03.08.2013, 15:40 6189

Washington’dan Ankara B. Elçiliğine talimat:

 Washington’dan Ankara B. Elçiliğine talimat: “Tarikatları araştırın!”

ABD, önce tarikatları, sonra tarikatlarla ülkeleri nasıl ele geçiriyor?

Yazının ilk bölümünü okumak için tıklayınız:

 http://www.gunisigigazetesi.net/y-6324-b-Hacli-savasinda-Muslumana-karsi-tasavvuf-nasil-kullaniliyor.html

22 Temmuz 2009’da Clinton’ın onayıyla Washington’dan Ankara Büyükelçiliği’ne gönderilen telgraf, “Tarikatlar, Kürtler ve İslam ve Türkiye’de azınlık dinleri konusunda bilgi talebi” başlığını taşıyor.

Söz konusu telgrafta, Bakan Clinton’ın, dönemin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’nin “acilen” cevaplamasını istediği sorular ABD’nin Türkiye’deki tarikatları ve İslami cemaatleri kontrol altına alabilmek için nasıl bir çalışma yaptığını açıkça gösteriyor.

Bu soruları okumadan önce, ABD’nin Irak işgali sırasında, bu ülkede en nüfuzlu tarikatlardan birisi olan Kesnizani Tarikatıyla ilgili yapılan bir araştırmayı gözden geçirelim. Bu araştırmada, ABD’nin bu tarikatı nasıl ele geçirdiği ve Irak’ı işgal operasyonunda bu tarikatın nüfuzunu kendi sömürgeci emellerine nasıl alet ettiği anlatılıyor. Bu araştırma okunduğunda, ABD Dışişleri’nin tarikat sorularının ne anlama geldiği daha iyi anlaşılacaktır:

ABD ASKER KULLANMADAN IRAK’I

“TARİKAT”LA  NASIL TESLİM ALDI?

Bilindiği gibi ABD ordusunun Irak’ı işgali sırasında Saddam’ın ordusundan herhangi bir direniş ve savunma görülmemiş, Irak liderinin güvenlik birimleri Amerikan işgalcilerini ülkeye adeta buyur etmişti. ABD işgalci gücü adeta ellerini kollarını sallaya sallaya işgali gerçekleştirmişlerdi. Irak ordusundan neden beklenen ciddi bir direniş ve savunma görülmemişti? Bu sorunun cevabı daha sonraki bir araştırma ile ortaya çıktı. CIA ve MOSSAD tarafından ele geçirilen nüfuzlu bir tarikat Amerikan işgaline yolları açmıştı. Araştırmacı yazar Ahmet Dinç’in, Irakta işgal sonrasında yaptığı incelemelere ve araştırmalara göre, Kesnizani adlı bir tarikat Saddam’ın tüm güvenlik ve savunma sistemini felç etmişti:

“Kesnizani Tarikatı, aslında vaktiyle Kadiri Tarikatı’nın bir kolu idi. Kesnizani, Süleymaniye civarında bir Kürt aşiretiydi. Aşiretin lideri olan kişi aynı zamanda Kadiri‘nin bu kolunun da başında bulunuyor, halife statüsü taşıyordu. Şeyh Abdülkerim Kesnizani  son nefesini verince, yerine oğlu Muhammed geçmişti. (…) Tarikatın, Kadiri bünyesinden tam olarak ayrılması, MOSSAD /CIA ilişkilerinin kurulması, müritlere hahamların ders vermesi, Şeyh’in yazdığı kitapta Kabala gibi mistik Yahudi kaynaklarından alıntıların yer bulması gibi “dönüşüm’ işaretleri 1990’ların başlarında daha kesin ve keskin şekilde fark edilmeye başlanmıştı. (…) Askerler arasında Kesnizanilik öylesine yaygınlaştı ki, Genelkurmay Başkanı Mareşal Ayat Fetih El-Ravi, Hava Kuvvetleri Komutanı Mareşal Hamit Şaban, Umumi Askeri İstihbarat Başkanı Mareşal Vefik El-Samarayi de Şeyh Muhammed Kesnizani’nin ayağını öpüp mürit olmuşlardı. Devletin emniyet biriminin ve istihbarat birimi El-Muhaberat’ın elemanları da aynı güzergahı izleyip Şey-h’e hizmet etmeğe başlamışlardı.(…) Şeyh Kesnizani, Saddam’ın en yakınındaki isimleri de bağlamayı başarmıştı. Bunlar arasında Saddam’ın iki kardeşi Vatban ve Barzan, karısı Sacide Hayrullah, oğlu Uday vardı.”

