DIŞ POLİTİKA’

 DIŞ POLİTİKA…

 

Bütün devletlerin dış politikalarında gerçekleştirmeye çalıştıkları bazı temel amaçlar vardır.

Devletlerin dış politika amaçlarını dört başlık altında toplamak mümkündür.

Güvenlik

Refah 

Saygınlık 

Özerklik

Her devlet, dış politika kararlarını alırken öncelikle yukarıdaki bölümde açıklanan temel dış politika amaçlarını dikkate alır.

Ancak karar verme sürecinde belirleyici rol oynayabilecek pek çok başka etken de vardır.

Dış politika kararlarının verilme sürecinde etkili olduğu sıklıkla gözlemlenmiş etkenler vardır.

Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

1. Güç,

2. Ekonomik Etkenler,

3. Coğrafi Etkenler,

4. Devletlerin Yönetim Şekli,

5. Dış Politikada Karar Vericiler,

6. Uluslararası Hukuk,

7. Ulusal ve Dünya Kamuoyu Uluslararası sistemde bütün devletlerde görülen ortak özellik, devletlerin varlıklarını devam ettirme arzuları ve buna uygun dış politikaları uygulamalarıdır.

Devletlerin dış politikalarında, yönetimin şekilleri, ekonomik potansiyelleri, coğrafi özellikleri, dünya kamuoyunun, uluslararası aktörlerin ve uluslararası hukuk kurallarının etkisi önemlidir.

Dış politikayı belirleyen yukarıdaki etkenlerden bazen biri ön plana çıkmakta ve dış politikada olumlu veya olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu doğrultuda  izlenen siyasetlerde ise en etkili ve  belirleyici kişi o ülkenin lideridir.

Lider vasıtasıyla yapılan ziyaretlerde, karşılaşan tablo ve verilen değer bir yerde o ülkeye ve insanına verilen değeri göstermektedir.

Tam bu noktada liderlerin gezisinde protokol kuralları devreye girmektedir.

Protokolün çeşitli tanımları yapılmıştır.

Protokol; devlet törenlerinde, diplomatik ilişkilerde, resmi ilişkilerde, sosyal hayatta usul ve şekil yönünden uygulanması gereken kurallar bütünüdür. 

Protokol; uluslar arası görgü kuralıdır.

Protokol; herkese layık olduğunu vermektir.

Bu değerlendirmeler  ışığında geçmişe baktığımızda pek de iç açıcı bir tabloyla karşılaştığımızı söylemek pekte mümkün olmasa gerek.

Sayın Cumhurbaşkanın Erdoğan’la bu tablo tamamen tersine döndü.

Eski Türkiye ve Yeni Türkiye arasında çok büyük fark olduğunu, Türkiye’nin çok farklı bir konuma geldiğini yapılan uygulamalar dışında fotoğraf kareleri de bunu çok güzel anlatıyor.

Daha önceleri, büyük devletlerin kabul ettiği Türk siyasi liderleri ciddiye almazken hatta, protokol kurallarına uymayan davranışlar bize karşı sergilediklerine şahit olduk.

Şimdi ise her ortamda, her toplantıda saygı duyulan bir ülke konunum una geldik.

Bunun en güzel örneğine, sayın Cumhurbaşkanını bu ay içerisinde gerçekleştirdiği Hindistan, Rusya, Çin ve ABD. ziyaretlerinde şahit olduk.

Özelikle kriz telaları, ABD ziyaretti öncesi bir olumsuzluk yaşanacak.

Trump, Cumhurbaşkanımıza karşıda olumsuz bir tavır sergileyecek şeklinde algılar yaratmaya çalıştılar.

Trump şu ana kadar görüştüğü 10 lidere göstermediği bir ilgi ve alakayı gösterdi.

Hiçbir lidere ayırmadığı zamanı ayırdı.

Hiç göstermediği samimiyeti gösterdi.

Sayın Erdoğan’ın ülkemizde dile getirdiği rahatsızlıklarımızın tümün hatta coğrafyamızla sıkıntıların tümünü yüksek sesle dile getirdi.

Belki de Beyaz sarayda şu ana kadar bu kadar açık ve seçik konuşan tek lider di.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bir tavrından dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum.

Kaldığı konutun önünde toplanan bir avuç vatan hainine karşı korumaların gösterdiği tavır takdire şayandı.

Kimse bundan sonra ısmarlama bir şekilde bu ülkenin değerleri ile oynamaması gerektiğini anlaması gerekir.

Anadolu muzda çok güzel bir söz vardır.

At sahibine göre kişner.

 

YORUM EKLE