31.03.2021, 15:56 405

UNUTMAYALIM

İnsan, yaratılmışlar içerisinde en değerli bir varlık, Eşrefül Mahluk olduğu hemen hemen herkes tarafından bilinen ve kabul edilen bir gerçek.

İnsanla ilgili bir gerçek daha var ki O’ da hafızayı beşer olduğudur. Yaşadığı ve yaşattığı olumlu ve olumsuz gelişmeleri unutan, hem de tez unutan bir varlık olduğudur.

Unutma veya unutmak olgusu farklı gerçekleşen bir olgudur bize göre. Kimi gerçekten unutur, yaşlılık veya her hangi bir rahatsızlık nedeniyle, kimi de bilinçli unutur, unutmuş gibi davranır yanlış veya ihanetine kılıf uydurmak adına. Her ne hikmetse son yıllarda ve özellikle son günlerde bu özellik, hatta ve hatta haslet haline gelmiş bulunan bu olgu giderek arttı hem de ihanete zemin hazırlarcasına.

O nedenle değerlere halel gelmemesi ve unutulanların hatırlanması adına hatırlatmada bulunmak için unutmayalım kavramını sık sık kullanmak ve değerlendirmek gerekli diye düşünüyoruz

Bizi; yoktan var kılıp lütfederek sunduğu değerlerle biz kılan, her şeye kadir olan Yüce Allah’ı ve O’nun bizlere hayattan birden fazla dersler çıkarmamız için indirmiş olduğu kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de sunduğu ayetler ile ayetlerde belirtilen değerlerden biri olup yitirildiğinde geri dönüşü mümkün olmayan hazinelerden biri olan aklın yerinde ve zamanında kullanılmasıyla elde edilip var kılınan değerleri unutmayalım…

Sevgisi üzerine kainatın yaratılışına sebep efendiler efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’(s.a.s) nın hadisleri ve o hadisler doğrultusunda yaşamayı,

İlmine ve içtihatlarına güvendiğimiz Alim ve Ulema’ nın edindikleri bilgiler ile sahip oldukları ilim ve hayat tecrübeleri sonucu insanlığa aktardıkları bilgi ve deneyimlerinden istifade edip hayat nizamımızı bunlara göre tanzim etmemiz yanında aile efradımıza, hatta ve hatta geleceklerini teminat altına almak istediğimiz gençliğe sunmamız gerektiğini unutmayalım.

Allah’ın; Bakara:283-Al-i İmran:75 ve161-Nisa:58- En'am:98-Mearic:32 ve daha birçok sürede ki ayetler ile Ebû Hüreyre’(r.a.) nin Peygamber Efendimizden sunduğu hadiste Nebiyy-i Muhterem Sallallâhu Aleyhi ve Sellem: Münâfık’ın alâmetleri üçtür. Söz söylerken yalan söyler, va’d ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman hiyanet eder gibi Allah’ın biz kullarından ve Peygamberimizin biz ümmetinden istediği uymamız gerekenlerden biri olan emanete ihanet etmemeyi, emanetin değerini ve layık-i bir şekilde korumayı unutmayalım.

Emanet dendiğinde; birinin bir başka birine teslim ettiği şey, nesne veya değerli bir varlık ve de insanı, insanın varlık gösterdiği vatanı, vatanda var olan ilahi olsun, beşeri olsun değerlerin tümü ve bunları koruyup kollamamız yanında bu değerlerin her geçen gün zenginleşerek güçlenmesi adına gayret sarf etmemiz,

Namus, ar, şan, şeref, olmazsa olmazlardan bir değer olan ve uğruna göz kırpmadan ölünen vatanın, ecdat emaneti Anavatanımızın birlik-beraberlik ve bütünlük içerisinde var ve daim olmasını sağlamak gibi mecburi bir görevimizin olduğunu,

Vatana ihanet eden ve edeceklere, uşaklık yapıp içeriden vurup ekmeğini yediği- suyunu içtiği-havasını teneffüs ettiği vatan denen emanete ihanet etmeye kalkışan uşaklara taviz vermememiz gerektiğini unutmayalım…