Ahmet Dinç, tarikatın İsrail’le ve CIA ile olan ilişkisini şöyle anlatıyor:

“İsrail, Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra Kesnizanilerle irtibata geçip ilişkiyi geliştirdi ve ilerleyen dönemde bir çok konuda sınırsız destek vermeye başlamıştı. Öyle ki, devletin kritik bir noktasında bulunan ve tarikata girmek istemeyen kimsele, İsrail’in tarikata akıttığı paralarla ikna ediliyordu.(…) ‘Destekler’ tabii ki, karşılıklı olacaktı; Şeyh Muhammed de, istihbaratçı müritlerinden, gerekse Saddam’ın yakın çevresinden, devletin üst katlarından aldığı bilgileri oğlu Nehru aracılığıyla MOSSAD’a iletiyordu. Nehru, tarikatın İsrail ve Amerika’yla ilişkilerinden sorumlu veli-ahtıydı. Saddam, etrafında örülen ağın farkına ancak saltanatının son bir-iki ayı içinde varmıştı. Bunun üzerine karısı dahil bir çok kimseyi çevresinden uzaklaştırmış ve cezalandırmaya karar vermişti. Fakat her şey için çok geç kalmıştı.” (1)

ABD Dışişlerinin araştırma yapılmasını istediği tarikatlarla ilgili soruları okurken, bu ülkenin, 2001 yılında İslam’a ve İslam dünyasına karşı “Haçlı Seferi” adıyla bir Haçlı savaşı başlattığını unutmamak gerekir ve araştırılması istenen konuları o açıdan değerlendirmek lazım gelir.

ABD Dışişleri’nin Türkiye’deki tarikatlarla ilgili araştırılmasını istediği sorular şunlar:

ABD DIŞİŞLERİ’NDEN TARİKATLARIN

SIRLARIYLA İLGİLİ ARAŞTIRMA SORULARI

“- Bugün Türkiye’de üye sayıları ve siyasi kudretleri bakımından en güçlü İslamî cemaatler ya da tarikatlar hangileri?

- Tarikat üyeliğinin, mesela oy kullanma tercihleri gibi siyasi eylemlerle arasındaki ilişki ne? Tarikatlar hangi işlevleri görüyor?

- Bu gruplara üyelik nasıl işliyor? Dışarıdan birileri de bir gruba yaklaşıp katılmak isteyebilir mi, yoksa üyeler tarafından davet edilmeleri mi gerekir? İnsanlar hiç tarikatlarından ayrılırlar mı? Tarikatlar birbirleriyle nasıl geçinir ya da ilişki kurarlar ve bunu niçin yaparlar?

- Bir tarikatın bünyesinde, İslamî kuralların farklı geleneklerine ya da ekollerine mensup olmak cemaatin genel dinamiğini nasıl etkiler? Tarikatların önde gelen üyeleri, hâmilik ilişkisi dışında da, özellikle gündem belirlemek açısından bu gruplara göre mi hareket ederler?

NURCULAR VE NAKŞİBENDİLER

ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDİR?

- Türkiye’deki tarikatların üyelerinin ne kadarı Kürtlerden oluşuyor?

- Fethullah Gülen’in takipçileri de dahil olmak üzere, Nurcu Hareketi’ne Kürtlerin katılımı ne düzeyde? Kürtler genel olarak Gülen’e nasıl bakıyorlar?

- Nakşibendi ve diğer geleneksel tasavvufî gruplar, özellikle Gülen Hareketi ile nasıl bir ilişki ve/veya rekabet içindeler?

- Tarikatlar/Nurcu örgütler dindar Türklerle dindar Kürtler arasında ne ölçüde köprü oluşturuyor? Öte yandan, tarikatlar/Nurcu örgütler, Diyanet’in geleneksel Hanefi dışlayıcılığına kızarak ve kısmen de Kürt kimlik bilincinin/etnik Kürt ayrılıkçılığının körüklemesiyle, ne ölçüde retçi, “ayrılıkçı” bir İslam’ın üretildiği yerler haline geldi? Kongra-Gel (KGK) ve Demokratik Toplum Partisi (DTP) gibi laik örgütler bu eğilimlerin ne kadar farkında ve ne ölçüde bunları istismar etmeye ya da bunlara karşı harekete geçmeye çalışıyor?

- Hizbullah’ın çeşitli cephelerde yeniden ortaya çıkması, ne ölçüde Gülen’in ve/veya AKP hükümetinin “reformist” tacizlerine karşı bir İslamî Kürt reddedişi temsil ediyor, ya da yansıtıyor? Hizbullah’ın “İlim” ve (geleneksel olarak şiddet uygulamayan) “Menzil” kollarının yükselişinin nedeni ne? Kürtler, Ergenekon/Derin Devlet örgütlenmeleriyle mücadele çabaları kapsamında Hizbullah’ın ve çeşitli unsurlarının geri dönüşünü nasıl görüyor?

