02.08.2022, 12:53 105

ÜNİVERSİTE TEK ÇARE OLMAMALI

Çocuklarımızın üniversiteyi okuması için yıllarca mücadele veriyoruz.

Bu hedef için ise 4-5 yaşından itibaren çizdiğimiz yolda yarış atı gibi çocuklarımız koşturup duruyoruz.

Hangi okul iyi, hangi öğretmen daha başarılı, hangi kurs daha iyi ,çocuğumuzun bir soru fazla yapması için mücadele verip duruyoruz.

On iki yıllık eğitim maratonunda çocuklarımızı duygu ve psikolojisinin düşünmeden onlar adına düşünüp, onlar adına karar veriyoruz.

Çocuklarımızı sokaktan, doğadan, arkadaş ortamından uzak tamamen eğitim merkezli bir hayatın içerisine mahkum ediyoruz.

Bu dayatmamız sonucu istemeden olsa çocuklarımızı bilgisayar ve telefon esiri yapma konusunda kapıyı ardına kadar açtığımızı farkında dahi olmuyoruz.

Kaş yapalım derken göz çıkardığımızın farkında olmadan, kendi eksik ve yetersizliklerimizi telafi etmeleri için omuzlarına yüklediğimiz yükün altında ezildiklerini görmemezlikten geliyoruz.

Ulaşılması gereken tek hedef üniversite.

Bu da yetmezmiş gibi çocuğumuzun bilgisi ve becerisini bilmeden bizim seçtiğimiz okulu okuma dayatması da bu işin final noktası.

Tabi bu sürece bizi iten eğitim sistemimizin yetersizliğinide göz ardı etmemek gerek.

Yüz yıldır sağlıklı bir eğitim sisteminin olmaması hepimizin suçu olduğunu da hatırlatmama gerek yok. Bir türlü nasıl eğitileceğimizi tespit edemedik. Her gün farklı arayışlarla doğruyu bulmaya çalışsak ta her geçen gün sistem daha fazla çöküyor.

Bu maratonda en mahsun olanlar yavrularımız.

Üniversite sınavına girene kadar söz hakları olmadığı gibi fikirlerini dinleme zahmetin katlana ebeveynlerin sayısı çok az diyebilirim.

Benim çocuğum doktor olsun, avukat olsun, mühendis olsun vs. sloganlarıyla sınav günü okul kapısına bırakırız.

Çocuklarımızın ne düşündüğünü, hangi psikolojiyle buralara geldiğini düşünmeden üç saatlik bir sınavla 50-60 yıllık yaşamlarını şekillendirmeye çalışıyoruz.

Başarı var ise en büyük pay bizim.

Başarı yoksa bizim dışımızdaki herkes suçlu ve hatalı.

Burada asıl göz ardı ettiğimiz, eğitim sistemimiz.

Bu sistemin başarı ve huzur getirip getirmediği düşünmediğimiz gibi üniversite sonrası yaşanacak sıkıntıları görmeden veya görmezlikten gelerek tek hedef üniversite sınavını kazanmaya odaklanıyoruz.

Ülkemizdeki üniversitelerin eğitim kalitesi ayrı bir konu. Eğitim konusundaki eksiklikleri tespit etmek ve kaliteyi artırmak yerine üniversite sayımızı artırdık.

1973 yılında Türkiye’de üniversite sayısı 9

1980’li yıllarda üniversite sayısı 19

2022 yılında üniversite sayımız 209

Üniversiteler para kazanmak için daha çok öğrenci, daha çok bölüm, hata gece yarısına bile dersler açıyorlar.

Mevcut üniversitelerin eğitim kalitesini artırmak için mücadele vermek gerekirken, bu görmemezlikten gelinerek daha fazla öğrenciye ulaşmak için sınavda barajı kaldırıldı.

Adını soyadını yazan 1 veya 2 net bırakan mutlaka bir yere yerleşir hale geldi.

90’lı yıllarda 30-40 net yapan 4 yıllık bir okul kazanabiliyordu.

Bugün ise 2-3 matematik sorusu yapan mühendislik okuyor.

Ülkemizde 8 milyon 240 bin 997 Üniversite öğrencisi var. Bu sayı nüfus oranımızın %9.7 sini oluşturuyor.

Bu oran hiçbir gelişmiş ülkede yok.

Almanya'da 3 milyon üniversite öğrencisi var.

Fransa da 2.4 milyon üniversite öğrencisi var.

İtalya'da ve İspanya'da ise 2 milyon üniversite öğrencisi var.

Yapılan araştırmalara göre öğrenci sayısı bakımından tüm Avrupa ülkelerini geride bıraktık.

Açık ara lider durumdayız.

Açık öğretim, örgün öğretim, uzaktan eğitim derken üniversiteli olmayan kalmadı.

Tabiri caiz ise üniversiteyi kazanmayanı artık dövüyorlar.

Bu kadar üniversite, bu kadar üniversite öğrencisinin bulunduğu ülkemizde üniversitelerin eğitim konusundaki başarıları ile üniversite sonrası iş durumu ne diye sorarsak?

Vereceğim cevap bir kaç üniversite ve bir kaç meslek dışında, diğerlerin durumunun tamamen hayal kırıklığı olduğunu söyleyebilirim.

Herkes üniversite okumalı sloganı ile yaşayan bir toplum yapımız var.

Üniversiteyi bitirmek mi?

