07.10.2022, 13:57

ÜNİVERSİTE SAYISINDAKİ ARTIŞIN ARTILARI EKSİLERİ

Bu hafta kendi fikirlerimle yüzde yüz uyuşan, güvendiğim kaynaklardan aldığım bazı bilgileri özetleyerek sizlere sunmaya çalıştım. Konumuz Türkiye’de son 20 yılda artan üniversite sayısının olumlu ve olumsuz etkileri.

İyi okumalar olsun...

Ülkemizde özellikle son 20 yılda üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul sayılarında ciddi anlamda artış yaşanmıştır. “Her şehre bir üniversite” sloganıyla başlatılan üniversite ve bölüm açma hızı sayesinde günümüzde üniversite bulunmayan il kalmamıştır. Bu uygulama; üniversiteye gidemeyen birey sayısını azaltma, bireylerin eğitim öğretim hayatında bulunmasının sağlanması yoluyla işsizlik göstergelerinde düşüş sağlama, şehirlerin ticari ve ekonomik gelişimlerini sağlama, şehirlerarası gelişmişlik farkını azaltma, öğrencilerin kendi şehirlerinden uzaklaşmadan yükseköğretime kolayca erişimini sağlama gibi amaçlarla gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamalar neticesinde 2019 yılı itibariyle Türkiye’de bin kişiden 95’i üniversite öğrencisi oldu. Türkiye bu alanda Avrupa’nın önde gelen ülkelerini açık farkla geride bıraktı denilebilir. Hemen hatırlatalım Almanya ve Fransa’da bin kişiye düşen üniversiteli öğrenci sayısı 40, İngiltere’de 39; Avrupa Birliği’nde (AB) ise 38 imiş.

Artan üniversite sayıları doğrudan fakülte, enstitü ve yüksekokul sayılarında da artışa sebep olmuştur. Ancak üniversitelerden mezun olan kişilerin işsizlikle gibi acı bir gerçekle karşılaşması özellikle son dönemlerde kontenjanların dolmaması ve hatta hiç tercih edilmemesi gibi bir sonucu doğurmuştur. Eurostat’ın verilerine göre Türkiye’de 2018 yılında ilköğretim mezunlarının işsizlik oranı yüzde 9,1 iken, yükseköğretim mezunlarının işsizlik oranı yüzde 9,8 ve bu oranla ülkemiz 35 ülke içinde 5. sırada yer alıyor. AB ülkelerinin ortalaması ise yüzde 3,9. Yani işsizliğin yükseköğretimde, ilköğretimden fazla olduğu tek ülke Türkiye.

Bu vahim sonuçla birlikte istenmeyen şey oldu ve maalesef birçok bölüm veya fakülte tercih edilmeyerek pasif durumda kalmıştır. ÖSYM verilerine göre 2020 itibariyle 12 enstitü, 88 fakülte, 35 yüksekokul pasif hale gelmiştir. Bu durumun oluşmasında; öğrencilerin bölümlere ilgisinin azalması, öğrencilerin büyük şehirlerde okumayı tercih etmesi, öğrencilerin “gurbette” harcayacağı parayı vakıf üniversitelerinde harcamayı tercih etmesi gibi nedenler sayılabilir. Özellikle son yıllarda yaşanan COVID-19 salgını öğrencilerin evlerinden uzak üniversiteleri tercih etmelerini engelleyen önemli sebeplerdendir. Öğrencilerin tercihlerini engelleyen bir diğer sebep ise üniversite sınavlarında yeterli başarıyı gösterememeleri ve her geçen yıl baraj altında kalan öğrenci sayısının artmasıdır. Son olarak 2021 YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından baraj puanları düşürülmüştür. Bu konuda YKS sorularının zorluğu ve öğrenci profilindeki değişim tartışılabilir. Ancak tartışılması gereken esas konu, üniversitelerin ve birimlerin boş kalmasını önlemek adına baraj puanlarının düşürülmesi ile oluşacak niteliksel sorunlardır.

Diğer taraftan üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokullarda yaşanan hızlı niceliksel artış bazı avantajlar sağlamış gibi gözükse de son yıllarda niteliksel büyümenin getirdiği sorunlar daha fazla ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu sorunların başında bölümlerin alım yaptığı yüzdeliğin genişlemesi ve akademik anlamda üst sıralarda yer almayan birçok öğrencinin bölümlere yerleşmesi; bu öğrencilerin mezun olmasıyla mesleğe ilgisi, becerisi ve yeterliliği olmayan binlerce mezunun piyasada birikmesi gelmektedir. Ayrıca üniversite ve birim sayısında yaşanan hızlı artış kadrolaşmayı gerektirmektedir. Dolayısıyla hızlı niceliksel artış ve beraberinde idari – akademik kadro oluşturulmasında yapılan tercihlerdeki sorunlar; donanımlı, alanında uzman akademik personel eksikliği yaşanmasına neden olmuştur.

Ayrıca bölümlerin ve üniversitelerin sayısının artması öğrencilerin ve ailelerin küçük yaşlardan itibaren meslek edinmeye yönelmelerini engellemiş, meslek liselerinin ve meslek yüksekokullarının tercih edilme oranını azaltmıştır. Çünkü artık düşük puanla birçok bölüme kaydolabilmek mümkün hale gelmiştir. Dolayısıyla öğrenci kendini yetenek ve ilgisinin olmadığı alanlara yöneltmektedir.

Birimlerin sayısının artmasıyla oluşan sorunlardan bir diğeri de devletin yükseköğretim kurumlarına ayırdığı bütçede ciddi artışlar olmamasına rağmen bu bütçeyi her geçen yıl daha fazla üniversiteye bölüştürmek durumunda kalması ya da üniversite sayısının çokluğundan dolayı yeterli finansal destekte bulunamamasıdır. Üniversitelerin kurumsal, idari ve finansal özerkliği konusundaki eksiklikler de göz önüne alındığında birimlerin yaşatılması her geçen gün güçleşmektedir.

Diğer taraftan vakıf/özel üniversite birimlerinin çoğalması öğrencilerin bu üniversitelere taleplerinin arttığını göstermektedir. İl dışında öğrenimi boyunca yapacağı masrafları bu üniversitelerde öğrenim ücreti olarak kullanabileceğini düşünen öğrenci sayısının artması, barajı geçmek suretiyle bir bölüme burslu yerleşme fırsatları ve son yıllarda oluşan aile evinden uzaklaşmama eğilimi, vakıf üniversitelerine gösterilen ilginin sebepleri olarak gösterilebilir. YÖK verilerine göre bu üniversiteler 2017-2018 eğitim öğretim yılında toplam 589307 öğrenciye sahip iken 2020-2021 eğitim öğretim yılında toplam 636363 öğrenciye ulaşmıştır. Ancak bu üniversitelerden bazılarının, eğitim öğretim amacı dışına çıkarak ticari işletme mantığına yönelmeleri karşımıza yine nitelik sorununu çıkarmaktadır.

Sonuç olarak Türkiye’de üniversite ve birim sayıları hızla artış göstermiştir. Ancak nicelikteki artışla beraber nitelikte düşüş yaşanmakta, artık kontenjanlar dolmamaktadır. Bu bağlamda iş dünyası ile işbirliğine gidilerek arz-talep dengesinin kurulması, nicelik olarak artışın durdurulması ve niteliğin artırılması gerekliliği ön plana çıkmaktadır.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 07 Aralık 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@