TARİKATLARA NASIL

NÜFUZ SAĞLANABİLİR?

- Türk Müslümanlar dinî rehberlik için Türkiye dışına bakıyorlar mı ve hangi kaynaklara ya da kişilere bakıyorlar?

- Dışarıdaki dinî etkilerin Türkiye’ye nüfuz etmesine imkân veren ne gibi mekanizmalar mevcut? İslam’ın Türk tipi olmayan biçimleri ve tezahürleri Türkiye’deki gelişmeleri ve dinî tartışmaları nasıl etkileyebilir? Türk İslamî kanaat önderleri dış nüfuza ve tecrübelere ne ölçüde açık ve bu nüfuz nasıl sağlanıyor?

- Türk Müslümanları günümüzdeki Sünni/İslam ümmete ne kadar entegre? Türk Müslümanları, Müslüman dünyanın diğer yerlerindeki İslamî gelişmelerden (teolojik, sosyal ya da siyasi tartışmalardan) ne kadar haberdar ya da ne kadar dışlanmış bir halde?” (2)

SONUÇ

Bu sorular gösteriyor ki, ABD’nin 13 sene önce İslam’a ve İslam dünyasına karşı açtığı Haçlı savaşında tarikatlar ve cemaatler hedef kitlelerin başında geliyor.

Türkiye’deki tarikatlar ve cemaatler bu saldırıdan ve kuşatmadan kendilerini koruyabilecekler mi? ABD’nin İslam’a karşı Haçlı savaşında Kesnizani tarikatı gibi, alet ve malzeme olmaktan kendilerini uzak tutabilecekler mi?

İnşallah tutabilirler!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 

____________________________

1 Ahmet Dinç, Babil’de Amerikan Tangosu, s: 24-29.

2 Taraf Gazetesi, 23.03.2011

Yorumlar (0)
13°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 20 Ekim 2020
İmsak 05:09
Güneş 06:30
Öğle 12:13
İkindi 15:16
Akşam 17:46
Yatsı 19:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 5 13
2. Fenerbahçe 5 11
3. Karagümrük 5 8
4. Antalyaspor 5 8
5. Erzurumspor 4 7
6. Galatasaray 5 7
7. Sivasspor 4 7
8. Kasımpaşa 5 7
9. Hatayspor 4 7
10. Göztepe 5 6
11. Konyaspor 4 6
12. Kayserispor 5 6
13. Çaykur Rizespor 5 5
14. Trabzonspor 5 5
15. Malatyaspor 5 5
16. Denizlispor 5 5
17. Gaziantep FK 5 4
18. Beşiktaş 4 4
19. Gençlerbirliği 4 4
20. Başakşehir 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. İstanbulspor 5 12
2. Tuzlaspor 5 11
3. Altay 5 10
4. Ankara Keçiörengücü 5 10
5. Adanaspor 5 9
6. Altınordu 5 9
7. Adana Demirspor 5 8
8. Samsunspor 5 8
9. Giresunspor 5 8
10. Bursaspor 5 7
11. Balıkesirspor 5 6
12. Akhisar Bld.Spor 5 5
13. Bandırmaspor 5 5
14. Ümraniye 5 4
15. Ankaraspor 5 4
16. Eskişehirspor 5 3
17. Menemen Belediyespor 5 2
18. Boluspor 5 1
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Aston Villa 4 12
3. Liverpool 5 10
4. Leicester City 5 9
5. Arsenal 5 9
6. Wolverhampton 5 9
7. Tottenham 5 8
8. Chelsea 5 8
9. West Ham 5 7
10. Leeds United 5 7
11. Man City 4 7
12. Southampton 5 7
13. Newcastle 5 7
14. Crystal Palace 5 7
15. M. United 4 6
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 5 1
20. Fulham 5 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 6 11
2. Villarreal 6 11
3. Real Madrid 5 10
4. Getafe 5 10
5. Cádiz 6 10
6. Granada 5 10
7. Real Betis 6 9
8. Atletico Madrid 4 8
9. Barcelona 4 7
10. Sevilla 4 7
11. Osasuna 5 7
12. Elche 4 7
13. Valencia 6 7
14. Athletic Bilbao 5 6
15. Eibar 6 5
16. Huesca 6 5
17. Celta de Vigo 6 5
18. Deportivo Alaves 6 4
19. Real Valladolid 6 3
20. Levante 5 3
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@