Binlerce can verilip elde edilerek bizlere emanet edilen, onlarca Peygamberin-sahabenin- evliya ve enbiyanın- kutsal olarak bilinen Vatan bölünmesin, kendi kanlarıyla yoğrulmuş ve oluşmuş Al Bayrak inmesin, Allah’a ibadet için bir davet olan Ezanlar dinmesin duygu ve düşüncesiyle mücadele edip şehadete eren Şehit’ lerin- Alim ve Ulema’ nın metfun olduğu, yeryüzünde var olup insanların fark edemediği, fark edildiği halde kıymet verilmediği mecnunların-velilerin- milli ve manevi değerlere bağlı şahsiyetlerin yaşamını sürdürdüğü vatanın bir başka değer olduğunu,

Bu değerin her karışının ayrı ayrı değerlendirilip insan ve insanlık yararına sunulmasını, tüketicilikten öte milletin bağımsızlığında önem arz eden üretimin ön plana çıkarılıp işsizliğin asgariye düşürülmesi adına istihdam alanlarının oluşturulması ile ithal yerine ihracatın önemsenip ivedilikle ele alınmasını,

Dış güç ve mihraklar dediğimiz oldum olası bize diş bileyen ve her zaman eğemenlikleri altında olmamız için uzun vadeli planlar yapan Avrupa ve benzeri devletlerin bize uygulamamız noktasında direttikleri plan ve projeler doğrultusunda değil; kendi plan ve projemiz ile bizi biz kılacak sözleşmelerle insanımıza yaklaşıp o minvalde kanun ve yasalar koyarak işletmemiz gerektiğini, aile yapımızın İslam’i ve Milli Hassasiyet çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesinin önemini unutmayalım…

Bizler için, sahibi olduğumuz değerler için değil bir, birden fazla çivi çakmış, büyük mücadele verip bizlere değer kazandırarak aramızdan ayrılan ebu ecdadımızı, manevi mimar ve edebi şahsiyet sahibi değerlerimizi unutmayalım.

Kısa ve öz olarak ifade edecek olursak;

Millet olarak, asırlardır üzerimizde oynanan ve halen daha oynanmakta olan oyunlara rağmen kardeşçe bir arada yaşamakta olduğumuz Aziz Türk Milleti olarak uyanık olmamız, tertiplemiş oldukları oyun ve tezgaha gelmememiz, birlik-beraberlik ve bütünlüğümüzü muhafaza etmemiz, bize emanet bırakılan Anavatanımız ve bünyesinde bulunan tüm değerleri korumak adına bir bütün olmamız, yeraltı olsun yerüstü olsun var olan değerlerimizi işleterek zenginliğimizi doruğa çıkarmak ve bunlarla bizi biz olmaktan çıkarmaya çalışanların emellerini kursaklarında bırakmamız gerektiğini unutmayalım…

Bizi biz yapan, bizi anlamlı sözlerle dile getirip anlatan ANDIMIZ gibi değer atfeden sözler ile yineleyerek ifade etmek isterim ki bize emanet bırakılan en büyük emanet olan VATAN, TÜRK ve bir bütün halinde ifade edilen TÜRKLÜK kavramlarının bir başka değer olduğunu, gocunulması ve rahatsızlık duyulması gereken bir kavram olmadığı, aziz bir milleti dile getiren anlamlı bir ifade olduğunu unutmayalım…

Unutmayalım ki; bu vatan, bu aziz vatan, büyük bedeller ödenerek kazanılmış ve adına Türk denilmiş, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ denilmiş bu vatanın değerli bir emanet olduğunu sakın ha sakın unutmayalım… Unutmayalım… Unutmayalım…

Unutmanın bedeli ağır olur ha unutmayalım…

‘’NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’’ ve diyebilenlere…

AYETLER

*Ey peygamber! Sana tâbi olan müminlerle beraber Allah sana yeter. Enfal:64

*Ey peygamber! Müminleri savaşa teşvik et! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa inkâr edenlerden iki yüz kişiyi yener, sizden yüz kişi olursa bin kişiyi yener; çünkü onlar yaptıklarının bilincinde olmayan bir topluluktur. Enfal:65

*Allah sizde bir zayıflık olduğunu bildi de şu andan itibaren yükünüzü hafifletti. Artık sizden sabırlı yüz kişi olursa Allah’ın izniyle iki yüz kişiyi yener, sizden bin kişi olursa iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir. Enfal:66

*O yerde gerekli temizliği yapıp hâkimiyetini kuruncaya kadar bir peygamberin esirlerinin olması uygun değildir. Siz geçici dünya varlığını istiyorsunuz, oysa Allah âhireti istiyor; Allah izzet ve hikmet sahibidir. Enfal:67

*Allah’ın daha önceden yazılmış bir hükmü olmasaydı elde ettiğiniz menfaat sebebiyle size büyük bir azap dokunurdu. Enfal:68

GÜZEL SÖZLER

*Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Ancak hadi gel şunu geri yapalım desen, bir Sinan bir de Süleyman gerek.

