 7 puan alırmı. Ondan sonra takımın içerisinde fitne fücurluk yapan birileri oldu. Eski oyuncularımızdan özellikle. Hocanın gitmesi için operasyon yaptılar. Takım oynamadı. Oyuncu beni yanılttı. Biri diyor iyi hoca biri diyor kötü. Birde birbirlerine düştüler. Takım içinde guruplaşmalar oldu. Bu guruplaşmadan dolayı 5-6 maçımız öyle gitti. Ondan sonra ben o mantarları, kaşarları temizledim. Dikkat edin 2. Yarı’dan sonra başarı var. Hem Okan Hoca’nın etkisi olmuştur hemde o kaşarları temizledim bizim yıllarca içimizde kalan kaşarlar takımı alttan bombaladılar. 100-200 Bin TL para için.”
 
Ben acılarımla beraber gidiyorum…
“Liste çalışması yapacak yönetimlere şunu söyleyeyim, benim Elazığspor’a yaptığım son bir iyilikte oyuncuları belli bir süre tutmak. 28 Haziran’a kadar oyuncular beklemez. Temmuz’da kamp başlayacak. Adam beklermi. Biz oyunculara dedik bizden haber bekleyin. Bu en kısa süre içerisinde bir yönetim oluşursa, bu yönetimin de parası pulu varsa, şimdi biz kalsak para ödemeyecekmiyiz, ödeyecektik. Gelen yönetimde bu çocuklara para ödeyecek. Futbolculara dedim siz bu kulübün futbolcularısınız bekleyin. Çünkü futbolcular arıyor beni, ‘Başkanım sen gidiyorsun’ o ayrı siz Elazığspor’un futbolcularısınız diyorum bende. Selçuk Öztürk önemli değil. Belli bir süre beklerler. Bu süreçte birileri çıkacaksa çıksın. Zaten biz bırakmadan önce bazı duyumlar almıştık. Bir yönetim kurulu oluşturulacak diye, çalışmalar var diye bizimde kulağımıza geldi. Çıksınlar biran evvel bu işi sahiplensinler. Ben aday değilim. Aday çıkmazsa da ben aday değilim. Destek almazsam ben aday değilim. Şartlar oluşursa ben ailemle oturacağım, görüşeceğim devam et yerde bırakmayalım derlerse ve bende ciddi bir destek görürsem devam ederim. Yoksa niye edelim. Şartlar oluşursa Süper Lig’e çok rahat çıkar. Şuanda lige en rahat çıkacak takım Elazığspor. Bazı şeyler parayla olmaz. Biz çıraklık dönemini bitirdik. Ustalık dönemine geçerken bazı kötü anılar yaşadık. Bu işin A’sından Z’sine herşeyi öğrendik. Allah yukarıda şahit kendi yüreğimin yanması haricinde, benden çok kimse üzülemez. 2.5 sene yetiştirdiğiniz çocuk gibi tam koşmaya başlatırken çelme yiyorsunuz ve düşüyorsunuz.  Ben çelmeler yemeseydim bu takım düşmezdi. Hangi dala el attımsa elimde kaldı. Her projem destek görmedi. Ben konuşursam varya, ben çok şeyi yutuyorum. Bu şehirde çoğu insan sokakta yürüyemez. Elazığlılar onurlu şerefli insanlar. Bu Elazığlıları kimse koyun gibi göremez. Bu millet bir patlarsa, bir sille atar adama, biz öyle bir milletiz. Çok sabırlıyız. Ben acılarımla beraber gidiyorum. İçime acılarımı basarak gidiyorum. Bana yapılanları içime basıyorum ve gidiyorum. Ama temennim o ki inşallah iyi ve ciddi bir yönetim oluşur ve hedef Süper Lig olmak üzere. Gelecek yönetime de buradan sesleniyorum. 10 Ay sonra Süper Lig’e çıkarmazsa ben tekrar Elazığ’a dönerim ve hesap sorarım. Bunu da açık söyleyeyim. Benim hedefim yeninden Süper Lig’di. Eğer bu takımı Süper Lig’de görmezsem acı bir hesap soracağım.
 

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 26 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@