Yoksa kaliteli eğiti mi?

Bu konuda sağlıklı düşünüp bir değerlendirme yapmadığımız kanaatindeyim.

Üniversite sınavları sonucu yayınlanan verilere baktığımızda nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımız gün gibi ortada.

Her öğrenci üniversite okumalı düşüncesiyle, üniversite sayısını artırmanın bu sorunu çözülme bir halle soktuğunu görmemezlikte geliyoruz.

Bu düşünce çocuklarımızla bizleri karşı karşıya getirdiğinin hala farkında değiliz.

Yıllarca sadece üniversiteye sokmak için uğraştığımız ,çocuklarımız karşımızda diplomalı işsiz olarak çıkıyor.

Ebeveyn olarak bu defada iş bulmak veya geçimlerini sağlamaları için mücadeleye başlıyoruz.

Bu sistemin yanlışlığını ortaya koymak istersek iki örneğin yeterli olacağı kanaatindeyim.

Geçen yıl açıklanan sonuçlara göre, 169 bölümü hiçbir aday tarafından tercih edilmedi.

Bu ne demek okul var, çalışan var, hoca var her türlü gerekli olan envanter var AMA ÖĞRENCİ YOK.

Bir çok bölümde 10’nun altında tercih aldı.

İkinci örnekse bu yıl sınav sonucu ortaya çıkan açı tablo;

Üniversite sınavına giren adaylardan 69 bin 518 aday sıfır çekti.

Bu ne demek, adayın yaptığı doğru soru bir ise ,en az 4-5 katından daha fazla yanlış soru yapmış demek.

Sınav sonucu açıklanan derslere dair doğru ortalamaları eğitim sistemimizin başarısını ortaya koymakta (!)

Üniversiteyi bitirince asıl sorun başlıyor.

Üniversite olsun da ne olursa olsun mantığıyla hareket eden bizler bu defada çocuklarımız diplomalı işsizliği karşısında ah vah ediyoruz.

Bu konu uzun bir konu olduğundan sadece birkaç örnekle yetinerek yazımı sonlandırmak istiyorum.

Üniversite mezunu her 10 gençten 4 işsiz.

Bu oranda da Avrupa ülkelerinin önündeyiz.

Eğitimcilere göre Türkiye’de 600 bine yakın öğretmen adayı atama bekliyor.

Gelinen bu noktada ben çocuklarımızın bilgi ve becerisini dikkate alarak kendilerini daha iyi ifade edecek bir meslek seçmeleri gerektiği inancındayım.

Toplumun sadece üniversite okumuş insana değil, yüzlerce meslek dalında çalışan insana ihtiyacı var.

Ben böyle düşünüyorum.

Ya siz....

Eğitimin temel amacı, çocukları kendi yeteneklerinin bilincine vardırmaktır.-Erich Fromm

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 16 Ağustos 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 2 6
2. Trabzonspor 2 6
3. Fenerbahçe 2 4
4. Başakşehir 2 4
5. Alanyaspor 2 4
6. Beşiktaş 2 4
7. Gaziantep FK 2 4
8. Giresunspor 2 3
9. Antalyaspor 2 3
10. Galatasaray 2 3
11. Kayserispor 2 3
12. Konyaspor 2 2
13. Ümraniye 2 1
14. Ankaragücü 2 1
15. Sivasspor 2 1
16. Hatayspor 1 0
17. Karagümrük 1 0
18. İstanbulspor 2 0
19. Kasımpaşa 2 0
Takımlar O P
1. Bodrumspor 1 3
2. Samsunspor 1 3
3. Boluspor 1 3
4. Eyüpspor 1 3
5. Göztepe 1 3
6. Altınordu 1 1
7. Gençlerbirliği 1 1
8. Adanaspor 1 1
9. Keçiörengücü 1 1
10. Rizespor 1 1
11. Tuzlaspor 1 1
12. Erzurumspor 1 1
13. Pendikspor 1 1
14. Bandırmaspor 0 0
15. Denizlispor 1 0
16. Manisa Futbol Kulübü 1 0
17. Sakaryaspor 1 0
18. Ö.K Yeni Malatya 1 0
19. Altay 1 0
Takımlar O P
1. M.City 2 6
2. Arsenal 2 6
3. Brentford 2 4
4. Tottenham 2 4
5. Newcastle 2 4
6. Leeds United 2 4
7. Chelsea 2 4
8. Brighton 2 4
9. Aston Villa 2 3
10. Nottingham Forest 2 3
11. Bournemouth 2 3
12. Liverpool 2 2
13. Fulham 2 2
14. Wolverhampton Wanderers 2 1
15. Leicester City 2 1
16. Crystal Palace 2 1
17. Southampton 2 1
18. Everton 2 0
19. West Ham United 2 0
20. M. United 2 0
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 1 3
2. Real Betis 1 3
3. Villarreal 1 3
4. Osasuna 1 3
5. Real Madrid 1 3
6. Real Sociedad 1 3
7. Valencia 1 3
8. Celta Vigo 1 1
9. Espanyol 1 1
10. Athletic Bilbao 1 1
11. Barcelona 1 1
12. Mallorca 1 1
13. Rayo Vallecano 1 1
14. Almeria 1 0
15. Sevilla 1 0
16. Cadiz 1 0
17. Girona 1 0
18. Elche 1 0
19. Getafe 1 0
20. Real Valladolid 1 0
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@