*İki üç balta ayırmaz bizi mazimizden. Ağacın kökü mademki derindir cidden, dalı kopmuş, ne olur gövdesi gitmiş, ne zarar o, bakarsın, yine üstündeki edvarı yarar, yükselir, fışkırıp, afak-ı perişanımıza; yine bir vaha serer kavrulan imanımıza. M. Akif Ersoy

EKSİK OLMAZ

Sevda, sevdalıyı hoş eder sanma

Tutuşur yüreği, köz eksik olmaz

Havalanıp öyle her dala konma

Söylerler, dillerden söz eksik olmaz

Konuşur, mangalda bırakmaz külü

Bir vakit duaya dönmemiş dili

Kem bakışlar yere yıkar güzeli

Değdirirler nazar, göz eksik olmaz

Aşk ateştir tutuşturur, can kurur

Vuslata ermeyen yaşarken çürür

Vurursa yiğit’ i bir güzel vurur

Cümle güzellerde naz eksik olmaz

Hem öğren, hem yaşa İslam'a göre

Hayrı da, şerri de Allah 'tan ara

Mert dediğin, namert çıkar ne çare

Dökerler yarana tuz eksik olmaz

Mevlâm gök kubbeyi ne güzel çatmış

Merteksiz, direksiz havada tutmuş

Her mevsimi farklı farklı yaratmış

İlkbahar sonrası yaz eksik olmaz

Dünya koca gemi, ne yükler taşır

O an gelir son limana yanaşır

Gün kapkara, hava soğuk ten üşür

Sararlar bir parça bez eksik olmaz

Vedat Yılmaz/Elazığ

BİLİRİM

Ne bahara dargınım, ne hazana feryadım

Yürüyorum gün be gün meçhule adım adım

Kopardılar gönlümden sevda çiçeklerimi;

Bilirim, unutulur, mazide kalır adım.

Mahir Gürbüz/Elazığ

BİR KONUK BİR KONU

DEĞERLİ ARKADAŞLARIMIZ

Dün gece parça parça/hatalı bir şekilde gönderdiğim devlet koromuzla ilgili yazı ve görüşlerimi şimdi bir bütün halinde tarihe not düşerek tekrar sizlere arz ediyorum efendim.

Sn. Mehmet Özbek üstadımıza minnet ve şükranla efendim.

Tam bir ders niteliğinde tespit ve değerli bir açıklama...

Bu duygu ve düşünceler çerçevesinde tekliflerimizi; bizler gibi sanat camiasından gelen tanbur üstadı ve neyzen genel müdürümüz Sn. Murat Salim Tokaç; kanaatimce dikkate alacaklardır. Ancak; burada çok önemli bir bilinmeyen konuyu açıklamak durumundayım.

Devlet klasik Türk Müziği Koromuz; Sözleşmeli sanatçı kadrosu itibariyle emekli kesenekleri 657 S. K.Uyarınca kesilen 40 kişilik maliye bakanlığı vizesinden geçmiş kadro sayısına sahip bir sanat kurumumuzdur.

Şimdi; dikkat çekeceğim konu şu:

Güzel Sanatlar Gn. Müdürlüğümüz ve Milletvekillerimiz ile şahsen yaptığımız görüşmelerde; koromuzun yeni isminin “Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği ve Kürsübaşı Müzik Topluluğu” olacağı bildirildi. Yani; mevcut ismin yanına bir de Kürsübaşı Müzik Topluluğu eklenecek... Böylece “Devlet Klasik Türk Müziği “ ibaresi aynen korunmuş oluyor...

İşte geldik, çoğunuzun konusu olmadığı için bilemediği ayrıntıya... Kültür Bak. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünde sanat koroları 40 kişilik çakılı kadroyla... Sanat Toplulukları ise 25 kişilik çakılı kadroyla maliye vizesinden geçer ve bu sayının üstüne çıkamazsınız. Yani... Devlet Koromuzun ismi muhafaza edildi. Pekala; Sonuna da ek olarak “Kürsübaşı” kelimesini koydunuz. Buna da eyvallah. Ancak; “Koro “kelimesi yerine “Topluluk “ kelimesinin konulması otomatik olarak Elazığ Devlet Koromuzun 15 çakılı kadro sayısını kaybettiği anlamını getirir... Yani; sanatçı sayımızın 40 dan 25 ‘e düşürülmesi meselesi... Bu ayrıntıyı da; Gn. Md. ze ve milletvekillerimize uzun uzun detaylarıyla anlattık... Bakınız… Elazığ’da yine Musiki Cemiyetimizin yarım asrı aşan iradeli ve istikrarlı gayretleri sonucunda biliyorsunuz; 2001 yılı itibariyle “Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuvarı“ kuruldu. Bu konservatuvar; 2005 yılında ilk mezunlarını verdi ve takip eden her yıl 20 mezun vererek gerek altyapı olarak devlet koromuzu besledi, gerekse bütün Türkiye’ye dağılarak sanat insanı ve müzik öğretmeni oldular... Şimdi koromuzun adı, topluluk olarak kesinleşirse biliniz ki;15 Elazığ çocuğunun 32 yıldır faaliyette bulunan devlet korosundan sanatsal hakkı veya ekmeği elinden alınmış olacak. Bilmem anlatabildim mi?

Şimdi; bütün kamuoyundan, halkımızdan; milletvekillerimizden,
Güzel Sanatlar Genel Müd. den velhasılı tesir edip tlf. la, yazıyla ve medya gücünü kullanarak madem ki; bir sohbet geleneği olan Kürsübaşı kelimesinin arzu etmememize rağmen mevcut ismin yanına konulması gibi bir gelişme oldu.. Şimdi ise yeni ismimizin... Tırnak içinde altını çizerek yazıyorum ve teklifen arz ediyorum. “Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği ve Kürsübaşı Korosu Müdürlüğü”
şeklinde karar ve ilan edilirse 40 kişilik sanatçı kadromuz hem muhafaza edilir; hem de önceden geçici görevlendirmelerle büyük illerdeki Korolara giden sanatçılarımız da ya geri dönerler, ya da kadrolarımızı boşaltıp Elazığ Devlet Koromuza iade ederler. Tablo budur efendim. Gücümün yettiği kadar yetkililere bilgi arz edip durumu anlattım.

Ancak; emekli bir sanatçı olduğum için pek fazla gücüm olmuyor. Bu konuda gücü, itibarı ve kalemi olan bütün Elazığ insanına sesleniyorum. 32 yıldır kazanılmış kadro hakkımızı, Elazığlı gençlerin hakkını, ekmeğini, lütfen haklı mücadelenizle koruyunuz… Bu konu gündeme düştüğünden beri 36 saattir uykusuz ayaktayım. Yazılarımla, telefonumla herkese sesleniyorum. Eğer;1989 yılında musiki cemiyetinde gece sabaha kadar 140 Elazığ insanının o zamanki Kültür Bakanımız Namık Kemal Zeybek Bey; Musiki Cemiyetini ziyarete gelecek diye o tarihe altın harflerle geçecek mücadelesini de bir anlatmaya kalkarsam günlerce uykusuz kalırsınız. O yıllarda sanatsal gücüne (tanburi-neyzen) çok değer verdiğim aziz kardeşim Güzel Sanatlar Gn. Md. belki de genç yaşlarındaydı. Biz;73 yaşına girdik. Yeni nesil, genç nesil Bayrak ve Hizmet gücü sizlerde…

Bakınız... Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü ismi ise: Diyarbakır Medeniyetler Korosu Müdürlüğü olarak düzenlenmiş. Yani; koro olarak 40 sanatçı kadroları muhafaza ve müdafaa edilmiş. Kesinlikle karşı değilim. İsim tartışılabilir. Kamuoyunun takdiridir. Ancak; kadro sayısı korunmuş. Kaldı ki; Elazığ ilimiz de Sanat’ta Kültür’de bu ilimizden farklı olmasa gerek. Devlet koromuzla ilgili yazdığım bütün paragrafları, cümle ve kelimeleri uygun görürseniz sizler de musikişinas dostlara, ilgili ve yetkililere ulaştırınız. Faydası olur kanaatindeyim.

En içten-gönülden sevgi ve saygılarımla efendim. 31 Mart 2021 gece 04.08 Naci SÖNMEZ

Yorumlar (0)
33°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 01 Ağustos 2021
İmsak 03:38
Güneş 05:17
Öğle 12:35
İkindi 16:26
Akşam 19:43
Yatsı 21:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@